Muhterem Hocam, kişinin Furkân sahibi olmasıyla aklını kullanması arasında bir ilişki var mıdır?
Soru
Muhterem Hocam, kişinin Furkân sahibi olmasıyla aklını kullanması arasında bir ilişki var mıdır?
Cevap
Evet, vardır. Bir kere Kur’ân-ı Kerîm Allah tarafından aklımızı nasıl kullanmamız gerektiğine dair herşeyi ihtiva eden bir kitap olarak indirilmiştir. Ve ancak âyetlere îmân edenler furkânların sahibi olur.
Allahû Tealâ'nın Kur’ân-ı Kerîm boyunca “Hâlâ akıl etmeyecek misiniz?” diye sormasından muradı, bize verdiği aklı dikkatle bize faydalı alanlara ulaştırmaya çalışmamızdır. Akıl edenler kurtuluşa ulaşanlardır. Başlangıç noktasında mutlaka ama mutlaka Allah'a ulaşmayı dilemektir. Ne zaman o kişi Allah'a ulaşmayı dilerse Allah furkânlarla onları şekillendirir.
Furkândan yoksun olan kişinin gideceği yer cehennemdir. Cehenneme giden kişiler: “Eğer biz işitmiş veya akletmiş olsaydık...” Allah'a ulaşmayı dilemeyen kişi, akledemeyen birisidir. Akletmek, Allah'ın ilmini aldıkça üst seviyeye doğruya yönelen bir güzelliktir. Evet, Mulk 8-9'da cehennem soruyor:
67/MULK-8 Tekâdu temeyyezu minel gayz(gayzi), kullemâ ulkıye fîhâ fevcun seelehum hazenetuhâ e lem ye’tikum nezîr(nezîrun).
(Cehennem) nerede ise öfkesinden çatlayacak gibi olur. Oraya herbir grup atılışında onun (cehennemin) bekçileri onlara: “Size nezir (uyarıcı) gelmedi mi?” diye sordu.
67/MULK-9 Kâlû belâ kad câenâ nezîrun fe kezzebnâ ve kulnâ mâ nezzelallâhu min şey'in entum illâ fî dalâlin kebîr(kebîrin).
Onlar (cehenneme atılanlar) dediler ki: “Evet, bize nezir gelmişti. Fakat biz onu yalanladık ve Allah hiçbir şey indirmemiştir, siz ancak büyük bir dalâlet içindesiniz, dedik.”
67/MULK-10 Ve kâlû lev kunnâ nesmeu ev na'kılu mâ kunnâ fî ashâbis saîr(saîri).
Ve: “Eğer biz işitmiş veya akıl etmiş olsaydık, alevli ateş halkı arasında olmazdık.” dediler.
“Cehennem bekçileri sual soruyor: size nezirler gelmedi mi? Geldi ama biz onları yalanladık. Allah bir şey indirmemiştir, dedik. Ve biz nezirleri dalâlette büyük dalâlet olmakla suçladık. Eğer işitseydik ve akletseydik bugün cehennemde olmazdık."
Öyleyse işitmek, akletmek, furkân sahibi olmak bir kurtuluştur.