Kıymetli Hocam, günümüz insanlarının çıkarları uğruna yalan yere şahitlik yapmayı normal görmeye başlaması toplumsal çöküşün bir habercisi midir?
Soru
Kıymetli Hocam, günümüz insanlarının çıkarları uğruna yalan yere şahitlik yapmayı normal görmeye başlaması toplumsal çöküşün bir habercisi midir?
Cevap
En’âm Suresi'nin 152. âyet-i kerimesinde Allah’ın bizden yerine getirmemizi istediği 10 emirden bir tanesi: Kesinlikle yalan yere şahitlik etmemektir.
6/EN'ÂM-152: Ve lâ takrebû mâlel yetîmi illâ billetî hiye ahsenu hattâ yebluga eşuddeh(eşuddehu), ve evfûl keyle vel mîzâne bil kıst(kıstı), lâ nukellifu nefsen illâ vus’ahâ ve izâ kultum fa’dilû ve lev kâne zâ kurbâ, ve bi ahdillâhi evfû, zâlikum vassâkum bihî leallekum tezekkerûn(tezekkerûne).
Yetimin malına, o en kuvvetli çağına gelinceye kadar, en güzel şekliyle olmadıkça yaklaşmayın. Ölçü ve tartıyı adaletle yerine getirin. Kimseyi gücünün dışında (bir şey ile) sorumlu tutmayız. Söylediğiniz zaman, yakınınız olsa bile, artık adaletle söyleyin. Allah'ın ahdini yerine getirin (ifa edin). Böylece tezekkür edersiniz diye, (Allah) işte böyle, size onunla vasiyet (emir) etti.
Ne diyor Allahû Tealâ? “Yakınınız olsa bile mutlaka doğruyu söyleyin. Adaletle yerine getirin.”
Furkân Suresi'nin 72. âyet-i kerimesinde de yine Allahû Tealâ:
25/FURKÂN-72: Vellezîne lâ yeşhedûnez zûra ve izâ merrû bil lagvi merrû kirâmâ(kirâmen).
Ve onlar yalancı şahitlik yapmazlar. Ve boş sözle karşılaştıkları zaman vakarla (kerim olarak) geçip giderler.
Yani kimlerdir bunlar? Tövbelerini gerçekleştirenlerdir. İnsanların başkalarını yalan ve yanlışla ikna etmesi bütünüyle yanlıştır. Hangi konu olursa olsun başkalarını ikna etmeniz hedef değildir. Ama başkalarına doğruyu söylemeniz hedeftir. Yani “Ya hakkı konuşunuz ya susunuz.” Tebliğ yapmamız hedeftir. Ama o tebliğde insanların illâ da ikna olması bir hedef değildir.
“Yalan söyleyen zilletin sahibidir. Eninde sonunda yalanı öğrenilecektir.”
“Bir başkasını ikna edeceğim diye yalan söylemek, o kişinin karşısında sizi eninde sonunda mutlaka küçültür.”
Unutmayın, kimseyi ikna etmek mecburiyetinde değilsiniz. O ikna ettiğiniz veya edemeyeceğiniz kişiler kendi hesaplarını Allah’a kendileri ödeyeceklerdir. Öyleyse görevlerinizi ona göre yapın. Yalnız doğrulardan hareketle doğruya ulaşın.
Hadîs-i şerifte:
HADİS-İ ŞERİF
Kaynak: Müslim, Birr, 105.
“Doğruluktan ayrılmayın. Çünkü doğruluk insanı iyiliğe, iyilik cennete götürür. Kişi devamlı doğru söylerse, doğruluktan ayrılmazsa Allah katında sıddîklardan olur. Yalandan sakının. Çünkü yalan insanı kötülüğe, kötülük de cehenneme götürür. Kişi yalan söyleyip, yalanı araştıra araştıra söyleye Allah katında yalancı olarak yazılır.”