Muhterem Hocam, Kur'ân-ı Kerîm Allahû Tealâ'nın muhafazasında olmasına rağmen hurafeler (bid'atler) nasıl ortaya çıkmıştır? ​

Soru

Muhterem Hocam, Kur'ân-ı Kerîm Allahû Tealâ'nın muhafazasında olmasına rağmen hurafeler (bid'atler) nasıl ortaya çıkmıştır? ​

Cevap

Gerçekten de Hicr Suresi'nin 9. âyet-i kerimesinde: 'Onu biz indirdik, onu biz koruyacağız.'

15/HİCR-9 İnnâ nahnu nezzelnâz zikre ve innâ lehu le hâfizûn(hâfizûne).

Muhakkak ki zikri (Kur'ân-ı Kerim’i), Biz indirdik. O'nun koruyucuları (da) mutlaka Biziz.

Fussilet 42'de: 'Bu kitabın önünden, arkasından batıl yaklaşamaz.'

41/FUSSİLET-42 Lâ ye’tîhil bâtılu min beyni yedeyhi ve lâ min halfih(halfihî), tenzîlun min hakîmin hamîd(hamîdin).

Bâtıl, O'nun önünden ve arkasından O’na ulaşamaz. Hakîm (hüküm ve hikmet sahibi) ve Hamîd (Kendisine hamdedilen) (Allah) tarafından indirilmiştir.

En'âm 38'de: 'Biz bu kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık.'

6/ENÂM-38 Ve mâ min dâbbetin fîl ardı ve lâ tâirin yatîru bi cenâhayhi illâ umemun emsâlukum, mâ farratnâ fîl kitâbi min şey’in summe ilâ rabbihim yuhşerûn(yuhşerûne).

Ve yeryüzünde yürüyen hayvanlardan ve iki kanadıyla uçan kuşlardan ne varsa (4 ayaklı) hiçbir hayvan ve iki kanadıyla uçan hiçbir kuş yoktur ki; sizin gibi ümmet olmasınlar. Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Sonra Rab’lerine haşrolunacaklar (olunurlar).

Bütün doğrular Kur'ân'da yer almasına rağmen iblis denen insanların baş düşmanı, doğruların unutulmasına sebep olmuş ve doğruların yerini yanlışlar almıştır. ​Kur'ân-ı Kerim'deki herşey insanların kurtuluşuna ve unutmamasına imkan sağlayacak özelliktedir. Ne var ki insan tabiatı yozlaşmaya dönüktür.

Din, şeytanın tesiriyle yolunu kaybettikçe adım adım İslâm alemi batağa saplanmış; ilimden, Kur'ân'dan uzaklaşmıştır. Hurafeler Kur'ân'ın yerini almıştır. Hurafeler Kur'ân'ın standartları dışındaki hususlardır. O hurafeler sebebiyle insanlar birtakım yanlışlara doğru yelken açmışlar, onların doğru olduğunu zannetmişlerdir. Şeytanın insanları inandırdığı bütün bu hurafeler bidattir. Bidat dalâlettir. Dalâletin sonu da nar-ı cehennemdir.

​Onun için Resûlullah (S.A.V) Hadîs-i Şerif'inde: 'Sözün en doğrusu Allah'ın kitabıdır. Yolun en faziletlisi, Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) Efendimizin yoludur. İşlerin en şerlisi sonradan icat edilen bidatlerdir. Bidat dalâlettir, dalâlet ise nar-ı cehenneme götürür.' Bütün bunların hülasası bir hadîste daha devreye giriyor. İbn Mes'ud'dan rivayet edilen bir hadîs:

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: İbn Mâce, Mukaddime 1

İbni Mes'ud (R.A.) şunu naklediyor:

"Peygamber Efendimiz (S.A.V) bir gün yere düz bir çizgi çizdi ve 'Bu Allah'ın yoludur' dedi. Daha sonra bu çizginin sağına ve soluna başka çizgiler çizerek 'Bunlar ise diğer yollardır. Her biri üzerinde yanlışa davet eden birtakım şeytanlar vardır.' buyurdu."

Her birisinin üzerinde yanlışa davet eden şeytanlar var. İşte bugün de 19 tane hurafe ve bu hurafelere dâvet eden insan şeytanlar, cin şeytanlar var. Bunlar tamamen Allah'ın yoluna adeta savaş açmış durumdalar.

​Bir kere daha söyleyelim: Bütün resûller peygamber değildir; Kur'ân-ı Kerim'e aykırı. Nebî olmadan resûl olmaz, Kur'ân'a aykırı. Sadece âyet, peygamberler gelir; Kur'ân'a aykırı. Bunun gibi tek tek karşılaştırırsak Kur'ân âyetlerine aykırı 19 tane hurafe din tatbikatına girmiş.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 23 Ekim 2026Son güncelleme: 23 Ekim 20263 dk okuma0