Muhterem Hocam, Kur'an-ı Kerim de Allah salih kullarımla birlikte olun diye buyurmuştur?

Soru

Muhterem Hocam, Kur'an-ı Kerim de Allah salih kullarımla birlikte olun diye buyurmuştur?

Cevap

Allahû Teâlâ Salih kullarla birlikte olun buyuruyor. Tövbe Suresi'nin 119. âyet-i kerimesinde: “Ey âmenû olanlar! Sadıklarla beraber olun.”

9/Tevbe 119: Yâ eyyuhâllezîne âmenûttekûllâhe ve kûnû meas sâdikîn (sâdikîne).

Ey âmenû olanlar (ölmeden önce Allah’a ulaşmayı dileyen kimseler)! Allah’a karşı takva sahibi olun ve sadıklarla beraber olun.

Sadıklar Allah'ın salih kullarıdır. Biz o salih bölümünde olmadığımıza göre ne yapmamız lâzım? Salih kulu bulmamız lâzım. Salih insan kimdir? Salih insan; 7 safha 4 teslimi yaşayan, 22. basamakta Ruhunu Allah'a teslim etmiş, 25. basamakta fizik vücut teslimi, 27. basamakta nefs teslimi ve 28. basamağın 4. kademesinde irade teslimini yapmak suretiyle Allahû Teâlâ'nın Zat'ına şahit olan, Allah'ın irşada memur ve mezun kıldığı kişidir.

7 SAFHA 28 BASAMAK İSLÂM MERDİVENİ

Birinci 7’li Basamak: 3. basamaktan 7. basamağa kadar

3. basamak: ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEK

İkinci 7’li Basamak: 8. basamaktan 14. basamağa kadar

14.basamak: MÜRŞİDE TÂBÎ OLMAK

Üçüncü 7’li Basamak: 15. basamaktan 21. basamağa kadar

Dördüncü 7’li Basamak: 22. basamaktan 28. basamağa kadar

22. RUHUN ALLAH’A TESLİMİ

25. FİZİK VÜCUDUN ALLAH’A TESLİMİ

27. NEFSİN ALLAH’A TESLİMİ

28. SALÂH MAKAMI – İRADENİN TESLİMİ

28.1 SALİHLER - GÜNAHLARI 2. DEFA ÖRTÜLENLER

28.2 ŞEHİTLER - SALAH NURU VERİLENLER

28.3 SIDDÎKLAR - GÜNAHLARI 2. DEFA SEVABA ÇEVRİLENLER

28.4 MÜRŞİDLER - İRADESİNİ ALLAH’A TESLİM EDENLER

28.5 ŞAHİTLER - İRŞADA MEMUR VE MEZUN KILINANLAR

28.6 KAVİM RESÛLLERİ - İRADENİN RE’Fİ

28.7 DEVRİN İMAMLARI - NEBİLLER VE VELİ RESÛLLER - TASARRUF RIZASI

Nisâ 69'da Allahû Teâlâ: “Kim Allah'a ve Resûlü'ne itaat ederse Allah onları nebilerle, sıddıklarla, şehitlerle ve salihlerle beraber kılar.” buyuruyor.

4/Nisâ 69: Ve men yutiıllâhe ver resûle fe ulâike meallezîne en’amellâhu aleyhim minen nebiyyîne ves sıddîkîne veş şuhedâi ves sâlihîn(sâlihîne), ve hasune ulâike rafîkâ(rafîkan).

Ve kim, Allah'a ve Resûl'e itaat ederse, o taktirde işte onlar, Allah'ın kendilerine ni'met verdiği nebîlerle (peygamberlerle) ve sıddîklerle ve şehitlerle ve salihlerle beraberdirler. Ve işte onlar ne güzel arkadaştır.

Her zaman bu 7 safha 4 teslimi yaşayanlar vardır ve hacet namazı kılarak onlara ulaşmak söz konusudur. Sahabenin hepsi Tahrîm Suresi'nin 8. âyet-i kerimesine göre Tövbe-i Nasuh yapmak suretiyle irşada ulaştılar.

66/Tahrîm 8: Yâ eyyuhâllezîne âmenû tûbû ilâllâhi tevbeten nasûhâ(nasûhan), asâ rabbukum en yukeffire ankum seyyiâtikum ve yudhilekum cennâtin tecrî min tahtihâl enhâru, yevme lâ yuhzîllâhun nebiyye vellezîne âmenû meahu, nûruhum yes'â beyne eydîhim ve bi eymânihim yekûlûne rabbenâ etmim lenâ nûrenâ vagfir lenâ, inneke alâ kulli şey'in kadîr(kadîrun).

Ey âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı dileyenler)! Allah’a Nasuh Tövbesi ile tövbe edin! Umulur ki Rabbiniz, sizin günahlarınızı örter ve sizi altından nehirler akan cennetlere koyar. O gün Allah, nebîleri ve O’nunla beraber olanları mahzun etmez. Onların nurları, önlerinde ve sağlarında koşar. “Rabbimiz, bizim nurumuzu tamamla ve bize mağfiret et (günahlarımızı sevaba çevir). Muhakkak ki Sen, herşeye kaadirsin.” derler.

Fussilet Suresi'nin 33, 34 ve 35. âyet-i kerimelerinde sahâbenin hepsinin salihlerden olduğunu, Allahû Teâlâ'nın da onları irşada memur ve mezun kıldığını görüyoruz.

41/Fussilet 33: Ve men ahsenu kavlen mimmen deâ ilâllâhi ve amile sâlihan ve kâle innenî minel muslimîn(muslimîne).

Allah’a davet eden ve salih amel (nefs tasfiyesi) yapan ve: “Muhakkak ki ben teslim olanlardanım.” diyenden daha güzel sözlü kim vardır?

41/Fussilet 34: Ve lâ testevîl hasenetu ve lâs seyyieh(seyyietu), idfa’ billetî hiye ahsenu fe izâllezî beyneke ve beynehu adâvetun ke ennehu veliyyun hamîm(hamîmun).

Hasene (iyilik) ve seyyie (kötülük), müsavi (eşit) değildir. (Kötülüğü) en güzel şekilde karşıla. O zaman seninle arasında düşmanlık olan kişi, samimi bir dost gibi olur.

41/Fussilet 35: Ve mâ yulakkâhâ illâllezîne saberû, ve mâ yulakkâhâ illâ zû hazzın azîm(azîmin).

Ona (kötülüğü iyilikle karşılama hasletine), sabredenlerden ve hazzul azîm (en büyük haz) sahiplerinden başkası ulaştırılmaz.

Salihlerden olmak, Salah makamının sahibi olmak anlamına geliyor. Birçok ilim ehline göre salihlerden olmak; yani iyi davranışların sahibi olmak, İslam'ın 5 şartını en iyi şekilde yerine getirmek anlamında kullanılıyor. Bu doğru değil. Böyle bir tarif Kur'ân-ı Kerim'in ruhuna uymuyor.

Salah makamı, velâyetin en üst makamıdır ve sadece nefsindeki bütün afetler yok olduktan sonra Allah'ın Tövbe-i Nasuha davet ettiği, bu tövbeyi gerçekleştirdikleri, Allahû Teâlâ'nın da onları irşada ulaştırdığı, Allah tarafından irşada memur ve mezun kıldığı insanlardan oluşuyor.

Allahû Teâlâ kimi Salah makamına almışsa, Tövbe-i Nasuha davet etmişse o kişi mutlaka Allah'ın Zat'ını görür. Çünkü Salah makamı hikmetin ötesidir. Hiç kimse Salah makamına ulaşmadan salihlerden olamaz.

Hadîs-i şerifte: “Hikmet sahibi ulemanın meclisinde bulunmak, kelâmını işitmek üzerinize farzdır.” “Muhakkak ki Allah, meclisinde ölü kalpleri hikmetiyle diriltir. Tıpkı yağmurun kuru toprakları dirilttiği gibi.” buyuruyor.

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Taberânî, Muvatta, İlim, 1.

"Hikmet sahibi ulemanın (âlimin) meclisinde (sohbetinde) bulunmak, kelâmını işitmek üzerinize farz kılındı. Muhakkak ki Allah bu meclislerde bulunan ölü kalpleri hikmet nuruyla diriltir. Yağmur suyunun toprağı dirilttiği gibi ölü kalpleri bu şekilde Allah diriltir."

Hikmet sahibi ulema, Allah'ın salih kullarıdır.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 10 Ekim 20264 dk okuma2