Muhterem Hocam, Kur’ân-ı Kerim mürşiddir. Yol gösterici ise Peygamber Efendimiz’dir. Mürşid sadece öğreticidir. İnsanı kurtaracak olan yalnız Allah değil midir? Tövbe de sadece All

Soru

Muhterem Hocam, Kur’ân-ı Kerim mürşiddir. Yol gösterici ise Peygamber Efendimiz’dir. Mürşid sadece öğreticidir. İnsanı kurtaracak olan yalnız Allah değil midir? Tövbe de sadece Allah’a edilmez mi?

Cevap

Sevgili kardeşlerim, ne yazık ki bunları söylüyorsunuz. Kur’ân-ı Kerim mürşiddir. Evet, gerçekten mürşiddir. Ve mürşid, emrine itaat edilen kişidir. Yol gösterici ise Peygamber Efendimiz (S.A.V). Tamam. Buna hiçbir itirazımız yok.

Şimdi beraberce bakalım. Peygamber Efendimiz yol gösterici ise sana yol gösteriyor. 7 hadîste Allah Resûlü diyor ki:

7 GRUP HADÎSTE MÜRŞİDE TÂBİİYET

HADÎS-İ ŞERİF 1: “Benden sonra Nebîler gelmeyecek. Nübüvvet Benimle sona ermiştir ama Benden sonra halifeler, imamlar gelecek. Onlara itaat eden, Bana itaat etmiştir. Onlara asi olan, Bana asi olmuştur.”

Kaynak: Sahih Buhari 11. cilt, sayfa 181

HADÎS-İ ŞERİF 2: “Benden sonra Nebî gelmeyecek, âlimler gelecek, halifeler gelecek. Onlara tâbî olan bana tâbî olur, onlara asi olan bana asi olur.”

Kaynak: Sahih Buhari 9. cilt 1409. hadîs

HADÎS-İ ŞERİF 3: “Size ruh verenler gelecek, onları arayıp bulun. Kim zamanın imamına tâbî olmazsa cahiliye üzere ölür.”

Kaynak: Sahihi Müslim 58, no 1851

“Sahâbem yıldızlar gibidir. Hangisine tâbî olursanız, doğruya erersiniz.”

Kaynak: Feyzu’l-Kadir 4, 76

HADÎS-İ ŞERİF 4: “Benim sünnetime ve benden sonra gelen raşid halifelerin yoluna tâbî olun.”

Kaynak: Ebu Davud, Melahim, 1.

“Her asırda ümmetimden Allah’a itaat ve hayırda yarışanlar bulunacaktır.”

Kaynak: Elbani, Nasuruddin, Silsiletu’l-Ehadîs-es-Sahiha, Beyrut, 1991, V.7

HADÎS-İ ŞERİF 5: “Kim Bana itaat ederse muhakkak ki Allah’a itaat etmiş olur. Kim Bana isyan ederse, Allah’a isyan etmiş olur. Her kim İmamı’na (Kâmil Mürşide veya Devrin İmamı’na) itaat ederse, muhakkak ki Bana itaat etmiş olur. Her kim İmam’a isyan ederse, muhakkak ki Bana isyan etmiş olur.”

Kaynak: İbni Mace 8/2589

HADÎS-İ ŞERİF 6: “Hudeybiye’de ağaç altında biat edenlerden hiç kimse ateşe girmeyecektir.”

Kaynak: Müslim

“Ey insanlar! Hepiniz dalâlettesiniz. Hidayete erdirdiklerim müstesna. Dileyin ki sizi hidayete erdireyim.”

Kaynak: Riyazussalihin s.137

HADÎS-İ ŞERİF 7: “Muhakkak Allah her yüzyılda (asırda) bir kimse din işlerini yenileyen, tazeleyen, ba’seder. Sizden bir taife halkı Allah’a davette misal olanlar. Bunlar ehli haktır. Bu kimseler din işlerini yeniler, tazeler. Bu Allah’ın dostları, Allahû Tealâ’nın kullarına sevdirilir.”

Kaynak: Ebu Davud

“Şüphesiz ki, Allah her yüzyılın başında bu ümmete dini işlerini yenileyecek bir müceddid gönderecektir.”

Kaynak: Sahih-i Buhari; Müslim; Sünen-Ebu Davud S/100

“Benden sonra nebî gelmeyecek. Nübüvvet benimle sona ermiştir. Benden sonra halifeler, imamlar gelecek.”

Sen Peygamber Efendimiz’i (S.A.V) yol gösterici olarak kabul ediyor musun? Kabul ediyorsan bakın, bütün din adamlarının ittifakla birleştiği Sahih Buhari’de, 11. cilt, sayfa 181’de: “Benden sonra imamlar, halifeler gelecek. Onlara itaat bana itaattir. Onlara isyan bana isyandır.”

O zaman Peygamber Efendimiz’in (S.A.V) yol göstereceğini kabul ediyorsun. Günümüz devrin imamını hacet namazıyla Allah’tan sordun mu?

Allah Resûlü: “Size ruh verenler gelecek. Onları arayın, bulun. Kim zamanın imamına arif olmasa, o cahiliye standardında ölür.” Sen cahiliye standardı içinde ölmek istemiyorsan sana ruh vereni aradın mı?

“Benden sonra nebî gelmeyecek ama âlimler gelecek.” Hacet namazıyla Maide 35’e göre vesileyi, seni Allah’a ulaştıracak olan vesileyi, mürşidi Allah’tan sordun mu?

“Sahâbem gökteki yıldızlar gibidir. Hangisine tâbî olursan hidayete erersiniz.” Sen de sahâbe gibi mürşidine tâbî oldun mu?

Allah Resûlü: “Kim bana itaat ederse Allah’a itaat etmiştir. Kim bana isyan ederse Allah’a isyan etmiştir. Her kim imama, yani devrinin imamına itaat ederse muhakkak ki bana itaat etmiştir. Her kim imama isyan ederse bana isyan etmiştir.”

Hadîsler var. Bunlar sana bir şey ifade ediyor mu?

Yuvarlak lafları ezberlemişsiniz. Bu yuvarlak lafları ezberleyen sizler konuşuyorsunuz. Konuşmanızda ne bir âyet söylüyorsunuz, ne o âyete uyan hadîs söylüyorsunuz. Sadece konuşuyorsunuz.

Hani İranlıların bir sözü var: “Toplandık, konuştuk, dağıldık.”

Şimdi sen bunları söylüyorsan, bir âyet söyleyebilir misin bize? Ona uyan bir hadîs söyleyebiliyor musun? Ne zaman Kur’ân-ı Kerim’i ve Resûlullah’ın hadîslerini devreye alacaksınız?

Allah Resûlü diyor ki: “Benden sonra size iki emanet bırakıyorum: Allah’ın kitabı, ehlibeytim.”

Ama sen Allah Resûlü’ne diyorsun ki: “Yok, hayır. Yol gösterici... işte sana Allah Resûlü yol gösteriyor.”

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Sünen-i Tirmizî C.5, S.663.

“Sizin aranızda iki paha biçilmez emanet bırakıyorum; onlara sarıldığınız müddetçe asla dalâlete düşmezsiniz; Allah’ın Kitab’ı Kur’ân ve Ehli Beyt’im.”

Sen Allah Resûlü’nü yol gösterici kabul ediyor musun sevgili kardeşim? Yol gösterici kabul ediyorsan buna uyman gerekmez mi? Resûlullah’ın söylediğini hayatına tatbik etmen gerekmez mi? Madem ki Allah Resûlü Kur’ân diyor, o zaman “Ben dinimi Kur’ân’dan öğrenmeliyim. Madem ki bu Kur’ân’ı bana açıklayan ehlibeyttir, o zaman mutlaka bir ehlibeyti, hacet namazını kılarak bir ehlibeyt olan mürşidimi Allah’tan sormalıyım.” diyor musun?

Ne zaman bu ezberlerinizden vazgeçeceksiniz? Babadan, dededen zanlarla hayatınızı yaşayacaksınız.

“Tövbe sadece Allah’a yapılır.” Öyle mi diyorsun? Evet, Allah’a yapılır. Ama dört tane âyet-i kerimede mürşid önünde yapılan tövbeyi açıklıyor. O âyetler sana bir şey ifade etmiyor mu?

MÜRŞİDE TÂBÎ OLMAK 4 ÂYET

1. NİSÂ-64 Ve Biz, (hiç) bir resûlü, Allah’ın izniyle kendilerine itaat edilmesinden başka bir şey için göndermedik. Ve onlar nefslerine zulmettikleri zaman, eğer sana gelselerdi, böylece Allah’tan mağfiret dileselerdi ve Resûl de onlar için mağfiret dileseydi, mutlaka Allah’ı, (iki tarafın da) tövbelerini (onların tövbesini ve Resûl’ün mağfiret talebini) kabul eden ve rahmet edici olarak bulurlardı.

2. HÛD-112 Artık sen, sana tövbe ederek, tâbî olanlarla birlikte emrolunduğun gibi istikamet üzere ol. Ve azgınlık yapmayın (aşırı gitmeyin). Muhakkak ki O, yaptıklarınızı görendir.

NİSÂ-80 Kim Resûl'e itaat ederse, böylece andolsun ki Allah'a itaat etmiş olur. Ve kim yüz çevirirse, o taktirde Biz seni, onların üzerine muhafız olarak göndermedik.

3. MUMTEHİNE-12 Ey nebî (peygamber)! Mü’min kadınlar; Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zinada bulunmamak, evlâtlarını öldürmemek, elleri ve ayakları arasında bir iftira uydurmamak, maruf bir iş konusunda sana asi olmamak üzere, sana tâbî olmak için geldikleri zaman, artık onların biatlerini kabul et ve onlar için Allah’tan mağfiret dile…

4. FURKÂN-70 Ancak kim (mürşidi önünde) tövbe eder (böylece kalbine îmân yazılıp, îmânı artan) mü’min olur ve salih amel (nefs tezkiyesi) yaparsa, o takdirde işte onların, Allah seyyiatlerini (günahlarını) hasenata (sevaba) çevirir…

Nisa 64: “Biz resullerimizi insanlar itaat etsin diye gönderiyoruz.” Her resûl mürşiddir. Mürşidleri insanlar itaat etsin diye gönderiyoruz. “O nefslerine zulmedenler sana gelselerdi,” Mürşide diyor “sana gelselerdi. Allah'tan mağfiret dileselerdi..." Evet, mürşid önünde ama Allah'tan mağfiret diliyor. “Resûl de onlar için Allah’tan mağfiret dileseydi…”

Öyleyse, Nisa 64 mürşid önünde yapılan tövbeyi ifade ediyor. Hûd 112 mürşid önünde olan tövbeyi ifade ediyor. Furkan 70 mürşid önünde olan tövbeyi ifade ediyor. Mumtehine 12 mürşid ile olan tövbeyi ifade ediyor.

Bu âyetler senin için bir şey ifade etmez mi? Eğer bu âyetleri devre dışı tutarsan, o zaman iki tür insanla karşı karşıya kalırsın ve senin durumun açıkça ortaya çıkar. Nedir o? Kur’ân’ı parça parça edinenler ve Kur’ân’ın bütününe tâbî olanlar. İki grup insan.

KUR’ÂN’IN BÜTÜNÜNE TÂBÎ OLANLAR

1. BAKARA-151 Nitekim size, aranızda (görev yapmak üzere), sizden bir Resûl (Peygamber) gönderdik ki, âyetlerimizi size tilâvet etsin (okuyup açıklasın) ve sizi (nefsinizi) tezkiye (ve tasfiye) etsin, size Kitab’ı (Kur’ân-ı Kerîm’i) ve hikmeti öğretsin ve (hikmetin de ötesinde) bilmediklerinizi öğretsin.

2. ÂLİ İMRÂN-119 İşte siz (mü’minler) böylesiniz, siz onları seversiniz ve onlar sizi sevmezler ve siz kitabın tamamına îmân edersiniz. Ve sizinle karşılaşınca “Biz îmân ettik.” dediler, yalnız kaldıkları zaman, size karşı öfkelerinden parmak uçlarını ısırdılar. …

3. ZUHRÛF-44 Muhakkak ki O (Kur’ân), senin için ve senin kavmin için mutlaka bir zikirdir (öğüttür). Ve siz, (Kur’ân’dan) sorumlu olacaksınız.

EMANİYYEYE TÂBÎ OLANLAR

BAKARA-85 …Yoksa Kitab’ın bir kısmına inanıp, bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Artık sizden böyle yapanların cezası; dünya hayatında ancak rezilliktir. Kıyâmet gününde ise onlar azabın en şiddetlisine maruz bırakılır. Allah, yaptığınız şeylerden gâfil değildir.

2. HİCR-91 Onlar, Kur’ân-ı Kerîm’i parça parça kıldılar.

3. RÛM-32 (O müşriklerden olmayın ki) onlar, dinlerinde fırkalara ayrıldılar ve grup grup oldular.

Bütün gruplar, kendilerinde olanla ferahlanırlar.

O zaman bu mürşid önünde tövbeyi kabul etmeyen insanlar, Bakara 85’e göre kitabın bir kısmına îmân edip bir kısmını inkâr eden kişi değil mi?

Hicr 91: Onlar Kur’ân-ı Kerim’i parça parça kıldılar, değil mi?

Rûm 32: Onlar dinde fırkalara ayrılanlardır, değil mi?

Ama Allah, Kur’ân’ın bütününe tâbî olanlar için ne diyor?

“Âli İmrân 119: Siz mü’minler böylesiniz. Siz onları seversiniz. Onlar sizi sevmezler. Çünkü siz kitabın tamamına îmân edersiniz.”

Zuhrûf 44: Siz Kur’ân’ın bütününden sorumlusunuz.

O zaman bu iki insandan kendi yerini seç bakalım. Hangisine tâbî olmak istiyorsun? Zuhrûf 44 ve Âli İmrân 119’un standartları içinde olmak istiyorsan Allah’ın hacet namazıyla sana gösterdiği mürşide tâbî olmak durumundasın. Eğer yapmazsan yerin belli: emaniyyeye tâbî olanlar; Bakara 85, Hicr 91 ve Rûm 32’ye göre dinde fırkalara ayrılanlar ve gideceği yer ne yazık ki cennet değil, cehennem olan insanlar.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 19 Ekim 2026Son güncelleme: 19 Ekim 20268 dk okuma0