Muhterem Hocam, Kur’ân-ı Kerim’de geçen “felâh” kavramı neyi ifade eder?
Soru
Muhterem Hocam, Kur’ân-ı Kerim’de geçen “felâh” kavramı neyi ifade eder?
Cevap
"Felâh, lügat mânâsı itibariyle kurtuluş demektir. Allahû Tealâ işaretini açık ve kesin olarak vermiştir: Kim Allah’a ulaşmayı dilerse o kişi Allah’ın cennetine girecektir. Bu bir felâhtır. Bu, hidayetin başlangıcıdır. Mü’min olmanın başlangıcıdır. Teslimin de başlangıcıdır. Felâh, Allahû Tealâ’nın bütün insanlara hedef gösterdiği bir muhtevâ taşır. Kalın çizgilerle felâha ermenin matematiksel ifadesi; sevap tartılarının günah tartılarından ağır basmasıdır. Allahû Tealâ, Kur'ân-ı Kerim’de, Mu’minûn Suresi 102-103. âyet-i kerimelerde buyuruyor ki:
23/MUMİNÛN-102 Fe men sekulet mevâzînuhu fe ulâike humul muflihûn(muflihûne). O zaman kimin mizanı (sevap tartıları) ağır gelirse işte onlar, felâha erenlerdir.
23/MUMİNÛN-103 Ve men haffet mevâzînuhu fe ulâikellezîne hasirû enfusehum fî cehenneme hâlidûn(hâlidûne). Ve kimin mizanı (sevap tartıları) hafif gelirse, işte onlar, nefslerini hüsrana düşürenlerdir. Onlar, cehennemde ebediyyen kalacak olanlardır.
HADÎS-İ ŞERİF Kaynak: Bihar-ül Envar, c.92, s.29 “Saadetli insanlar gibi yaşamak isteyen, şehitler gibi ölmeyi arzulayan ve kıyamet gününde kurtulmayı dileyen, mahşer gününde arşın gölgesi altında bulunmayı arzulayan, dalâletten kurtulup hidayet üzere hidayet bulmayı istiyorsanız, Kur’ân-ı Kerim’i ders alın. Kur’ân-ı Kerim’i her yönüyle öğrenmeye çalışın. Şüphesiz Kur’ân-ı Kerim, Rahmân’ın kelâmıdır ve şeytana karşı insanı koruyan bir kalkan ve amel terazisini ağırlaştırandır.”
1. Mutlu olmak isteyen, 2. Şehit olmak isteyen, 3. Kıyâmet gününde kurtulmayı dileyen, 4. Mahşer gününde arşın gölgesi altında bulunmayı arzulayan, 5. Dalâletten kurtulmayı isteyen, 6. Hidayete kavuşmayı isteyen, Kur’ân-ı Kerim’i ders alsın. Kur’ân-ı Kerim’i her yönüyle öğrenmeye çalışsın.
Çünkü Kur’ân-ı Kerim, 1. Rahmân’ın kelâmıdır. 2. Şeytana karşı insanı koruyan bir kalkandır. 3. Amel terazisini ağırlaştırandır.
Öyleyse Kur’ân-ı Kerim amel terazisini ağırlaştırdığına göre, her yönüyle Kur’ân-ı Kerim bizim için felâhı ifade ediyor.
7 SAFHA FELÂH 1. MU’MİNÛN-102 O zaman kimin mizanı (sevap tartıları) ağır gelirse işte onlar, onlar felâha erenlerdir. 2. MUCÂDELE-22 … Allah, onlardan razı oldu. Ve onlar da O’ndan (Allah’tan) razı oldular. İşte onlar, Allah’ın taraftarlarıdır. Gerçekten Allah’ın taraftarları, onlar, felâha erenler değil mi? 3. ŞEMS-9 Kim onu (nefsini) tezkiye etmişse felaha (kurtuluşa) ermiştir. 4. HAŞR-9 … Ve kim nefsini cimrilikten korursa, o takdirde işte onlar, onlar felâha (kurtuluşa) erenlerdir 5. MÂİDE -100 … Ey ulûl’elbab! Artık Allah’a karşı takva sahibi olun! Umulur ki böylece siz felâha erersiniz. 6. TEGÂBUN-16 Artık Allah’a karşı gücünüzün yettiği kadar (en üst seviyede) takva sahibi olun. Dinleyin ve itaat edin! Ve kendiniz için hayır olarak infâk edin. Ve kim nefsinin cimriliğinden kendini korursa, o taktirde işte onlar; onlar felâha (kurtuluşa) erenlerdir. 7. ÂLİ İMRÂN-104 Sizin içinizden hayra davet eden (mürşidlerden) bir cemaat olsun ve mârufla emretsin, ve münkerden nehyetsin (men etsin). İşte onlar, onlar felâha erenlerdir.
Öyleyse görüyoruz ki felâh bir kurtuluştur. 7 safha felâh vardır. Felâh, kazandığımız derecelerin kaybettiğimiz derecelerden fazla olmasını ifade ediyor. Bir hadîs-i şerifte buyurulmuştur: ""Hiç kimse kendi ameliyle felâha eremez. “Sen de mi Ya Resûlullah?” denildiğinde: “Evet, ben de. Ancak Rabbim beni rahmetine gark etmiştir.” buyurmuştur. Bizim dinimiz bize yeter. İslâm’ın beş şartını yaşarız ve doğru cennete gireriz.” bu korkunç bir hurâfedir ve bid’attır."