Muhterem Hocam, Kur’ân-ı Kerîm'de zikir kavramı var mıdır?

Soru

Muhterem Hocam, Kur’ân-ı Kerîm'de zikir kavramı var mıdır?

Cevap

Var tabiî, hem az zikir var, hem çok zikir var, hem de daimî zikir vardır. Kur’ân-ı Kerîm'de az zikir, Muzzemmil Suresi'nin 8. âyet-i kerimesinde;

73/MUZZEMMİL-8 Vezkurisme rabbike ve tebettel ileyhi tebtîlâ(tebtîlen).

Ve Rabbinin İsmi'ni zikret ve herşeyden kesilerek O’na ulaş.

Çok zikir Ahzâb 41'de; “Allah'ı çok zikirle zikredin.” 24 saatlik zaman diliminin 13 saati çok zikir muhtevasına girer.

33/AHZÂB-41 Yâ eyyuhâllezîne âmenûzkûrullâhe zikren kesîrâ(kesîran).

Ey âmenû olanlar! Allah’ı çok zikirle (günün yarısından fazla) zikredin.

Daimî zikir, Nisâ Suresi'nin 103. âyet-i kerimesi:

4/NİSÂ-103 Fe izâ kadaytumus salâte fezkurûllâhe kıyâmen ve kuûden ve alâ cunûbikum, fe izatma’nentum fe ekîmus salât(salâte), innes salâte kânet alâl mu’minîne kitâben mevkûtâ(mevkûten).

Böylece namazı bitirdiğiniz zaman, artık ayaktayken, otururken ve yan üstü iken (yatarken), (devamlı) Allah'ı zikredin! Daha sonra güvenliğe kavuştuğunuz zaman, namazı erkânıyla kılın. Muhakkak ki namaz, mü'minlerin üzerine, "vakitleri belirlenmiş bir farz" olmuştur.

Görüyoruz ki değişik âyetlerde zikrin, çok zikrin ve daimî zikrin varlığını Allahû Tealâ bize farz kılmış. Ankebût Suresi'nin 45. âyet-i kerimesinde de Kur’ân-ı Kerîm'in tilâvetinin bir zikir olduğu buyuruluyor.

29/ANKEBÛT-45 Utlu mâ ûhıye ileyke minel kitâbi ve ekımıs salât(salâte), innes salâte tenhâ anil fahşâi vel munker(munkeri), ve le zikrullâhi ekber(ekberu), vallâhu ya’lemu mâ tasneûn(tasneûne).

Kitaptan sana vahyedilen şeyi oku ve salâtı ikâme et (namazı kıl). Muhakkak ki salât (namaz), fuhuştan ve münkerden nehyeder (men eder). Ve Allah’ı zikretmek mutlaka en büyüktür. Ve Allah, yaptığınız şeyleri bilir.

Namaz kılmak da bir zikir, Tâhâ 14'e göre. Ama Allah isminin tekrarı en büyük zikirdir.

20/TÂHÂ-14 İnnenî enallâhu lâ ilâhe illâ ene fa’budnî ve ekımis salâte li zikrî.

Muhakkak ki Ben, Ben Allah’ım. Benden başka İlâh yoktur. Öyleyse Bana kul ol ve Beni zikretmek için namazı ikame et!

Zikir Kur’ân-ı Kerîm'de ibadetlerin en büyüğü olarak gösteriliyor. Zikir olmazsa hiç kimsenin kurtuluşa ulaşması mümkün değil. Zikir yoksa insan-ı kâmil olmak da yoktur. İnsan-ı kâmil olmak, nefisteki bütün âfetlerin yok olması ve yerini ruhun bütün hasletlerinin faziletler olarak yer alması hâlidir. Bu hedefe ulaşabilmek ancak zikrin daimî olma noktasına ulaşmakla mümkündür. Ama zamanımızda ne 32 farzın arasında ne de 54 farzın arasında zikir mevcut değildir. Bunun mânâsı zikir yoksa insan-ı kâmil olmak da söz konusu değil. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ekim 2026Son güncelleme: 17 Ekim 20262 dk okuma0