Muhterem Hocam, Kur’ân-ı Kerim'e göre Allah kimlerden razıdır?
Soru
Muhterem Hocam, Kur’ân-ı Kerim'e göre Allah kimlerden razıdır?
Cevap
Kur’ân-ı Kerim'in muhtevasına baktığımız zaman, Kur’ân-ı Kerim'de Allah'ın yapmamızı istediği emirler var ve uymamızı istediği yasaklar var.
Kalın bir çerçeve içerisinde baktığımız zaman, Allah'ın emrettiği şeyleri yaptığımız zaman Allah bizden razıdır. Onları yapmadığımız zaman da razı değildir. Allah'ın yasak ettiği fiillere uyduğumuz zaman bizden razıdır ama uymadığımız zaman razı değildir. Ama şunu kesinlikle söyleyebiliriz ki önce kul Allah'tan razı olacaktır. Ondan sonra Allah kulundan razı olacaktır.
Şimdi 7 safha rızaya baktığımız zaman, 7 safha rızada özellikle 1. safha rıza. Allahû Tealâ, Zumer Suresi'nin 7. âyet-i kerimesinde: "Eğer küfrederseniz, yani Allah'ın emrettiklerini yapmazsanız, yasak ettiklerini yaparsanız, küfür ederseniz Allah sizden razı değildir. Allah kullarının küfrüne razı olmaz. Eğer şükrederseniz, Allah'ın emirlerine itaat ederseniz, yasaklara uyarsanız Allah sizden razı olur."
Demek ki Allahû Tealâ'nın rızası söz konusu. Önce Allah bizden razı oluyor. "Ne zaman?" Biz emirlere itaat edersek, yasaklara uyarsak.
Mücâdele Suresi'nin 22. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ 2. safha rızadan bahsediyor: "Onları Kendi'nden bir ruhla destekledi ve Allah onlardan razı, onlar da O'ndan, Allah'tan razı oldular." Önce Allah onlardan razı oldu, onlar da Allah'tan razı oldular.
Fecr Suresi'nin 28. âyet-i kerimesine baktığımız zaman: "Râdıyeten mardıyye." "Allah'tan razı olarak ve Allah'ın rızasını kazanmış olarak."
7 SAFHA RIZA
1. Zumer-7: … Ve eğer şükrederseniz sizden razı olur. (Hiç) bir günahkâr, diğerinin (başkasının) günahını yüklenmez. Sonra dönüşünüz Rabbinizedir. Böylece size yapmış olduklarınızı haber verecek. Muhakkak ki O, sinelerde olanı bilendir.
2. Mucâdele-22: … İşte onlar ki, (Allah) onların kalplerinin içine îmânı yazdı. Ve onları, Kendinden bir ruh ile destekledi (orada eğitilmiş olan, devrin imamının ruhu onların başlarının üzerine yerleşir). Ve onları, altından nehirler akan cennetlere dâhil edecek. Onlar orada ebediyyen kalacak olanlardır. Allah, onlardan razı oldu. Ve onlar da O’ndan (Allah’tan) razı oldular. İşte onlar, Allah’ın taraftarlarıdır. …
3. Fecr-28: Rabbine dön (Allah’tan) razı olarak ve Allah’ın rızasını kazanmış olarak!
4. Fetih-18: Andolsun ki, o ağacın altında sana tâbî oldukları zaman Allah, mü’minlerden razı oldu. Ve onların kalplerinde olanı biliyordu. Böylece onların üzerine sekînet indirdi. Ve onlara yakın bir fetih nasip etti.
5. Bakara-207: Ve insanlardan, Allah’ın rızasını dileyerek (Allah’ın rızası karşılığında) kendi nefsini satan kimseler vardır. Ve Allah, kullarına Rauf’tur (çok şefkatlidir).
6. Nisâ-114: Ve kim Allah rızasını istemek için bunları yaparsa, o taktirde ona “büyük mükâfat” vereceğiz.
7. Tevbe-100: … O sabikûn-el evvelîn Onların bir kısmı muhacirînden (Mekke’den Medine’ye göç edenlerden) bir kısmı ensardan ihsanla tâbî olanlardandı. (Sahâbe irşad makamına sahip oldukları için onlara tâbî olundu). Allah, onlardan razı ve onlar da O’ndan (Allah’tan) razıdır. ...
Öyleyse öncelikle biz Allah'tan razı oluyoruz, sonra da Allahû Tealâ bizden razı oluyor, rızaya baktığımız zaman. Yani 1. ve 2. basamakta Allah'ın rızası söz konusu değil. Allah'ın rızasını kazanabilmek ancak Allah yoluna girmekle mümkündür. Bizim Allah'a ulaşmayı dilemekle Allah'tan razı olduğumuzu ispatımız üzerine Allah da bizden razı olur ve ihsanlarını birer birer vermeye başlar. Gerçekten de inanç şartı ve kalp şartları bizi mürşide tâbî olmaya götürür. Allah razı olsun.