Muhterem Hocam, Kur’ân-ı Kerîm’e göre felâh nedir, hüsran nedir?

Soru

Muhterem Hocam, Kur’ân-ı Kerîm’e göre felâh nedir, hüsran nedir?

Cevap

Felâh kurtuluştur. Hüsran da kişinin ebedî cehenneme gitmesi hâlidir. Allahû Tealâ Mu'minûn Suresi’nin 102. âyet-i kerimesinde:

23/MUMİNÛN-102 Fe men sekulet mevâzînuhu fe ulâike humul muflihûn(muflihûne).

O zaman kimin mizanı (sevap tartıları) ağır gelirse işte onlar, felâha erenlerdir.

“Kimin hasenat tartıları ağır gelirse onlar felâha erenlerdir.” Mu’minûn Suresi'nin 103. âyet-i kerimesi de bunun tam zıttıdır:

23/MUMİNÛN-103 Ve men haffet mevâzînuhu fe ulâikellezîne hasirû enfusehum fî cehenneme hâlidûn(hâlidûne).

Ve kimin mizanı (sevap tartıları) hafif gelirse, işte onlar, nefslerini hüsrana düşürenlerdir. Onlar, cehennemde ebediyyen kalacak olanlardır.

“Ama kimin hasenat tartıları hafif gelirse onlar nefslerini hüsrana düşürenlerdir ve onların gideceği yer ebedî cehennemdir.”

Kur’ân âyetlerine göre felâh ve hüsran birbirinin zıttı olan iki tane kavramdır. Felâh cenneti müjdeler, hüsran ise cehennemi işaret ediyor. Kalın çizgilerle felâha ermenin matematiksel ifadesi, sevap tartılarının günah tartılarından ağır olmasıdır. Hüsran da bunun tam zıttıdır. Kazandığı negatif derecelerin pozitif derecelerden fazla olması hâli hüsranı, yani günahların sevaplarından fazla olması hâli hüsranı ifade ediyor.

Kur’ân âyetlerine bütününe baktığımız zaman 7 safha felâhı görüyoruz:

7 SAFHA FELÂH

1. MU’MİNÛN-102 O zaman kimin mizanı (sevap tartıları) ağır gelirse işte onlar, onlar felâha erenlerdir.

2. MUCÂDELE-22 … Allah, onlardan razı oldu. Ve onlar da O’ndan (Allah’tan) razı oldular. İşte onlar, Allah’ın taraftarlarıdır. Gerçekten Allah’ın taraftarları, onlar, felâha erenler değil mi?

3. ŞEMS-9 Kim onu (nefsini) tezkiye etmişse felaha (kurtuluşa) ermiştir.

4. HAŞR-9 … Ve kim nefsini cimrilikten korursa, o takdirde işte onlar, onlar felâha (kurtuluşa) erenlerdir

5. MÂİDE -100 … Ey ulûl’elbab! Artık Allah’a karşı takva sahibi olun! Umulur ki böylece siz felâha erersiniz.

6. TEGÂBUN-16 Artık Allah’a karşı gücünüzün yettiği kadar (en üst seviyede) takva sahibi olun. Dinleyin ve itaat edin! Ve kendiniz için hayır olarak infâk edin. Ve kim nefsinin cimriliğinden kendini korursa, o taktirde işte onlar; onlar felâha (kurtuluşa) erenlerdir.

7. ÂLİ İMRÂN-104 Sizin içinizden hayra davet eden (mürşidlerden) bir cemaat olsun ve mârufla emretsin, ve münkerden nehyetsin (men etsin). İşte onlar, onlar felâha erenlerdir.

1. Safha felâh, Mü'minun 102. âyet-i kerimesinde.

2. Safha felâh, Mücadele 22. âyet-i kerimesinde mürşide tâbîiyet noktasında gerçekleşir.

3. Safha felâh, Şems 9. âyet-i kerimesinde: “Nefsini tezkiye eden felâh bulmuştur.”

4. Safha felâh, Haşr 9. âyet-i kerimesinde fizik vücut teslimini yapanlar felâha ermiştir.

5. Safha felâh, Maide 100. âyet-i kerimesinde daimî zikrin sahipleri, ulûl’elbab: “Onlar felâha erenlerdir.”

6. Safha felâh, Tegabun 16 âyet-i kerimesinde ihlâs sahipleri: “Onlar kurtuluşa erenlerdir.”

7. Safha felâh ise Âli İmran 104. âyet-i kerimesine göre irade teslimini yapanlar : “Onlar felâha erenlerdir.”

Öyleyse felâhın da tıpkı âmenû olmak gibi, tıpkı takva gibi, tıpkı hidayet gibi, teslim gibi, rıza gibi 7 safhası söz konusudur.

Hüsranın da 7 safhası söz konusudur. Hüsran cehennemi işaret ettiğine göre başlangıçta herkes hüsrandadır.

BAŞLANGIÇTA HERKES HÜSRANDA

1. BAKARA-27: Onlar (fâsıklar), misaklarından sonra Allah’ın Ahd’ini bozarlar. Ve Allah’ın, O’na (Allah’a) ulaştırılmasını emrettiği şeyi keserler. Ve yeryüzünde fesat çıkarırlar. İşte onlar hüsranda olanlardır.

2. NİSÂ-119: ... Böylece onlar, mutlaka davarların kulaklarını kesecekler ve onlara emredeceğim, öyle ki mutlaka, Allah’ın yarattığını değiştirecekler. Ve kim, Allah’tan başka, şeytanı dost edinirse artık o, apaçık bir hüsranla hüsrana uğramıştır.

3. ARAF-9: Ve kimin (sevap) tartıları hafif gelirse, işte onlar, âyetlerimize zulmettiklerinden dolayı nefislerini hüsrana düşürmüş olanlardır.

4. ARAF-178: Allah kimi hidayete erdirirse (kendisine ulaştırırsa), artık o hidayete ermiştir.

Ve kim dalâlette bırakılırsa, işte onlar, onlar artık hüsrana uğrayanlardır (nefislerini hüsrana düşürenlerdir).

5. TEVBE-69: ... Ve (dünya metaına) dalanlar gibi siz de daldınız. İşte onlar, onların amelleri heba oldu (boşa gitti). İşte onlar, hüsrana uğrayanlardır.

6. MÜ’MİN-78: Ve andolsun ki senden önce (de) resûller gönderdik. ... Allah’ın izni olmadan bir resûlün âyet getirmesi olamaz. Artık Allah’ın emri geldiği zaman hak ile hükmedilmiş olur.

Ve bâtılı isteyenler, orada hüsrana uğramışlardır.

7. ASR-2: Muhakkak ki insan, gerçekten hüsrandadır.

Dikkat edin, Bakara 27. âyet-i kerimesinde kimler hüsrandadır? Onlar fasıklardır; misaklerinden sonra Allah’ın ahdini bozanlardır.

Nisa 119. âyet-i kerimesinde: “Kim Allah’tan başka şeytanı dost edinirse işte onlar hüsrana uğramışlardır.”

A'râf 9. âyet-i kerimesinde âyetlerimize zulmetmeleri sebebiyle hüsranda olanlar,

A‘râf 178’de dalâlette olanların hüsranda olması,

Tevbe 69. âyet-i kerimesinde dünya metâına dalanların hüsranda olduğu ifade ediliyor.

Ve Mü'min 78. âyet-i kerimesinde batılı isteyenler hüsrana uğramışlardır.

Ve muhakkak ki insan hüsrandadır. (Asr 2)

Öyleyse birbirinin zıttı olan iki kavram: Birisi felâhı, kurtuluşu, cenneti; diğeri de hüsranı, cehennemi ifade ediyor. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20264 dk okuma7