Muhterem Hocam, Kur'ân'a göre Mü'minlerin ve Müslümanların özellikleri nelerdir? İslâm dîninin öğütlediği temel kavramlar nelerdir? Rabbimiz Müslümanı nasıl tarif ediyor?
Soru
Muhterem Hocam, Kur'ân'a göre Mü'minlerin ve Müslümanların özellikleri nelerdir? İslâm dîninin öğütlediği temel kavramlar nelerdir? Rabbimiz Müslümanı nasıl tarif ediyor?
Cevap
Kur'ân'a göre Allahû Tealâ mu'minleri, Mu'minûn suresinin 1 ve 10.âyetleri arasında özelliklerini veriyor. Onlar namazlarında huşû içindedirler. Onlar zekatı verenlerdir. Onlar boş şeylerden yüz çevirenlerdir. Onlar zekatı verenlerdir. 5, 6, 7 8, 9, 10 Onlar iffetlerini koruyanlardır. Onlar emanetlerine ve ahdlerine riayet edenlerdir. 9, 10 Onlar salâvâtlarını muhafaza edenlerdir. Onlar varis olanlardır. Mirasın sahipleridir.
İşte sevgili kardeşlerim ana hatlar itibariyle Allahû Tealâ mu'minlerin özelliklerini burada ifade ediyor.
23/MU'MİNÛN - 1 Kad eflehal mu’minûn(mu’minûne).Mü’minler felâha ermiştir.
23/MU'MİNÛN - 2 Ellezîne hum fî salâtihim hâşiûn(hâşiûne).Onlar, namazlarında huşû duyanlardır.
23/MU'MİNÛN - 3 Vellezîne hum anil lagvi mu’ridûn(mu’ridûne).
Ve onlar, boş şeylerden yüz çevirenlerdir.
23/MU'MİNÛN - 4 Vellezîne hum liz zekâti fâilûn(fâilûne).
Ve onlar, zekâtı verenlerdir.
23/MU'MİNÛN - 5 Vellezîne hum li furûcihim hâfizûn(hâfizûne).
Ve onlar, iffetlerini (ırzlarını) koruyanlardır.
23/MU'MİNÛN - 6 İllâ alâ ezvâcihim ev mâ meleket eymânuhum fe innehum gayru melûmîn(melûmîne).
Zevcelerine veya ellerinin altında sahip olduklarına (cariyelerine karşı davranışları) hariç. O taktirde muhakkak ki onlar, levmedilmiş (kınanmış) değildirler.
23/MU'MİNÛN - 7Fe menibtegâ verâe zâlike fe ulâike humul âdûn(âdûne).
Artık kim bunun ötesinde bir şey isterse o taktirde onlar, haddi aşanlardır.
23/MU'MİNÛN - 8 Vellezîne hum li emânâtihim ve ahdihim râûn(râûne).
Ve onlar, emanetlerine ve ahdlerine riayet edenlerdir (uyanlar, sadık olanlardır).
23/MU'MİNÛN - 9 Vellezîne hum alâ salavâtihim yuhâfızûn(yuhâfızûne).
Ve onlar, salâvâtlarını (namazlarını) muhafaza edenler (devam ettirenler)dir.
23/MU'MİNÛN - 10 Ulâike humul vârisûn(vârisûne).
İşte onlar, varis olanlardır (mirasın sahipleridir).
Furkân Suresi'nin 61, 62. âyetlerinden sonrada Allahû Tealâ bunları biraz daha derinleştiriyor: 62, 63 den itibaren. Furkân 63, 64, 65, 66, 67 o şekilde.
Furkân 63`de: İbadet ve mücahid olanlar selâm içindedir.
64: Onlar geceyi Rablerine secde ve kıyâm ederek geçirirler.
65: "Onlar Rabbimizin cehennem azabından bizden uzaklaştır. Muhakkak ki onun azabı daimi, helak edicidir." derler. Muhakkak ki o kötü bir kargâh ve kötü bir ikâmet yeridir.
67: Onlar infâk ettiklerinde zaman israf etmezler, kısmazlar, cimrilik etmezler.
68: Onlar Allah ile beraber başka bir ilâha tapmazlar. Allah'ın haram kıldığı kişiyi haklı olmadıkça öldürmezler. Onlar zina yapmazlar. Kim bunları yaparsa günah cezasıyla karşılaşırlar.
69: Kıyâmet günü azabı kat kat artar.
70: Onlar mürşidi önünde tövbe eden, kalbine îmân yazılan, islah edici amelere başlayan ve Allahû Tealâ'nın seyyiatını hasenata tebdîl ettiği kişiler.
71: Kim mürşidîne tövbe eder ve salih amel, nefs tezkiyesi işlerse, o takdirde muhakkak ki tövbesi kabul edilmiş olarak Allah'a ulaşır; hayattayken Allah'a ulaşır.
72`de: Onlar yalancı şâhitlik yapmazlar; boş sözle karşılaştıkları zaman vakarla geçip giderler.
73: Onlara Rablerinin âyetleri hatırlatıldığı zaman onlara karşı kör ve sağır olmazlar.
74: "Onlar Rabbimizi, eşlerimizden ve zürriyetimizden bize göz aydınlığı bağışla. Bizi müttakilere imam kıl."
75: Onlar sabırlarından dolayı cennette yüksek makamlarla mükâfatlandırılırlar ve onlara tayya selâm dilekleriyle, selamla karşılarlar.
76: Orda devamlı kalacak olanlardır.
Evet, ana hatlar itibarıyla 63' den, 76'ya kadar olan muhtevada yine müminlerin özellikleri tarif ediliyor.
25/FURKÂN - 63 Ve ibâdur rahmânillezîne yemşûne alâl ardı hevnen ve izâ hâtabehumul câhilûne kâlû selâmâ(selâmen).
Ve Rahmân’ın kulları yeryüzünde tevazuyla yürür. Ve onlara cahiller hitap ettiği (lâf attığı) zaman “selâm” derler.
25/FURKÂN - 64 Vellezîne yebîtûne li rabbihim succeden ve kıyâmâ(kıyâmen).
Ve onlar, geceyi Rab’lerine secde ve kıyam ederek (ayakta durarak) geçirirler.
25/FURKÂN - 65 Vellezîne yekûlûne rabbenâsrif annâ azâbe cehenneme inne azâbehâ kâne garâmâ(garâmen).
Ve onlar: “Rabbimiz cehennem azabını bizden uzaklaştır. Muhakkak ki onun azabı daimî helâk edicidir.” derler.
25/FURKÂN - 66 İnnehâ sâet mustekarran ve mukâmâ(mukâmen).
Muhakkak ki o, kötü bir karargâh, kötü bir ikâmet yeridir.
25/FURKÂN - 67 Vellezîne izâ enfekû lem yusrifû ve lem yakturû ve kâne beyne zâlike kavâmâ(kavâmen).
Ve onlar, infâk ettikleri zaman israf etmezler ve kısmazlar (cimrilik etmezler). Ve bu ikisi arasında orta bir yol tutarlar.
25/FURKÂN - 68 Vellezîne lâ yed’ûne meallâhi ilâhen âhara ve lâ yaktulûnen nefselletî harramallâhu illâ bil hakkı ve lâ yeznûn(yeznûne), ve men yef’al zâlike yelka esâmâ(esâmen).
Ve onlar, Allah ile beraber başka bir ilâha tapmazlar. Allah’ın (öldürülmesini) haram kıldığı kişiyi haklı olmadıkça öldürmezler ve zina yapmazlar. Ve kim bunları yaparsa günah cezasıyla karşılaşır.
25/FURKÂN - 69 Yudâaf lehul azâbu yevmel kıyâmeti ve yahlud fîhî muhânâ(muhânen).
Kıyâmet günü onun azabı kat kat artar. Ve orada alçaltılmış olarak ebediyyen kalır.
25/FURKÂN - 70 İllâ men tâbe ve âmene ve amile amelen sâlihan fe ulâike yubeddilullâhu seyyiâtihim hasenât(hasenâtin), ve kânallâhu gafûran rahîmâ(rahîmen).
Ancak kim (mürşidi önünde) tövbe eder (böylece kalbine îmân yazılıp, îmânı artan) mü’min olur ve salih amel (nefs tezkiyesi) yaparsa, o taktirde işte onların, Allah seyyiatlerini (günahlarını) hasenata (sevaba) çevirir. Ve Allah, Gafur’dur (günahları sevaba çevirendir), Rahîm’dir (rahmet nuru gönderendir).
25/FURKÂN - 71 Ve men tâbe ve amile sâlihan fe innehu yetûbu ilâllâhi metâbâ(metâben).
Ve kim (mürşidi önünde) tövbe eder ve salih amel (nefs tezkiyesi) işlerse, o taktirde muhakkak ki o, tövbesi kabul edilmiş olarak Allah’a ulaşır (hayattayken ruhu Allah’a ulaşır).
25/FURKÂN - 72 Vellezîne lâ yeşhedûnez zûra ve izâ merrû bil lagvi merrû kirâmâ(kirâmen).
Ve onlar yalancı şahitlik yapmazlar. Ve boş sözle karşılaştıkları zaman vakarla (kerim olarak) geçip giderler.
25/FURKÂN - 73 Vellezîne izâ zukkirû bi âyâti rabbihim lem yahırrû aleyhâ summen ve umyânen(umyânen).
Ve onlara, Rab’lerinin âyetleri hatırlatıldığı zaman onlara (âyetlere) karşı kör ve sağır olmazlar.
25/FURKÂN - 74 Vellezîne yekûlûne rabbenâ heb lenâ min ezvâcinâ ve zurriyyâtinâ kurrate a’yunin vec’alnâ lil muttakîne imâmâ(imâmen).
Ve onlar: “Rabbimiz, eşlerimizden ve zürriyyetimizden bize göz aydınlığı bağışla ve bizi muttakilere (takva sahiplerine) imam kıl.” derler.
25/FURKÂN - 75 Ulâike yuczevnel gurfete bi mâ saberû ve yulekkavne fîhâ tahiyyeten ve selâmâ(selâmen).
İşte onlar, sabırlarından dolayı, (cennette) yüksek makamlarla mükâfatlandırılırlar. Ve orada tahiyyet (selâmet dilekleriyle) ve selâmla karşılanırlar.
25/FURKÂN - 76 Hâlidîne fîhâ, hasunet mustekarran ve mukâmâ(mukâmen).
Orada ebedî kalıcılardır. Ne güzel bir karargâh ve ne güzel ikâmet yeridir.
Müslümanlara gelince Allahû Tealâ, Bakara 136’da zikrediyor.
2/BAKARA - 136 Kûlû âmennâ billâhi ve mâ unzile ileynâ ve mâ unzile ilâ ibrâhîme ve ismâîle ve ishâka ve ya’kûbe vel esbâtı ve mâ ûtiye mûsâ ve îsâ ve mâ ûtiyen nebiyyûne min rabbihim, lâ nuferriku beyne ehadîn minhum ve nahnu lehu muslimûn(muslimûne).
Deyin ki: “Biz Allah’a, bize indirilenlere, İbrâhîm (as.)’a, İsmail (as.)’a, İshak (as.)’a, Yâkub (as.) ve torunlarına indirilenlere, Musa (as.) ve İsa (as.)’ya verilenlere ve (diğer) nebîlere, Rab’leri tarafından verilenlere (sahife, kitap ve vahiylere) îmân ettik. Onların arasından hiçbirini ayırmayız (fark gözetmeyiz). Ve biz, O’na teslim olanlarız.”
Burda da teslim olanların özellikleri ifade ediliyor, müslümanın. Müslüman kimdir? Allah'a teslim olan kişi. Resûlullah'ın Müslüman tarifi: "Müslüman diğer müslümanların, elinden ve dilinden emin olduğu kimse."
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Tirmizi, İman 12, (2629); Nesai, İman 8, (8,104,105)
“Müslüman, diğer Mü'minlerin elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.