Muhterem Hocam, Kur’ân'da Allah'ın Zat'ını görmek anlatılıyor mu, açıklar mısınız?
Soru
Muhterem Hocam, Kur’ân'da Allah'ın Zat'ını görmek anlatılıyor mu, açıklar mısınız?
Cevap
Evet, kesinlikle anlatılıyor. İşte Yûnus 25, 26'da Allahû Tealâ, teslim yurdu olan Zat'ına davet ediyor.
10/YÛNUS-25 Vallâhu yed'û ilâ dâris selâm(selâmi), ve yehdî men yeşâu ilâ sırâtin mustekîm(mustekîmin).
Ve Allah, teslim (selâm) yurduna davet eder ve (teslim yurduna, Zat'ına ulaştırmayı) dilediği kimseyi, Sıratı Mustakîm'e ulaştırır.
10/YÛNUS-26 Lillezîne ahsenûl husnâ ve zîyâdetun, ve lâ yerheku vucûhehum katerun ve lâ zilletun, ulâike ashâbul cenneti, hum fîhâ hâlidûn(hâlidûne).
Onlar için Ahsenül hüsna (Allah'ın Zat'ına ulaşmak) ve ziyadesi (daha fazlası, Allah'ın cemalini görmek) vardır. Onların yüzlerini bir keder kaplamaz ve bir zillet (küçük düşme, hakirlik) yoktur. İşte onlar, cennet halkıdır. Onlar, orada devamlı kalanlardır.
Demek ki Allah’ın Zat'ı bütün insanlar için hedeftir. Allah’ın Zat'ı teslim yurdu ve Allah teslim yurdu olan Zat'ına davet ediyor ve dilediğini de Sıratı Mustakîm'e ulaştırıyor. Öyleyse Allah’ın Zat'ını görmek isteyenler hangi yol üzerinde olmak zorunda? Sırat-ı müstakim üzerinde olmak zorunda. Sıratı Mustakîm'siz Allah’ın Zat'ını görmek imkânsız. Mürşidsiz de Allah’ın Zat'ını görmek imkânsız. Yani siz Allah’ın Zat'ını görmek istiyorsanız mutlaka mürşide tâbî olacaksınız. Mürşide tâbî olduktan sonra ruhunuz sizden ayrılıyor, Sıratı Mustakîm'e ulaşıyor. Allahû Tealâ açıkça bunu ifade ediyor.
Allah’ın Zat'ını görmenin bir bedeli var mı? Var. Ruhunuzu teslim edeceksiniz. Allah’ın Zat'ını görebilir misiniz? Hayır. Fizik vücut teslimini yaparsanız Allah’ın Zat'ını görebilir misiniz? Nefsinizi teslim edersiniz, Allah’ın Zat'ını görebilir misiniz? İhlâsa ulaşırsanız Allah’ın Zat'ını görebilir misiniz? Allah’ın Zat'ını görenler 4. teslim olarak iradesini de Allah’a teslim edenlerdir. İradesini Allah’a teslim edenler, onlar Allah tarafından irşada memur ve mezun kılınanlardır. Yani mülkün sahibi kimdir? Allah’tır. Bu mülkte Allah’ın vazifeli memurları var. Mesela bu memurların başında kim geliyor?
Kavim resûlleri. Her kavimde şu anda Allah’ın memuru var. Allah’ın velî resûlleri Allah’ın memurlarıdır. Allah’ın velî mürşidleri onun altındaki memurlardır. Allah'ın sâlih kulları memurlardır. Allah'ın muhlis kulları memurlardır. Ulûl’elbab kulları memurlardır. Hepsi Allah tarafından memurlardır. Yani Allah’ın emriyle iş görüyorlar. Allah’ın emri var ve onunla iş görüyorlar. En alt seviyedeki Allah’ın memuru zahidler. Öyleyse Allah’ın memuru olmak istiyorsanız günde 24 saatlik zaman dilimi içinde ne kadar zikir yapmanız lâzım? 13 saat ve daha fazlası.
Allah’ın en az seviyedeki memuru olmak istiyorsanız 13 saat ve daha fazlasını zikirle geçirmeniz lâzım. Onun bir üst seviyedeki memuru muhsinlerdir. Onun da bir üst seviyedeki memuru ulûl’elbab, onun bir üst seviyedeki memuru muhlisler, ondan sonrakiler sâlihler, ondan sonra velî mürşidler, ondan sonra velî resûller, onların da üstünde en üst seviyedeki Allah’ın memuru kimdir? Devrin imamıdır. Allah’ın emriyle iş görüyor.
Allahû Tealâ Enbiyâ 73’te: “Biz onların hepsini emrimizle hidayete erdiren imamlar kıldık." buyuruyor. Yani Allah’ın emriyle ancak iş görüyorlar.
21/ENBİYÂ-73 Ve cealnâhum eimmeten yehdûne bi emrinâ ve evhaynâ ileyhim fi’lel hayrâti ve ikâmes salâti ve îtâez zekâti, ve kânû lenâ âbidîn(âbidîne).
Ve onları, emrimizle hidayete erdiren (ölmeden önce ruhları Allah’a ulaştıran) imamlar kıldık. Ve onlara, hayırlar işlemeyi, namaz kılmayı ve zekât vermeyi vahyettik. Ve onlar, Bize kul oldular.
Allahû Tealâ: "İrşada memur ve mezun kılındın." diyor. Mezun kılmak izin verilmesi demektir. Eskiden diplomalara ne ad verilirdi? Mezuniyet belgesi. Demek ki Allah’ın Üniversitesi'nden mezun olanlar kesinlikle diploma alıyor, Allah onlara izin veriyor. Ama bu diploma alanlar gidip evlerde artık oturmuyor. Diploma alanlar ne yapıyor? Allah’ın Üniversitesi'nde vazife icra ediyorlar. Üniversitesi'nde en üst seviyedeki Allah’ın Üniversitesi'nde rektör kimdir? Devrin imamıdır. Ondan üst yok. Sonra ders verenler kavim resûlleri, sonra velî mürşidlerdir.
Şimdi ders verenler, her kavmin içerisinde o kavmin ana lisanıyla âyetleri okuyan ders verenler, velî resûller ne yapıyor? O size âyetleri tilâvet ediyor, o sizin nefsinizi tezkiye ediyor, o size kitabı öğretiyor, hikmeti öğretiyor, o size hikmetin ötesini de o öğretiyor. Bütün velî resûller aslında insanları neye hazırlarlar? İşte iradesini teslim eden, Allah’ın irşada memur ve mezun kıldığı kişi, Allah’ın Zat'ını görmeye hazırlarlar.
Allah Resûl'ü, hadîsinde bakın ne diyor: “Müjdeleyiniz. Ben nasıl müjdeliyorsam siz de öyle müjdeleyiniz. Müjdeleyiniz. Allah’ın Zat'ına şahit olanlar cennette birlikte olacaklardır.”
HADÎS-İ ŞERİF
“Ben nasıl müjdeliyorsam siz de öyle müjdeleyiniz. Müjdeleyiniz ki, Allah’ın Zat’ına şahit olanlar cennette beraber olacaklardır.”
Allah’ın Zat'ına şahit olanlar cennette birlikte olacak. Adn Cennetleri 3 bölümdür. Bir bölümüne sadece devrin imamları giriyor. İster nebî resûl olsun, ister velî resûl olsun, onlar nedirler? Devrin imamıdır. 2. bölümde de 2 kapı var. Birisi irşada memur kılınan velî mürşidler ve diğerleri de salihler. Yani her halükarda 8 cennetten bahsedilebilir. Yunus Emre "8 cennetin kapısı..." dediği zaman ne demiş oluyor? Adn Cenneti 7. kat cennet ama Adn Cenneti de çoğul olarak zikrediliyor. Onun da ötesi 8. kapı var ama ayrı kapıdan girildiği için o, devrin imamları ve kavim resûllerinden seçilenlerine hastır.
"Ben nasıl müjdeliyorsam, siz de öyle müjdeleyiniz."
Müjdeleyen kimlerdir? Kavim resûlleri müjdeleyicidirler mi? Evet. En'am Suresinin 48. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ: "Biz resûllerimizi müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik." buyuruyor.
6/ENÂM-48 Ve mâ nursilul murselîne illâ mubeşşirîne ve munzirîn(munzirîne), fe men âmene ve asleha fe lâ havfun aleyhim ve lâ hum yahzenûn(yahzenûne).
Biz resûlleri “uyarıcılar ve müjdeleyiciler” olmaktan başka (bir şey için) göndermeyiz. Artık kim âmenû olur (Allah’a ulaşmayı dilerse) ve ıslâh olursa (nefs tezkiyesi ve tasfiyesi yaparsa) artık onlara korku yoktur, onlar mahzun da olmazlar.
Kimler için müjdeleyici? Allah'a ulaşmayı dileyenler için. Allah'a ulaşmayı dileyenler için müjdecidirler. Bir tek dilekte mutlaka ruhunu Allahû Tealâ Kendisine ulaştırır, 3 tane cennetin sahibi kılar. Neyin müjdecisi? Allah'ın Zat'ını görmenin de müjdecisi. İşte Yûnus 25'i söylemiştik; Allah teslim yurdu olan Zat'ına davet ediyor ve dilediğini Sıratı Mustakîm'e ulaştırıyor. Allahû Tealâ: "Sıratı Mustakîm üzerindeki yolcular (onlar) için Ahsenül Hüsna cennet vardır ve ziyadesi." diyor. Ziyadesi ne oluyor? Allah'ın Zat'ını görmek.
10/YÛNUS-25 Vallâhu yed'û ilâ dâris selâm(selâmi), ve yehdî men yeşâu ilâ sırâtin mustekîm(mustekîmin).
Ve Allah, teslim (selâm) yurduna davet eder ve (teslim yurduna, Zat'ına ulaştırmayı) dilediği kimseyi, Sıratı Mustakîm'e ulaştırır.
Öyleyse insanoğlunun önünde evvelâ Allah'ın Zat'ına ulaşmak var. Bu, ruhun teslimiyle gerçelleşir ama Allah'ın Zat'ını görmek için bedel olarak ruh teslimi yetmiyor. Fizik vücut teslimi yapmanız lâzım. Yetmiyor, nefs teslimi yapmanız lâzım. Yetmiyor, irade teslimiyle ancak o mükafâta ehil olabilirsiniz. 3 teslimi gerçekleştirdiğiniz an ancak Allah'ın Zat'ını görebilirsiniz. O zaman 'ilim sahipleri' dediğimiz kişiler (Allah'ın Zat'ını görenler), bu 4 teslimle teslim olanlar mıdır? Evet.
Velî resûller ilim sahipleri mi? Evet. Ötesinde, en üst noktada kesinlikle devrin imamı Allah'ın Zat'ına şahit oluyor. İşte Hacc Suresinin 78. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ şöyle buyuruyor: "Hepiniz hakıyla cihatta bulunun. Allah sizi seçti, dinde size zorluk kılmadı. O, babanız İbrâhîm'in dini. Bundan önce de ve şu anda da size 'müslüman' ismini o verdi. Resûl size şahit olsun ve siz de insanlar üzerine şahit olun."
22/HACC-78 Ve câhidû fîllâhi hakka cihâdihî, huvectebâkum ve mâ ceale aleykum fîd dîni min haracin, millete ebîkum ibrâhîm(ibrâhîme), huve semmâkumul muslimîne min kablu ve fî hâzâ li yekûner resûlu şehîden aleykum ve tekûnû şuhedâe alân nâsi, fe ekîmûs salâte ve âtuz zekâte va’tesımû billâhi, huve mevlâkum, fe ni’mel mevlâ ve ni’men nasîr(nasîru).
Ve Allah'da hakkıyla cihad edin. O, sizi seçti. Dinde sizin için bir zorluk kılmadı ki; o, babanız İbrâhîm (A.S)’ın dinidir. O, sizi daha önce de “müslümanlar” (Allah’a teslim olanlar) olarak isimlendirdi. Bunda da (Kur’ân-ı Kerim’de de), resûl size şahit olsun ve siz de insanlara şahitler olasınız diye. Öyleyse namazı ikame edin (kılın), zekâtı verin, Allah’a sarılın (Allah’ın Zat’ında yok olun). O, sizin Mevlâ’nız. (O), ne güzel Mevlâ (dost) ve ne güzel yardımcı.
Her devirde şahitlerin en üstünde kim var? Devrin imamı var. Devrin imamı sizin üzerinize şahit. Neden şahit? Devrin imamı hidayete erdirir. Neden şahit? Devrin imamı hikmetin ötesini de öğretendir. Allahû Tealâ: "O, sizin üzerinize şahit olsun." buyuruyor. Ama siz de kim üzerine şahit olacaksınız? Siz de insanlar üzerine şahit olacaksınız. İnsanlar üzerine şahit olması ne zaman gerçekleşir? Kim kalben ulaşmayı diler de 12 tane ihsanla mürşidine tâbî olursa, 7 şahidin huzurunda bu tövbeyi gerçekleştirir. Şahitler:
1- Allah
2- Devrin imamı
3- Devrin imamının ruhu
4- Arşı tutan melekler
5- Mürşidin kalp gözü
6 Kirâmen Kâtibîn melekleri
7- Amel defterleri
TÖVBE MERASİMİNDE KİŞİNİN ŞEFAATİNDE 7 ŞAHİT VARDIR
1. ALLAH
Âli İmrân-18 Allah, şehâdet etti: Muhakkak ki O’ndan başka ilâh yoktur. Melekler ve ilim sahipleri de adaletle kâim oldular (şahit oldular) ki, O’ndan başka ilâh yoktur. O, Azîz’dir, Hakîm’dir.
2. DEVRİN İMAMI
Âli İmrân-81 … “İkrar ettiniz mi ve bu ağır (ahdimi) üzerinize aldınız mı?” diye buyurdu. (Onlar da): “İkrar ettik” dediler. (Allahu Teâlâ): ‘Öyleyse şahit olun ve Ben sizinle beraber şahitlerdenim” buyurdu.
3. DEVRİN İMAMININ RUHU
Mücâdele-22 … Ve onları, Kendinden bir ruh ile destekledi (orada eğitilmiş olan, devrin imamının ruhu onların başlarının üzerine yerleşir).
4. ARŞI TUTAN MELEKLER
Mu’min-7 Arşı tutan melekler ve onun etrafındaki kişi (devrin imamı), Rab’lerini hamd ile tesbih ederler ve O’na îmân ederler. Ve âmenû olanlar için (Allah’tan) mağfiret dilerler:…
5. MÜRŞİDİN KALP GÖZÜ
Yûsuf-108 De ki: “Benim ve bana tâbî olanların, basiret üzere (kalp gözüyle basar ederek) Allah’a davet ettiğimiz yol, işte bu yoldur.”…
6. KİRAMEN KÂTİBİN MELEKLERİ
İnfitâr-11 Şerefli yazıcılar (kaydediciler) olarak.
7. AMEL DEFTERİ
Nûr-24 O gün onlara, dilleri, elleri ve ayakları (hayat filmleri) yapmış olduklarına şahitlik edecek.
7 şahidin huzurunda bu tövbe gerçekleşiyor ve şahitlerden bir tanesi de mürşidin kalp gözüdür. Kalp gözü ile bu seremoniye dahil oluyor mu kişi? Kesinlikle evet. O zaman her dönemde kesinlikle o kişi Allah'ın Zat'ını görebilir. Ama bedelini ödemek kaydıyla.
Resûlullah (S.A.V) buyuruyor ki: "Ben nasıl müjdeliyorsam siz de müjdeleyiniz. Müjdeleyiniz ki, Allah'ın Zat'ına şahit olanlar cennette birlikte olacaklardır." Bakalım cennette birlikte olanlar kimler? Allah Teâlâ Râd Suresinin 23 ve 24. âyet-i kerimelerinde bakın ne diyor:
13/RAD-23 Cennâtu adnin yedhulûnehâ ve men salaha min âbâihim ve ezvâcihim ve zurriyyâtihim vel melâiketu yedhulûne aleyhim min kulli bâb(bâbin).
Adn cennetleri (vardır). Onların babalarından ve eşlerinden ve zürriyyetlerinden salâha ulaşan kimseler, ona (adn cennetlerine) girerler. Ve her kapıdan melekler, onların yanlarına girerler.
Allahû Tealâ: "Adn cennetleri vardır." diyor. Demek ki cennette birlikte olanlar, Adn cennetlerin sahibi olanlardır. Allahû Tealâ: "Onların babalarından, eşlerinden, zürriyetlerinden salâha ulaşan kimseler..." diyor. Demek ki cennette birlikte olanların aslında şartı ne? Kişinin salâha ulaşması. Yani cennete beraber olacakların hepsi salâha ulaşanlardır. İster babası salâha ulaşsın, ister eşi salâha ulaşsın, ister çocuğu salâha ulaşsın. Onlar hepsi birlikte olacaklar mı? Evet. Allah Teâlâ bu âyet-i kerimede onu diyor. Cennetin bütün kapılarından giriyorlar mı? Evet. Çünkü cennetin her tarafını Allah Teâlâ onlara vermiş.
Melekler cennette ne söylüyorlar? Râd 24: “Sabrınızdan dolayı cennete girin. Sabır sahiplerinin ni'meti ne kadar güzel."
13/RAD-24 Selâmun aleykum bi mâ sabertum fe ni’me ukbed dâr(dâri).
Sabretmenizden dolayı size selâm olsun. Dar-ı dünyanın (dünya yurdunun) akıbeti (sonucu) ne güzel.
Öyleyse herşey size verildi, alabilirsiniz. Ama bedelini ödemeniz kaydıyla. O sebeple Allah'ın Zât'ını bu dünyada görmek mümkün mü? Evet.
Şimdi gelelim din adamlarına. Din adamları ne diyorlar? "Kimse Allah'ın Zât'ını göremez." diyorlar. "Kimse Allah'ın Zât'ını göremez." diyen kişi Kur’ân-ı Kerîm'e nüfuz edebilmiş mi? Hayır. "Kimse Allah'ın Zât'ını göremez." diyen kişi, Kur'ân kursağından geçmeyen birisidir. Cennette zaten herkes görecektir. Ama marifet nedir? Bu dünya hayatında Allah'ın Zât'ını görmek.
Sahâbenin hepsi Allah'ın Zât'ını görmüşler miydi? Tövbe Suresinin 100. âyet-i kerimesi kesinlikle bunu söylüyor. İradelerini teslim etmişler ve hepsi de Allah'ın Zât'ına şahit olmuşlar.
9/TEVBE-100 Ves sâbikûnel evvelûne minel muhâcirîne vel ensâri vellezînettebeûhum bi ihsânin radıyallâhu anhum ve radû anhu ve eadde lehum cennâtin tecrî tahtehâl enhâru hâlidîne fîhâ ebedâ(ebeden), zâlikel fevzul azîm(azîmu).
O sabikûn-el evvelîn (evvelki hayırlarda yarışanlardan salâh makamında iradesini Allah'a teslim ederek irşada memur ve mezun kılınanlar): Onların bir kısmı muhacirînden (Mekke'den Medine'ye göç edenlerden) bir kısmı ensardan (Medine'deki yardımcılardan) ve bir kısmı da onlara (ensar ve muhacirîne) ihsanla tâbî olanlardandı. (Sahâbe irşad makamına sahip oldukları için onlara tâbî olundu). Allah, onlardan razı ve onlar da O'ndan (Allah'tan) razıdır. Onlara Allah, altlarından ırmaklar akan cennetler hazırladı ve orada ebediyyen kalacaklardır. İşte bu, en büyük (azîm) mükâfattır.
O zaman bu dönemdeki insanlar da Allah'ın Zât'ına şahit olmak isterlerse ne yapmaları lâzım? Sadece Allah'a ulaşmayı dilemeleri gerekir. Allah'a ulaşmayı diledikten sonra nefs tezkiyesi zaten Allah'ın garantisinde. O kişinin ruhunu mutlaka Allah Teâlâ Kendisine ulaştırır ve 3 tane cennet, dünya saadetinin yarısı onun olur. Ama marifet, ötesine geçmek; fizik vücut teslimi. Fizik vücut teslimini yapmak istiyorsanız, ne yapmak lâzım? Resûlullah: "Ümmetimin velileri kendi amelleri değil, Müslümanlara olan merhametiyle (kalbin merhameti, Müslümanlara olan hizmeti). . ." buyuruyor. İşte bu, dergâh hayatı.
Özellikle birbirinize karşı muhabbetiniz. . . Beraber aynı hedefe hizmet ediyorsunuz. O aynı hedefte hizmet eden kardeşlerimizin arasındaki muhabbet onları çok daha fazla fizik vücut teslimine yaklaştırıyor. O sebeple hizmete katılan kardeşlerimiz, hizmeti icra ederken aranızdaki muhabbet artar mı? Burası çok önemli. İşte siz, o muhabbeti artıracak olanlarsınız ve mutlaka fizik vücut teslimi ancak bu muhabbetin gerçekleşmesiyle hedefe ulaşılabilir. O zaman gerçekten en büyük hedef, en büyük mükâfat bu dünya hayatında Allah'ın Zât'ını görmek.