Muhterem Hocam, Kur’ân’da Mehdi (A.S.) anlatıldığı âyetleri açıklar mısınız?
Soru
Muhterem Hocam, Kur’ân’da Mehdi (A.S.) anlatıldığı âyetleri açıklar mısınız?
Cevap
Mehdi (A.S)’ın yer aldığı 7 grup âyet-i kerîmeye dikkatle bakacak olursak:
MEHDİ RESÛL AYETLERİ
ÂLİ İMRÂN – 81: “Ve Allah, nebilerden, ‘Size kitap ve hikmet verdim. Sonra size, beraberinizde olanı (Allah’ın size verdiği kitapları) tasdik eden bir Resûl geldiği zaman, O’na mutlaka îmân edeceksiniz ve O’na mutlaka yardım edeceksiniz’ diye misak aldığı zaman...”
TEVBE – 32: “Ve Allah, kâfirler kerih görseler bile nurunu tamamlamaktan başka bir şey istemez.”
TEVBE – 33: “Resûl’ünü müşrikler kerih görseler de, hidayetle ve hak din ile bütün dinler üzerine izhar etmesi için gönderen O’dur.”
FURKÂN – 27: “Keşke resûlle beraber bir yol ittihaz etseydim.”
FURKÂN – 28: “Yazıklar olsun, keşke ben falanı dost edinmeseydim.”
FURKÂN – 29: “...Bana zikir geldikten sonra beni zikirden saptırdı ve şeytan, insana yardımsız bırakandır.”
FURKÂN – 30: “Muhakkak ki benim kavmim, bu Kur’ân’ı terk edilmiş bir şey edindiler.”
NEML – 82: “Ve onların üzerine (Allah’ın Kitap’ta söylediği) söz vuku bulunca, onlara arzdan dabbe çıkardık (çıkarırız). İnsanların (Kitap’taki) âyetlerimize yakin hasıl etmediklerini söyleyecek.”
DUHÂN – 10: “Artık gök, apaçık duman (fitne) getireceği günü gözet.”
DUHÂN – 11: “O (fitne ki) insanları sarmıştır. İşte bu, elim bir azaptır.”
DUHÂN – 12: “Rabbimiz, azabı bizden kaldır. Muhakkak ki biz, mü'minleriz.”
DUHÂN – 13: “Onlara açıklayan bir Resul gelmişti. İbret almadılar.”
DUHÂN – 14: “Ve (O’na) ‘öğretilmiş ve deli’ dediler. Ve sonra O’ndan yüz çevirdiler.”
SAFF – 8: “Onlar, ağızları ile Allah’ın nurunu söndürmeyi istiyorlar. Ve Allah, kâfirler kerih görseler bile nurunu tamamlayacak olandır.”
SAFF – 9: “Resûl’ünü hidayet ile ve dinlerin hepsinin üzerine, izhar etmek için, hak din ile gönderen O’dur.”
BEYYİNE – 2: “Allah’tan gönderilen Resûl, (onlara) tertemiz (bâtıl ve şüpheden uzak) sahifeleri okur.”
BEYYİNE – 3: “O sayfalar içinde temel, değişmez hükümler yazılı olan kitaplardır.”
FURKÂN 27-28-29-30: “Keşke resûl ile birlikte yol tutsaydık, keşke falanı dost edinmeseydim; bana Kur’ân zikri gelmişken o beni saptırdı.” Ve Furkan 30’da: “Resûl: Ya Rabbim, benim kavmim bu Kur’ân’dan ayrıldı.”
İşte Kur’ân’ın terk edildiği, hidayetin kaybolduğu bir dönemde Allahû Tealâ Mehdi resûlü yeryüzünde vazifeli kılıyor.
Neml sûresinin 82. âyet-i kerîmesinde “dâbbetü’l-arz”dan bahsediyor. Dâbbetü’l-arz’ın Mehdi (A.S)’la, NUR TV ile, insanların terkettiği kutsal kitaplardaki hakikâtleri, Mehdi resûlün açıklamasıyla ifade ediyor.
Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V), Mehdi (A.S) döneminde Deccal fitnesinden bahsediyor, Duhân fitnesinden bahsediyor. Duhân 10-11-12-13-14-15. âyetlerinde Allahû Tealâ şöyle buyuruyor:
DUHÂN FİTNESİ
1. DUHAN-10: Fertekib yevme te’tis semaû bi duhanin mubin(mubinin).
Artık göğün, apaçık duman (fitne) getireceği günü gözle.
2. DUHÂN-11: Yagşân nâs(nâse), hâzâ azâbun elîm(elîmun).
(O fitne ki) insanları (insanların büyük kısmını) sarmıştır. İşte bu, elîm bir azaptır.
3. DUHÂN-12: Rabbenekşif annel azâbe innâ mû’minûn(mû’minûne).
Rabbimiz, azabı bizden kaldır. Muhakkak ki biz, mü’minleriz.
4. DUHÂN-13: Ennâ lehumuz zikrâ ve kad câehum resûlun mubîn.
Onlara (herşeyi) açıklayan bir resûl gelmişti. İbret almadılar.
MUHAMMED-16: ... “Biraz önce (O) ne dedi?” dediler. İşte onlar, Allah’ın, kalplerini mühürledikleri kişilerdir ve onlar hevalarına tâbî olanlardır.
5. DUHÂN-14: Summe tevellev anhu ve kâlû muallemun mecnûn(mecnûnun).
Ve (O’NA) (şeytan tarafından vahyedilerek) “öğretilmiş” ve “deli” dediler ve sonra O’NDAN yüz çevirdiler.
6. DUHÂN-15: Innâ kâşifûl azâbi kalîlen innekum âidûn(âidûne).
Muhakkak ki Biz, azabı biraz kaldırsak (bile), şüphesiz ki siz (şirke) dönecek olanlarsınız.
7. DUHÂN-16: Yevme nebtışul batşetel kubrâ innâ muntekimûn(muntekimûne).
Büyük bir şiddetle (onları) yakalayacağımız gün, Biz mutlaka intikam alacak olanlarız.
“Göğün apaçık bir dumanla kaplandığı günleri gözetle. O insanları saracak, elim bir azaptır. "Rabbimiz, bizden bu azabı kaldır, biz mü’minleriz.” Ama Allahû Tealâ diyor ki: “Onlar nerede? Onlardan ibret almak… Onlara bir resûlümüz gelmişti, herşeyi açıklayan bir resûlümüz.” Bu resûl Mehdi resûldür. Ama insanlar Mehdi resûle ne diyorlar? “O’na şeytan tarafından vahyedilmiş, bir deli” diyorlar ve ondan yüz çevirdiler. Yani yüz çevirenlerin fâsıklar olduğu zikrediliyor.
Sevgili kardeşlerim, Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V), Mehdi resûlünün çıktığında:
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Sünen-i İbni Mace.
"Siz o geleni görünce karın üstü sürünerek de olsa ona biat ediniz. Çünkü O Allah’ın halifesi Mehdi’dir."
Buyuruyor. Yani şartlar ne olursa olsun Mehdi (A.S) çıkınca sürünerek dahi olsa mutlaka O’na ulaşıp biat etmemiz gerekiyor.
Öyleyse Mehdi resûlün görevleri arasında din birliği söz konusu, Mehdi resûlün görevleri arasında dine girmiş olan bid’atlerden dini temizlemek söz konusu, Mehdi resûlün görevleri arasında dinde fırkalara ayrılmamak, Mehdi resûlün görevleri arasında İslâm birliğini gerçekleştirmek söz konusudur.
Hadîs-i şerifte “Ümmetim, Mehdi’nin devrinde onun ekonomi ilmiyle öyle bir refah bulacağı ifade ediliyor ki o güne kadar onun mislini kimse bulamamıştır.”
Evet gerçekten de Mehdi (A.S)’a ekonomik açıdan Allahû Tealâ’nın hazırlattığı birçok eserler var. Eğer onlarla amel edilebilse ülke en üst seviyede kalkınır ama insanlar bunun farkında değil.
“O zat, Mehdi (A.S), insanlar içerisinde peygamberlerin sünnetiyle amel eder, İslâm yeryüzünde tam manasıyla yerleşir. Yeryüzünde 7 sene kalır, sonra vefat eder ve Müslümanlar onun üzerine namaz kılarlar.”
Evet, 7 sene kalacakmış Mehdi (A.S). Her sene bizim saydıklarımızdan 20 yıl ediyorsa o zaman 140 sene kalması söz konusu.
“Kıyametin kopmasına bir gün bile kalsa Allahû Tealâ o günü uzatarak benim soyumdan bir kişi gönderecektir. Adı adımın, babasının adı babamın adının aynısı olacak. Zulüm ve zorbalık altında inleyen yeryüzünü, huzur ve adaletle dolduracak.”
Sevgili kardeşlerim, Resûlullah (S.A.V) başka bir hadîste: “Hiçbir tarafın ondan mahfuz (saklı) kalmayacağı bir fitne zuhur edecek. Bu fitne kaldığı yerden hemen başka bir tarafa yayılacak ve bu durum bir münadinin semadan seslenerek ‘Ey insanlar! Emiriniz artık Mehdi’dir.’ demesine kadar devam edecektir.” buyuruyor.
Peygamber Efendimiz (S.A.V), Mehdi (A.S)’ın talebeleri için şöyle buyurmuştur: “Şehitleri, şehitlerin en hayırlısı, emirlerin en üstünüdür. Onlar Allah’ın has kullarıdır.”
Başka bir hadîste:
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: İmâm-ı Suyûti, (Kitabûl Burhan fi Alametil Mehdiyyil Muntazar); İsbat’ul-Hudat, c.7, s.14.
“Kendisinden başka İlah olmayan Allah’a ant olsun ki, Hz. İsa bin Meryem’in, arkasında namaz kılacağı bu ümmetin Mehdi’si bizdendir.”
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: İmam-ı Suyûti; Kitab’ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy il Ahir Zaman, 57.
Mehdi; Resûlullah (S.A.V)’in bayrağı, gömleği, kılıcı ve Nûr ve beyan gibi daha birçok alametleri yanında olduğu halde zuhur eder. Sonra en yüksek ses ile şöyle hitap eder:
"Ey insanlar, ben size Allah’ı hatırlatıyorum. Yarın mahşer gününde Allah’ın huzurunda yerinizin ne olacağını haber veriyorum. Allahû Teâlâ size pek çok deliller ve Peygamberler göndermiş, Kur’ân-ı indirmiş ve size şöyle emretmiştir: Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmayın, Allah ve Resûl’üne itaati koruyun. Kur’ân’ın ihya ettiğini diriltin, yasaklarını da yasaklayın ve siz Mehdi’ye yardımcılar ve destek olun. Zira dünyanın fena bulması ve zevale ermesi yaklaşmıştır. Ve bu kesindir. Ben sizi Allah’a ve Resûl’üne, O’nun Kitabıyla amel etmeye, batılı yok edip, sünneti ihya etmeye davet ediyorum."
Sevgili kardeşlerim, “Bulutların semada toplandığı gibi Allah onun etrafında bir kavmi toplar. Onların kalplerini uzlaştıracaktır. Onlar içlerinden şehit düşene üzülmez, kendilerine katılana sevinmezler. Sayıları bedir ashabı gibi 313 kadardır. Evvelkiler onları geçemediği gibi sonrakiler de onlara yetişemez. Onların sayıları Talut ile nehri geçenlerin sayısı kadardır.”
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Muhyiddin-i İbn-i Arabi, Fütuhat’ül Mekkiye, 66. Bab. Kıyamet Alametleri, s. 186
"Mehdi (A.S) döneminde, cahil, cimri ve korkak olan kimse anında âlim, cömert ve cesur olur."
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alâmet-il Mehdiyy-il Muntazar, 23.
Peygamber Efendimiz (S.A.V), Mehdi (A.S) için hadîsinde şöyle buyuruyor:
"İnsanlar Hakka dönünceye kadar mücadelesine devam edecektir.
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alâmet-il Mehdiyy-il Muntazar, 55
“Ve semadan zuhur eden bir el ‘Emiriniz Mehdi’dir’ şeklinde bir nida duyuncaya kadar tefrika ve ihtilaflar devam edecektir.”
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak:Sünen-i İbni Maca,10/345
“Mehdi bizden, ehl-i beyttendir. Allah onu bir gecede ıslah eder.”
Peygamber Efendimiz (S.A.V), Hazreti Mehdi (A.S)’ın Allah’ın âhir zaman için özel seçtiği bir kişi olduğu konusunda şöyle buyurmuştur: “Allah O’nu diğer insanlar üzerine seçmiştir. Fitneleri önlemenin kendisine zor gelmeyeceği, öldürmenin de onun vazgeçiremeyeceği Ehl-i beytime mensup birisi dünyaya sahip olmadan günler ve geceler bitmeyecektir. Yeryüzü zulüm ve işkence yerine adâletle dolacaktır.”
Öyleyse sevgili kardeşlerim görüyorsunuz ki Mehdi (A.S)’ın özellikleri ve Allah katındaki yeri âyet ve hadîslerde kesin olarak yer alıyor.
Mehdi (A.S)’ın yer aldığı âyetler, Kur’ân’daki âyetler tek tek söyledik ve Mehdi (A.S)’ın özellikleri ve görevleri… Ki Mehdi (A.S) bir velî resûl olarak 4 görevin sahibi, ama velî resûller arasında seçilen vekâleten devrin imamı olması hasebiyle de 5 görevin sahibidir.
NEBÎ RESÛL'LERİN 5 GÖREVİ
BAKARA – 151 Nitekim size, aranızda (görev yapmak üzere), sizden (kendinizden) bir Resûl (Peygamber) gönderdik ki, (1) âyetlerimizi size tilâvet etsin (okuyup açıklasın) ve (2) sizi (nefsinizi) tezkiye (ve tasfiye) etsin, (3) size Kitap’ı (Kur’ânı Kerîm’i) ve (4) hikmeti öğretsin ve (5) (hikmetin de ötesinde) bilmediğiniz şeyleri öğretsin.
1. görev, âyetleri tilâvet etmek, 2. görev, tâbî olanların nefsini tezkiye etmek, 3. görev Kitap’ı öğretmek, 4. görev hikmeti öğretmek ve 5. görev hikmetin ötesini de öğretmektir.
Bakara 151, bir nebî resûlün görevlerini açıklıyor. Ama nebî resûlün olmadığı dönemlerde vekâleten devrin imamı, aynı resûlün görevlerini, nebî resûlün görevlerini o da üstleniyor.