Muhterem Hocam, Mâide 2'de Beytül Harâm'a girenlerin Allah'tan fazl ve rızasını istediklerinden bahsediliyor. Bu fazl ve rızayı açıklar mısınız?

Soru

Muhterem Hocam, Mâide 2'de Beytül Harâm'a girenlerin Allah'tan fazl ve rızasını istediklerinden bahsediliyor. Bu fazl ve rızayı açıklar mısınız?

Cevap

Gerçekten de aynı muhteva Fetih 29'da belirtiliyor: “Muhammed (S.A.V) Allah'ın Resûlü'dür. O’nunla beraber olanlar kâfirlere karşı şiddetli, kendi aralarında merhametlidirler. Onları rükû ve secde ederken görürsün. Onlar Allah'tan fazl ve rıza istiyorlar. Onların işaretleri secde izi yüzlerindeki alâmetleridir. Bu onların Tevrat'taki misali ve İncil'deki misali.”

48/FETİH-29 Muhammedun resûlullâh(resûlullâhi), vellezîne meahû eşiddâu alâl kuffâri ruhamâu beynehum terâhum rukkean succeden yebtegûne fadlen minallâhi ve rıdvânen sîmâhum fî vucûhihim min eseris sucûd(sucûdi), zâlike meseluhum fît tevrât(tevrâti), ve meseluhum fîl incîl(incîli), ke zer’in ahrace şat’ehu fe âzerehu festagleza festevâ alâ sûkıhî yu’cibuz zurrâa, li yagîza bihimul kuffâr(kuffâra), vaadallâhullezîne âmenû ve amilûs sâlihâti minhum magfiraten ve ecren azîmâ(azîmen).

Allah’ın Resûl’ü Hz. Muhammed (S.A.V) ve O’nunla beraber olanlar, kâfirlere karşı çok şiddetli; kendi aralarında çok merhametlidirler. Onları rükû ederken, secde ederken ve Allah’dan fazl ve rıza isterken görürsün. Onların alâmetleri yüzlerindeki secde izleridir. İşte bunlar, onların Tevrat’taki ve İncil’deki vasıflarıdır. Filizini çıkaran sonra onu kuvvetlendiren, böylece kalınlaşan, sonunda gövdesi üzerinde yükselen, çiftçilerin hoşuna giden ekin gibidir. Onlarla kâfirleri öfkelendirmek içindir. Ve Allah, onlardan âmenû olanlara (Allah’a ulaşmayı dileyenlere) ve salih amel (nefs tezkiyesi) yapanlara mağfiret ve büyük ecir vaadetti.

Gerçekten de kişi Allah'ın yoluna girmeden evvel hacca gitmişse, ki insanların %90'dan fazlası hacca giderler, Ama Allah'ın yolunda değillerdir, Allah'ın fazlına muhatap olmamışlardır, Allah'ın mürşidinin rızasına da tâbî olmamışlardır. O noktada değillerdir. Allahû Tealâ bir insanın kalbine îmân yazmadıkça o kişinin kalbinde fazlın tutulması mümkün değildir. Böyle bir şey içinse Allah'ın mü’minler rızası o kişi için mutlaka gereklidir. Böyle bir rızayı kim Allahû Tealâ'dan isterse onlar o hedefe ulaşacak olanlardır. Yani Allah'tan fazl ve rıza, fizik vücudun yaptığı zikirlerle fazlın kalpte toplanması söz konusu. Belki 7 safha rıza ve 7 safha nefs tezkiyesini alt alta yazacak olursak kişinin kalbinde fazılların birikebilmesi mutlak surette o safhanın rızasını gerçekleştirmesine bağlı.

7 SAFHA RIZA

1. Zumer-7: … Ve eğer şükrederseniz sizden razı olur. (Hiç) bir günahkâr, diğerinin (başkasının) günahını yüklenmez. Sonra dönüşünüz Rabbinizedir. Böylece size yapmış olduklarınızı haber verecek. Muhakkak ki O, sinelerde olanı bilendir.

2. Mucâdele-22: … İşte onlar ki, (Allah) onların kalplerinin içine îmânı yazdı. Ve onları, Kendinden bir ruh ile destekledi (orada eğitilmiş olan, devrin imamının ruhu onların başlarının üzerine yerleşir). Ve onları, altından nehirler akan cennetlere dâhil edecek. Onlar orada ebediyyen kalacak olanlardır. Allah, onlardan razı oldu. Ve onlar da O’ndan (Allah’tan) razı oldular. İşte onlar, Allah’ın taraftarlarıdır. …

3. Fecr-28: Rabbine dön (Allah’tan) razı olarak ve Allah’ın rızasını kazanmış olarak!

4. Fetih-18: Andolsun ki, o ağacın altında sana tâbî oldukları zaman Allah, mü’minlerden razı oldu. Ve onların kalplerinde olanı biliyordu. Böylece onların üzerine sekînet indirdi. Ve onlara yakın bir fetih nasip etti.

5. Bakara-207: Ve insanlardan, Allah’ın rızasını dileyerek (Allah’ın rızası karşılığında) kendi nefsini satan kimseler vardır. Ve Allah, kullarına Rauf’tur (çok şefkatlidir).

6. Nisâ-114: Ve kim Allah rızasını istemek için bunları yaparsa, o taktirde ona “büyük mükâfat” vereceğiz.

7. Tevbe-100: … O sabikûn-el evvelîn Onların bir kısmı muhacirînden (Mekke’den Medine’ye göç edenlerden) bir kısmı ensardan ihsanla tâbî olanlardandı. (Sahâbe irşad makamına sahip oldukları için onlara tâbî olundu). Allah, onlardan razı ve onlar da O’ndan (Allah’tan) razıdır. ...

NEFS TEZKİYESİNİN 7 KADEMESİ

1. NEFS-İ EMMARE: 15 BİN ZİKİR - %7 NUR - 1’e 100 derecat

YÛSUF–53: Ve ben, nefsimi ibra edemem (temize çıkaramam). Muhakkak ki nefs, mutlaka sui olanı emreder. Rabbimin Rahîm esmasıyla tecelli ettiği (nefsler) hariç...

2. NEFS-İ LEVVAME: 17 BİN ZİKİR - %14 NUR - 1’e 200 derecat

KIYÂME–2: Ve hayır, levvame (kınayan) nefse yemin ederim.

3. NEFS-İ MÜLHİME: 19 BİN ZİKİR - %21 NUR - 1’e 300 derecat

ŞEMS–8: Sonra ona (nefse) fücurunu ve takvasını ilham etti.

4. NEFS-İ MUTMAİNNE: 21 BİN ZİKİR - %28 NUR - 1’e 400 derecat

FECR–27: Ey mutmain olan nefs!

5. NEFS-İ RADİYE: 23 BİN ZİKİR - %35 NUR - 1’e 500 derecat

FECR–28: Rabbine dön (Allah’tan) razı olarak ve Allah’ın rızasını kazanmış olarak!

6. NEFS-İ MARDİYYE: 25 BİN ZİKİR - %42 NUR - 1’e 600 derecat

FECR–28: Rabbine dön (Allah’tan) razı olarak ve Allah’ın rızasını kazanmış olarak!

7. NEFS-İ TEZKİYE: 33 BİN ZİKİR - %49 NUR - 1’e 700 derecat

FÂTIR–18: ...Ve kim tezkiye olursa (nefsini tezkiye ederse), o taktirde bunu sadece kendi nefsi için yapar. Ve dönüş (varış) Allah’adır (Nefs tezkiyesi ile ruh Allah’a döner, ulaşır).

Allah'tan fazl ve rıza: Kişi Allah'a ulaşmayı dilemedikçe kalbinden, 1. safha rızanın sahibi olamaz. Mürşidine tâbî olup kalbine îmân yazılmadıkça 2. safha rızanın sahibi olamaz. Ruhunu teslim etmedikçe %51 nura ulaştırmadıkça 3. safha rızanın sahibi olamaz. 3. safha rızada %51 nur; 2. safha rızada %2 rahmet yani mürşide ulaşma rızası ve peşinden %49 fazl, arkasından %81 fazl, arkasından %100 fazıllar söz konusu. Yani fazl ve rıza istiyorlar. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 28 Ekim 2026Son güncelleme: 28 Ekim 20265 dk okuma0