Muhterem Hocam, manevî rahatsızlıkların; depresyon, panik atak, kaygı, endişe gibi rahatsızlıkların nedeni nedir, açıklar mısınız?
Soru
Muhterem Hocam, manevî rahatsızlıkların; depresyon, panik atak, kaygı, endişe gibi rahatsızlıkların nedeni nedir, açıklar mısınız?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, manevî rahatsızlıkların; depresyon, panik atak, endişe, kaygı gibi rahatsızlıkların sebebi, Allah'ın bize emrettiğini öğrenmemek ve yaşamamaktan geçiyor.
ORTAK AKIL
NEFS 19 AFETİ ile AKLA Ulaşır.
1. Kin ve Nefret
2. Küfür
3. Yalan
4. Zulüm
5. Haset
6. Cehalet
7. Cimrilik
8. Öfke ve Gayz
9. İsyan
10. Sabırsızlık
11. Kibir ve Gurur
12. Hırs ve Şehvet
13. Nankörlük
14. Dedikodu
15. Zan
16. İptilalar (Kötü Alışkanlıklar)
17. Vefasızlık
18. Mürailik
19. Fitne Fesat
RUH 19 HASLETİ ile AKLA Ulaşır.
1. Sevgi
2. Îmân
3. Doğruluk
4. Adalet
5. Edep
6. İlim
7. Cömertlik
8. Sekînet
9. İtaat
10. Sabır
11. Tevazu
12. Kanaat
13. Şükür
14. Ketumiyet
15. Hakikat
16. Faziletler
17. Vefa
18. İhlâs
19. Tevhit
SECDE-9 Summe sevvâhu ve nefeha fîhi min rûhihî ve ceale lekumus sem’a vel ebsâre vel efidete, kalîlen mâ teşkurûn(teşkurûne).
Sonra (Allah), onu dizayn etti ve onun içine (vechin, fizik vücudun içine) ruhundan üfürdü ve sizler için sem’î (işitme hassası), basar (görme hassası) ve fuad (idrak etme hassası) kıldı. Ne kadar az şükrediyorsunuz.
HİCR-26 Ve lekad halaknâl insâne min salsâlin min hamein mesnûn(mesnûnin).
Andolsun ki; Biz insanı, “hamein mesnûn olan salsalinden” (standart insan şekli verilmiş ve organik dönüşüme uğramış salsalinden) yarattık.
ŞEMS-7 Ve nefsin ve mâ sevvâhâ.
Nefse ve onu (7 kademede ahsene dönüşecek şekilde) sevva edene (dizayn edene) (andolsun).
Allahû Tealâ varlıklar âleminde, emr âleminde melekleri, gayb âleminde cinleri, zahirî âlemde insanları yaratmış. Ama bu cinler ve insanlar arasında da en üst seviyedeki varlık insandır. Ama insan, bütün güzelliklerin sahibi olmasına karşılık Allah'ın kendisine tayin ettiği hedef, ölmeden evvel hayattayken ruhunu Allah'a ulaştırmak. İşte bu Allah'ın temel emri yerine getirilmediği takdirde her gün biraz daha kişi yozlaşmaya gider.
Öncelikle Peygamber Efendimiz (S.A.V) Efendimiz'in buyurduğu: "Eski toplumların derdi, elemi size dokundu; haset ve kin. Kin kökten kazıyandır. Allah'a yemin ederim, îmân etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de îmân etmiş olamazsınız. Size birbirinizi seveceğiniz bir şeyi haber vereyim mi? Aranızda selâmı yayın."
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Tirmizi Huccetü’l İslâm İmam Gazali, İhya’u Ulumi’d-din, 3. cilt, s. 425
“Sizden önceki toplumların derdi size de bulaştı: Haset ve kin. Kin beslemek kökten kazıyan şeydir.
Allah’a yemin ederim ki îmân etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe îmân etmiş olamazsınız.
Size birbirinizi seveceğiniz bir şeyi haber vereyim mi? Aranızda selâmı yayın…”
33/AHZÂB-72 İnnâ aradnâl emânete alâs semâvâti vel ardı vel cibâli fe ebeyne en yahmilnehâ ve eşfakne minhâ ve hamelehal insân(insânu), innehu kâne zalûmen cehûlâ(cehûlen).
Muhakkak ki Biz, emaneti göklere, arza ve dağlara arz ettik (sunduk, teklif ettik). Onu yüklenmekten çekindiler ve ondan korktular. Ve insan onu yüklendi. Muhakkak ki o (nefs), çok zâlimdir, çok cahildir.
İşte kin kökten kazıyandır. Kin, nefretin vücutta yerleşmiş hâlidir. Kin ve nefret nefsimizin bir afeti. Eski toplumların derdi, elemi size dokunduğundaki murad; nefsimizin iki afetinden söz ediliyor.
Nasıl Allahû Tealâ Ahzâb-72'de; emaneti insan yüklendiği zaman.
İnnâ aradnâl emânete alâs semâvâti vel ardı vel cibâli fe ebeyne en yahmilnehâ ve eşfakne minhâ ve hamelehal insân: İnsan yüklendi. İnsan, zâlim ve cahil insanın ruhla birlikte tabiî ki bir fizik bedeni var ve bir de nefsi var. Nefsin iki afeti zikrediliyor. Ama aynı zamanda eski toplumların derdi, elemi size dokundu; haset ve kin. İki tane nefsin afeti olarak zikrediliyor.
Öyleyse dert ve elemlerin hepsi nefsin afetlerinden kaynaklanıyor. İşte kişi herhangi birisi toplumda kendisine zulmettiği zaman, güçlüyse intikamını alır. Güçlü değilse içine atar ve bu içine attığı kin olarak kendisine yerleşen nesnenin bir müddet sonra artan oranda strese dönüştüğünü, stresi vücuda getirdiğini; stresin depresyona, panik atak; maskeli depresyona ve gelecek endişesi gibi birtakım sonuçlara bizi ulaştırdığını görüyoruz. Bu da bütün bunların hepsi manevî rahatsızlıkların menbağını teşkil ediyor. Bunlardan kurtulmak, Allah'ın temel emri olan ölmeden evvel ruhun hayattayken Allah'ın Zat'ına ulaşmasını yerine getirmek. Bu bize ne sağlar? Nefsimizin manevî kalbindeki afetlerin %50'sinin Allah tarafından temizlenmesini sağlar. Kişinin nefsinin manevî kalbinde %51 nur, %49 karanlık. O karanlıklar yine birtakım bir kere %51 oranında artık iblis emrini bize dikte ettiremiyor, %49 olarak tesir sahası var. Ama eğer bu noktada isek ve Allah'ın emrini öne geçirebilirsek, o zaman geri kalan günbe gün nefsin afetlerinin azalmasıyla irade güçlenir. Nefsin afetlerinin azalmasıyla kişinin hata yapma oranı azalır. Yani fizik vücut güçlenir. İrade güçlenir. Ve Allah'ın yardımını daha fazla almaya başlar. Allah razı olsun.