Muhterem Hocam, bazı bilginler, İslâm'ı yaşamak için tasavvufta olmanın, tâbî olmanın aşırılık olduğunu düşünüyorlar ve orta yolu tutmamızı söylüyorlar. Bu konuda Kur'ân-ı Kerim ne diyor? Bize açıklayabilir misiniz.

Soru

Muhterem Hocam, bazı bilginler, İslâm'ı yaşamak için tasavvufta olmanın, tâbî olmanın aşırılık olduğunu düşünüyorlar ve orta yolu tutmamızı söylüyorlar. Bu konuda Kur'ân-ı Kerim ne diyor? Bize açıklayabilir misiniz.

Cevap

Herşeyden evvel sevgili kardeşlerim, orta yol yok. İki yol var: Allah'a ulaştıran yol; Sıratı Mustakîm ve cehenneme, şeytana götüren yol; sıratı cahim. İşte Allahû Tealâ, bunu Kur'ân-ı Kerim'de belirtiyor, Bakara 256’da:

2/BAKARA-256 Lâ ikrâhe fîd dini kad tebeyyener ruşdu minel gayy(gayyi), fe men yekfur bit tâgûti ve yu’min billâhi fe kadistemseke bil urvetil vuskâ, lânfisâme lehâ, vallâhu semîun alîm(alîmun). dinde zorlama yoktur. irşad yolu (hidayet yolu, Allah’a ulaştıran yol), gayy yolundan (dalâlet yolundan, şeytana, cehenneme ulaştıran yoldan) açıkça (ayrılıp) ortaya çıkmıştır. Artık kim tagutu (şeytanı ve şeytana ulaştıran yolu) inkâr edip de Allah’a îmân ederse (mü’min olur, Allah’a ulaştıran yolu tercih ederse), böylece o, (Allah’tan) kopması mümkün olmayan urvetul vuskaya (sağlam bir kulba, mürşidin eline) tutunmuştur. Allah Sem’î’dir, Alîm’dir.

"Dinde zorlama yok. İrşat yoluyla gayy yolu birbirinden kesin biçimde ayrılmıştır." İrşat yolu Allah'a ulaştıran yol, gayy yolu şeytana götüren, cehenneme götüren yol. O zaman orta yol yok.

Allahû Tealâ'nın Kur'ân-ı Kerim’inde âyetlerle bize tayin ettiği hedef ve bu hedefe ulaşmak için (ki en son hedef iradenin teslimi); insanoğlu dünya üzerinde yaşarken hangi zaman diliminde yaşarsa yaşasın, Allah'ın kendisine farz kıldığı 7 safha ve 4 teslim var.

4 SIRAT-I MUSTAKİM (HİDAYET) 1. RUHUN HİDAYETİ NİSÂ – 175: Böylece Allah’a âmenû olanları (ölmeden önce ruhunu Allah’a ulaştırmayı dileyenleri) ve O’na (Allah’a) sarılanları ise, (Allah) Kendinden bir rahmetin ve fazlın içine koyacak ve onları, Kendisine ulaştıran “Sıratı Mustakîm”e hidayet edecektir (ulaştıracaktır). 2. FİZİK VÜCUDUN HİDAYETİ NAHL – 36: ... Onlardan bir kısmını (Resûlün daveti üzerine Allah’a ulaşmayı dileyenleri), Allah hidayete erdirdi ve bir kısmının (dilemeyenlerin) üzerine dalâlet hak oldu... YÂSİN – 60: Ey Âdemoğulları! Ben, sizlerden şeytana kul olmayacağınıza dair ahd almadım mı? Muhakkak ki o (şeytan), size apaçık bir düşmandır. YÂSİN – 61: Ve Ben, sizden Bana kul olmanıza (dair ahd almadım mı?) Bu da Sıratı Mustakîm (üzerinde bulunmak)tir. 3. NEFSİN HİDAYETİ HİCR – 41: Allahû Tealâ şöyle buyurdu: “İşte bu, Bana yönlendirilmiş (Bana ulaştıran) yoldur.” 4. İRADENİN HİDAYETİ EN’ÂM – 153: Ve muhakkak ki; bu, Benim mustakîm olan yolumdur. Öyleyse ona tâbî olun. Ve (başka) yollara tâbî olmayın ki; o taktirde sizi, onun yolundan ayırır. İşte böyle size onunla vasiyet etti (emretti). Umulur ki böylece siz takva sahibi olursunuz.

Allah'ın dinini yaşamak için: Evvela birinci safhada Allah'a ulaşmayı dilemek. Daha sonra ruhun hidayeti, fizik vücut hidayeti, nefsin hidayeti ve iradenin hidayeti olmak üzere dört tane hidayetin gerçekleşebilmesi için mutlak surette Allah'ın tayin ettiği mürşide tâbî olmak ve arkasından bu dört hidayetin gerçekleşmesinden sonra, dini nasıl öğrendiyse, nasıl yaşadıysa aynı şekilde başkasına öğretmek. Öyleyse İslâm'ı yaşamak evvela öğrenmek, yaşamak ve de öğretmekten geçiyor.

Tâbî olmak aşırılık mıdır? Hayır. Tâbiiyetsiz hiç kimse dini yaşayamaz. Mürşidi inkâr eden kim olursa olsun, gideceği yer tek bir yer var: o cehennem. Diyeceksiniz ki, “Allah'a ulaşmayı dileyen kişi mutlaka cennete gider.” Evet, ama Allah'a ulaşmayı dileyen kişiyi Allah mutlaka mürşidine ulaştırır. Çünkü Allahû Tealâ'nın garantisi var. Öyleyse eğer bir insan mürşidi inkâr ediyorsa o zaman -kimdir mürşidi inkâr eden? Allah'a ulaşmayı dilemeyen kişi- Allah'a ulaşmayı dilemeyenin de gideceği yer kesin: cehennem.

Tabiiyet: Ruhun dünya hayatında Allah'a ulaşması için farz. Tabiiyet: Fizik vücudun şeytandan kurtulması için farz. Tabiiyet: Nefsin yedi kademede tezkiye ve tasfiyesi için farz. Tabiiyet: En son noktada iradenin teslimi için farz. Bu olmadıkça hiç kimsenin Kur'ân'daki İslâm'ı yaşaması söz konusu değil. İşte İblis denen insanların baş düşmanı evvela bu 7 tane hedefi yok etmiş:

7 HEDEF EMİR VAHDET 1. Allah’a Ulaşmayı Dilemek RÛM-31: O’na (Allah’a) yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve O’na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin. Ve (böylece) müşriklerden olmayın. TEVHİD 2. 12 İhsanla Mürşide tâbî Olmak MU’MİN-15: …. Allah, kullarından dilediği kişinin üzerine Allah’a ulaşma gününün geldiğini ihtar etmek için, emrinden (Allah’ın emrini tebliğ edecek) bir ruh (devrin imamının ruhunu) ulaştırır. TESLİM: 3. Ruhun Allah’a Teslimi RAD-21: Ve onlar Allah’ın (ölmeden evvel), Allah’a ulaştırılmasını emrettiği şeyi (ruhlarını), O’na (Allah’a) ulaştırırlar. Ve Rab’lerine karşı huşû duyarlar ve kötü hesaptan korkarlar. 4. Fizik Vücudun Allah’a Teslimi YÂSİN-60: Ey Âdemoğulları! Ben, sizlerden şeytana kul olmayacağınıza dair ahd almadım mı? Muhakkak ki; o (şeytan), size apaçık bir düşmandır. YÂSİN-61:Ve Ben, sizden Bana kul olmanıza (dair ahd almadım mı)? Bu da Sıratı Mustakîm (üzerinde bulunmak)tır. 5. Nefsin Allah’a Teslimi NİSA-103: Namazı bitirdiğinizde; ayaktayken, otururken ve yan üzeriyken (yan üstü yatarken), Allah’ı hep zikredin! Güvenliğe kavuştuğunuzda namazı namazın erkânıyla kılın… 6. İrşada Ulaşmak BEYYİNE-5: Onlar emrolunmadılar. Sadece hanifler olarak, Allah için dinde halis (nefslerini halis kılmış) kullar olmakla emrolundular. Ve namaz kılmakla ve zekât vermekle emrolundular. İşte kayyum olan din budur. 7. İradeyi Allah’a Teslim Etmek EN’ÂM-97: Ve kara ve denizin karanlıklarında (nefsin afetlerinin karanlığında) yolunuzu bulmanız (hidayete ermeniz) için yıldızları (nebîler, resûller, mürşidler) kılan O’dur. Bilen bir kavim için, âyetleri detayları ile açıkladık.

Sonra hedef emirlerin yerine vasıta emirleri geçirmiş. Ve vasıta emirlerden de hayati önemi haiz olan 1. ve 2. yok, geri kalan: Savmu salat, haccı zekât, kelime-i şehadet.

7 VASITA EMİR 1. Allah’a Ulaşmayı Dilemek ANKEBÛT – 5: Kim Allah’a mülâkî olmayı (hayattayken Allah’a ulaşmayı) dilerse, o taktirde muhakkak ki Allah’ın tayin ettiği zaman mutlaka gelecektir (ruhu mutlaka hayattayken Allah’a ulaşacaktır). Ve O; en iyi İşiten, en iyi Bilendir. 2. Kelimeyi Şehadet – 12 İnsanla Mürşid Önünde Tövbe Etmek BAKARA - 45, 46: (Allah’tan) sabırla ve namazla istiane (özel yardım) isteyin. Ve muhakkak ki o huşû sahibi olanlardan başkasına elbette ağır gelir. Onlar ki, Rab’lerine (dünya hayatında) muhakkak mülâkî olacaklarına ve (sonunda ölümle) O’na döneceklerine yakın derecesinde inanırlar. ÂLİ İMRÂN – 18: Allah, şehadet (şahitlik) etti: Muhakkak ki O’ndan başka ilâh yoktur... 3. Oruç BAKARA – 183: Ey âmenû olanlar! Oruç, sizden öncekilerin üzerine yazıldığı (farz kılındığı) gibi sizin üzerinize de yazıldı (farz kılındı). Umulur ki böylece siz takva sahibi olursunuz. 4. Namaz NİSÂ – 103: Böylece namazı bitirdiğiniz zaman, artık ayaktayken, otururken ve yan üstü iken Allah’ı zikredin! Daha sonra güvenliğe kavuştuğunuz zaman, namazı erkâniyle kılın. Muhakkak ki namaz, mü’minlerin üzerine, “vakitleri belirlenmiş bir farz” olmuştur. 5. Hac BAKARA – 197: Hac, bilinen aylardır. İşte kim onlarda (o aylarda), (ihrama girerek) haccı (kendine) farz edindirirse, artık hacta kadına yaklaşmak (ve benzeri davranışlar), fâsıklık (günaha sapmak), cedelleşmek (sürtüşmek, kavga etmek) yoktur... 6. Zekât BEYYİNE – 5: Ve onlar, Allah için hanifler olarak dinde halis kullar olmaktan (nefslerini halis kılmaktan) ve namazı ikame etmekten ve zekâtı vermekten başka bir şeyle emrolunmadılar. İşte kayyûm din (kıyamete kadar devam edecek din) budur. 7. Zikir MUZZEMMİL – 8: Ve Rabbinin İsmini zikret ve herşeyden kesilerek O’na ulaş. ANKEBÛT – 45: Kitaptan sana vahyedilen şeyi oku ve salâtı ikâme et. Muhakkak ki salât, fuhuştan ve münkerden nehyeder. Ve Allah’ı zikretmek mutlaka en büyüktür.

Vasıta emirlerle hiç kimse mutluluğu yaşayamaz. Yaşayabilmesi için mutlaka Allah'a ulaşmayı dilemesi ve ibadetlerin sultanı zikri yapması gerekir.

On dört asır evvel Cahiliye dönemi yaşayan bedeviler, her türlü negatif koşulların içerisindeyken, Resûlullah’ın öğretisiyle (Zumer 17’ye göre) hepsi Allah'a ulaşmayı dilediler. Ve hepsi mürşidlerin hası Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V)'e biat ettikten sonra tâbî oldular. Ve zikir, çok zikir ve daimî zikirle en üst seviyedeki hedefe ulaştılar.

PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.V) VE SAHABENİN (MUHACİR VE ENSARIN) YAŞADIĞI YEDİ SAFHA İSLÂM BAKARA–151: Nitekim size, aranızda (görev yapmak üzere), sizden bir Resûl (Peygamber) gönderdik ki, (A)ayetlerimizi size tilâvet etsin (okuyup açıklasın) ve (B)sizi (nefsinizi) tezkiye (ve tasfiye) etsin, (C)size Kitap’ı (Kur’ânı Kerim’i) ve (D)hikmeti öğretsin ve (E)(hikmetin özü olan) bilmediğiniz şeyleri öğretsin.

(A) - âyetlerin tilâveti 1. Allah’a Ulaşmayı Dilemek ZUMER–17: Ve onlar ki; taguta kul olmaktan içtinap ettiler. Çünkü Allah’a yöneldiler (Allah’a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır... ENFÂL–29: Ey âmenû olanlar! Allah’a karşı takva sahibi olursanız size furkan sahibi kılar! Ve sizden (sizin) günahlarınızı örter ve size mağfiret eder... 2. 12 İhsanla Mürşide Tâbi Olmak MUMTEHİNE–12: ...sana tâbi olmak için geldikleri zaman, artık onların biatlerini kabul et ve onlar için Allah’tan mağfiret dile...

(B) - Nefs Tezkiyesi 3. Ruhun Allah’a Teslimi RA’D–21: ...Allah’a ulaştırılmasını emrettiği şeyi (ruhlarını), O’na (Allah’a) ulaştırırlar. Ve Rab’lerine karşı huşû duyarlar...

(C) - Kitabın Öğretilmesi 4. Fizik Vücudun Allah’a Teslimi ÂLİ İMRÂN–20: ...de ki; “Ben ve bana tâbi olanlar vechimizi (fizik vücudumuzu) Allah’a teslim ettik.” O kitap verilenlere ve ümmîlere: “Siz de vechinizi (fizik vücudunuzu) (Allah’a) teslim ettiniz mi?” Eğer teslim ettilerse, o takdirde, hidayete ermişlerdir...

(D) - Hikmetin Öğretilmesi 5. Nefsin Allah’a Teslimi ZUMER–18: Onlar, sözü işitirler, böylece onun en ahsen olanına tâbi olurlar. İşte onlar, Allah’ın hidayete erdirdikleridir. Ve işte onlar; onlar ulû’l’elbabtır (daimi zikrin sahipleri). 6. İrşada Ulaşmak BAKARA–139: De ki: “Allah hakkında bizimle mücadele mi ediyorsunuz? Ve O, bizim de Rabbimizdir, sizin de Rabbinizdir. Ve bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz de size aittir. Ve biz, O’na muhlis olanlarız (dini O’na hâlis kılanlarız). HUCURÂT–7 ...Allah, size îmânı sevdirdi ve onu kalplerinizde ziynet kıldı. Küfrü, fıskı ve isyanı size kerih gösterdi. İşte onlar, onlar irşad olanlardır.

(E) - Hikmetin Ötesi 7. İradeyi Allah’a Teslim Etmek TEVBE–100: O sabıkûn-el evvelîn (evvelki hayırlarda yarışanlardan salâh makamında iradesini Allah’a teslim ederek irşada memur ve mezun kılınanlar): Onların bir kısmı muhacirinden bir kısmı ensardan ve bir kısmı da onlara ihsânla tâbi olanlardandır...

İnsan hangi dönemde yaşarsa yaşasın, bu yedi tane safhanın yedisi de kendisine farz kılınıyor. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 20 Ekim 20269 dk okuma0