Muhterem Hocam, mevlid Kandili ne ifade ediyor?
Soru
Muhterem Hocam, mevlid Kandili ne ifade ediyor?
Cevap
"Nebîler Sultanı Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) Efendimiz’in dünyaya teşriflerini ifade eder. Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) Efendimiz 571 yılının Rebiülevvel ayının 12. gecesinde bu dünyayı şerreflendirmiştir. O, peygamberlerin peygamberidir. Nebîlerin Sultanıdır. Allahû Tealâ Peygamber Efendimiz (S.A.V)’i âlemlere rahmet olarak yaratmıştır. Enbiyâ Suresinin 107. âyet-i kerimesinde:
21/ENBİYÂ-107 Ve mâ erselnâke illâ rahmeten lil âlemîn(âlemîne).
Seni Biz, sadece âlemlere rahmet olarak gönderdik.
Allah’ın ona indirdiği Kur’ân-ı Kerim’le dünya yeniden aydınlanmıştır. 63 yıllık hayatına çok şeyler sığdırmıştır. Yine 12 Rebiülevvel’de Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur.
Âyetlere baktığımız zaman, hadîslere baktığımız zaman gerçekten Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in nebîlerin arasında ayrı bir yeri var. Şûrâ Suresinin 13. âyet-i kerimesine baktığımız zaman Resûlullah’ın, Allah’ın kendilerine verdiği ulûl azme verilen şerriatın aynısını Peygamber Efendimiz (S.A.V)’e de verdiğini ama Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in de bunu koruma altına aldığını görüyoruz.
42/ŞÛRÂ-13 şerrea lekum mined dini mâ vassâ bihî nûhan vellezî evhaynâ ileyke ve mâ vassaynâ bihî ibrâhîme ve mûsâ ve îsâ, en ekîmûd dine ve lâ teteferrakû fîhi, kebure alâl muşrikîne mâ ted’ûhum ileyhi, allâhu yectebî ileyhi men yeşâu ve yehdî ileyhi men yunîb(yunîbu).
(Allah) dînde, onunla Hz. Nuh’a vasiyet ettiği (farz kıldığı) şeyi (şerriati); “dini ikame edin (ayakta, hayatta tutun) ve onda (dînde) fırkalara ayrılmayın.” diye Hz. İbrâhîm’e, Hz. Musa’ya ve Hz. İsa’ya vasiyet ettiğimiz şeyi Sana da vahyederek, size de şerriat kıldı. Senin onları, kendisine çağırdığın şey (Allah’a ulaşmayı dileme) müşriklere zor geldi. Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O’na yöneleni, Kendisine ulaştırır (ruhunu hayatta iken Kendisine ulaştırır).
15/HİCR-9 İnnâ nahnu nezzelnâz zikre ve innâ lehu le hâfizûn(hâfizûne).
Muhakkak ki zikri (Kur'ân-ı Kerim’i), Biz indirdik. O'nun koruyucuları (da) mutlaka Biziz.
Bir nevi ulûl azm verilen şerriatı Biz indirdik ve onu Biz koruyacağız.
Nebîler sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V), Hâtemü’l Enbiyâ, son nebî.
Ahzâb Suresinin 40. âyet-i kerimesinde:
33/AHZÂB-40 Mâ kâne muhammedun ebâ ehadin min ricâlikum, ve lâkin resûlallâhi ve hâtemen nebiyyine, ve kânallâhu bi kulli şey’in alîmâ(alîmen).
Muhammed (A.S), sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası olmamıştır (değildir). Fakat Allah’ın Resûl’ü ve Nebîler’in (Peygamberler’in) Hatemi’dir (Sonuncusudur). Allah, herşeyi en iyi bilendir.
Saff Suresinin 6. âyet-i kerimesinde Hz. İsa (A.S)’ın Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in geleceğini bize müjdelediğini görüyoruz:
61/SAFF-6 Ve iz kâle îsebnu meryeme yâ benî isrâîle innî resûlullâhi ileykum musaddikan li mâ beyne yedeyye minet tevrâti ve mubeşşiren bi resûlin ye’tî min bagdîsmuhû ahmed(ahmedu), fe lemmâ câehum bil beyyinâti kâlû hâzâ sihrun mubîn(mubînun).
Ve Meryemoğlu İsa (A.S) şöyle demişti: “Ey İsrailoğulları! Muhakkak ki ben, elimdeki Tevrat’ta olan herşeyi tasdik eden ve benden sonra gelecek, ismi Ahmed olan Resûl ile müjdeleyen, size (gönderilmiş) Allah’ın Resûl’üyüm.” Fakat onlara beyyineler (mucizeler, deliller) getirdiği zaman onlar: “Bu apaçık sihirdir.” dediler.
Bir ecnebi âlimin bilgisayarlarla yaptığı bir araştırmada dünyada en meşhur, insanlığa faydalı olan 100 tane kişi seçilmiş ve bu 100 kişi için yapılan envanter araştırmasında, insana olan faydalarında bilgisayar anketinde Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) daima birinci sırada yer almıştır.
23 senelik kısa bir zaman dilimi içerisinde o dönemde birbirinin can düşmanı bedeviler çok kısa sürede can dostu olmuşlar. Allah razı olsun."