Muhterem Hocam, misafirimiz: “Bence her Müslümanın mürşidini seçmesi gerekiyor.” dedi. Mürşidi seçmek kişisel irademizle vereceğimiz bir karar mıdır?

Soru

Muhterem Hocam, misafirimiz: “Bence her Müslümanın mürşidini seçmesi gerekiyor.” dedi. Mürşidi seçmek kişisel irademizle vereceğimiz bir karar mıdır?

Cevap

Hayır. Mürşidin tayini Allah’a aittir. Nahl Suresi’nin 9. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ:

16/NAHL-9 Ve alâllâhi kasdus sebîli ve minhâ câirun, ve lev şâe le hedâkum ecmaîn(ecmaîne).

Ve sebîllerin (dergâhlardan Sıratı Mustakîm'e ulaşan bütün yolların yani mürşidlerin) tayini, Allah'ın üzerinedir. Ve ondan sapanlar vardır. Ve eğer O dileseydi, sizin hepinizi hidayete erdirirdi.

Bakara 45, 46’da da hacet namazıyla mürşidin Allah’tan istenmesi gerektiğini buyuruyor.

HACET NAMAZI

ÖNCE BOY ABDESTİ ALINIR, HACET NAMAZINA NİYET EDİLİR.

1. REKÂT: Subhâneke - Fâtiha - 3 Âyetel Kursî

2. REKÂT: Fâtiha - İhlâs - Felak - Nâs

OTURUNCA: Ettehiyyatü

3. REKÂT: Fâtiha - İhlâs - Felak - Nâs

4. REKÂT: Fâtiha - İhlâs - Felak - Nâs

OTURUNCA: Ettehiyyatu - Allahümme Salli - Allahümme Barik – Rabbena

Allah'tan mürşid istenir: Bu namaz, perşembeyi cumaya bağlayan gece veya kandil gecelerinde kılınır. Dua bitince, uyumadan önce 3 Âyetel Kürsî okunur. Kimseyle konuşmadan, kıbleye doğru sağ yan üstü yatılıp ALLAH’I zikir ederek uyunur.

BAKARA-45: (Allah’tan) sabırla ve namazla istiane (özel yardım) isteyin. Ve muhakkak ki o (hacet namazı ile Allah’a ulaştıracak mürşidini sormak), huşû sahibi olanlardan başkasına elbette ağır gelir.

BAKARA 46: Onlar (o huşû sahipleri) ki, Rab’lerine (dünya hayatında) muhakkak mülâki olacaklarına ve (sonunda ölümle) O’na döneceklerine yakîn derecesinde inanırlar.

Dört rekâtlık bir namazdır. Perşembeyi cumaya bağlayan gece, kandil gecelerinde bu namazı kılan kişi birinci rekâtta Fâtiha’dan sonra 3 Âyetel Kürsî, ikinci rekâtta Fâtiha’dan sonra İhlâs, Felak, Nâs, tahiyyata oturulur. Üçüncü rekâtta Fâtiha’dan sonra İhlâs, Felak, Nâs. Dördüncü rekâtta Fâtiha’dan sonra İhlâs, Felak, Nâs. Oturulur ve dua edilir. Allah’tan mürşid istenir.

Bu namaz dediğim gibi perşembeyi cumaya bağlayan gece veya kandil gecelerinde kılınır. Dua bitince uyumadan 3 Âyetel Kürsî okunur ve zikirle baş yastık üzerine konur. Sağ taraf üzere yatılır. İleri geri başın hareketiyle, basınç sebebiyle kişinin kalbi atışlarını kulağında duyar. Ona paralel “Allah” diyerek zikreder ve uyursa huşû sahibi kişiye Allah mürşidi göstereceğini garanti ediyor.

Nitekim Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) şöyle buyuruyor: “Benden sonra nübüvvet yoktur, mübeşşirat vardır.”

Peygamber Efendimiz (S.A.V) son nebîdir. O zaman kişi, mübeşşirat var olduğuna göre 3 çeşit rüya var: Kâbus nevinden rüyalar, şeytanın korkutması olan rüyalar, nefsîn hadisatı olan rüyalar, bir de müjdeli rüyalar var.

RÜYA HADÎSLERİ

1. HADÎS-İ ŞERİF

Resûlullah (S.A.V) şöyle demişti: “Benden sonra, peygamberlikten sadece mübeşşirat (müjdeciler) kalacaktır!” Yanındakiler sordu: “Mübeşşirat da nedir?” “Salih rüyadır!” diye cevap verdi.

Bkz. Buhârî, Tabir 5; Muvatta, Rüya 3,(2, 957); Ebû Dâvûd, Edeb 96

2. HADÎS-İ ŞERİF

Mü'minin rüyası, nübüvvetin kırk altı cüzünden bir cüzdür.

Bkz. Buhârî, Tabir 4; Muvatta, 1, (2,956)

3. HADÎS-İ ŞERİF

“Rüya üçtür. Biri salih rüya olup Allah'tan müjdedir, ikincisi şeytanın verdiği üzüntüdür, üçüncüsü kişinin kendi kendine konuşmasıdır.”

Bkz. Buhârî, Tabir, 26; Müslim, Rüya, 6.

İşte mürşidin rüyada gösterilmesi mübeşşirattır. Allah dilerse devrin imamını, dilerse bir kavim resûlünü, dilerse velî mürşidi, dilerse bir vekil mürşidi o kişiye kıldığı namazda gösterebilir. O da gidip o gösterilen mürşide gidip tâbî olması lâzım.

Mürşidin seçimi müridin yetkisinde değildir. Seçimi Allah yapar. Allahû Tealâ: “Sabır ve hacet namazıyla istianeyi Allah’tan isteyin.” Allah hangi mürşide onu ulaştıracaksa, o kişi hangi çeşmeden su içecekse Allahû Tealâ onun kalbine o mürşidin sevgisini koyar. Ve o sevgiyle kişi mürşidine ulaşır. Kalplerin telif edilmesi... Başka hiç kimse mürşid tayin etmede yetkili değildir. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 19 Ekim 2026Son güncelleme: 19 Ekim 20263 dk okuma0