Muhterem Hocam, misafirimiz mürşid konusunda: “Ben babamdan, amcamdan öğrendim. Evde Kur’ân-ı Kerim’i okuyorum, öğrenmek istediğimi öğreniyorum.” dedi. Kur’ân’ın öğrenilmesi ve öğr

Soru

Muhterem Hocam, misafirimiz mürşid konusunda: “Ben babamdan, amcamdan öğrendim. Evde Kur’ân-ı Kerim’i okuyorum, öğrenmek istediğimi öğreniyorum.” dedi. Kur’ân’ın öğrenilmesi ve öğretilmesi konusunda mürşidlerin rolü nedir?

Cevap

kardeşimiz Kur’ân’ı okuyor. “Ben Kur’ân-ı Kerim’i okuyorum.” diyor. Kur’ân-ı Kerim’i okuyabilir mi? Okuyabilir. Ama bu Kur’ân-ı Kerim’i kendi kendine okumak onu Kur’ân’ın öğretimine götürür mü? Hayır.

İşte sahâbenin ana lisanı Arapça idi ve Allahû Tealâ emrediyor, diyor ki: “Benim size tayin ettiğim mürşid size âyetleri tilâvet ediyor.” 1, “Benim size tayin ettiğim mürşid sizin nefsinizi tezkiye ediyor.” 2, “Benim size tayin ettiğim mürşid size Kitabı öğretiyor.” 3, “Benim size tayin ettiğim mürşid size hikmeti öğretiyor.” 4, “Benim size tayin ettiğim mürşid size hikmetin ötesini öğretiyor.” 5.

NEBÎ RESÛL'LERİN 5 GÖREVİ

BAKARA – 151 Nitekim size, aranızda (görev yapmak üzere), sizden (kendinizden) bir Resûl (Peygamber) gönderdik ki, (1) âyetlerimizi size tilâvet etsin (okuyup açıklasın) ve (2) sizi (nefsinizi) tezkiye (ve tasfiye) etsin, (3) size Kitap’ı (Kur’ânı Kerim’i) ve (4) hikmeti öğretsin ve (5) (hikmetin de ötesinde) bilmediğiniz şeyleri öğretsin.

Öyleyse burada 5 görevin 5’i de mürşid ile gerçekleşiyor. “Sen kendi kendine Kur’ân-ı Kerim’i okuyarak âyetleri tilâvet edersin.” diye bir âyet yok. “Kendi kendine Kur’ân-ı Kerim’i okuyarak nefsini tezkiye edersin.” yok. “Kendi kendine Kur’ân-ı Kerim’i okuyarak ruhunu teslim edersin.” yok. “Kendi kendine Kur’ân-ı Kerim okuyarak fizik vücut teslimi yaparsın.” yok. Nefs teslimi yapmak yok, irade teslimi yapmak, hiçbirisi yok. Kendi kendine bu iş olmaz. O halde hepsi mürşid ile gerçekleşir.

Nitekim Allahû Tealâ Âli İmrân 104’te: “Sizin içinizden bir ümmet olsun. Hayra davet etsin, marufla emretsin, münkerden nehyetsin. İşte onlar felâha erenlerdir.”

ÂLİ İMRÂN-104: Veltekun minkum ummetun yed’ûne ilel hayri ve ye’murûne bil ma’rûfi ve yenhevne anil munker(munkeri), ve ulâike humul muflihûn(muflihûne).

Sizin içinizden hayra davet eden (mürşidlerden) bir cemaat olsun ve mârufla emretsin, ve münkerden nehyetsin (men etsin). İşte onlar, onlar felâha erenlerdir.

Ve bu hayra ulaşanlar daimî zikrin sahipleri, Fussilet 33’te:

FUSSİLET-33: Ve men ahsenu kavlen mimmen deâ ilâllâhi ve amile sâlihan ve kâle innenî minel muslimîn(muslimîne).

Allah'a davet eden ve salih amel (nefs tasfiyesi) yapan ve: “Muhakkak ki ben teslim olanlardanım.” diyenden daha güzel sözlü kim vardır?

İşte her devirde öğrenen ve öğretenler var. İnsanlar mürşid olmadan öğretici kademesine, öğretenler kademesinde bulunabilirler tabii. Ama öğrenimle irşadı birbirine karıştırmayalım. Öğretme tabiri irşadı da içine alıyor ama irşad öğretimin ötesindedir. Öğretmen sadece öğretendir ama mürşid öğreten ve yaşatandır. Mürşid iradesini de Allah’a teslim etmiş olan ve insanları hidayete erdirmeye vesile olan kişidir.

Nitekim Peygamber Efendimiz (S.A.V): “Aranızda en hayırlınız Kur’ân-ı Kerim’i öğrenen, öğretendir.” Ve “En hayırlınız Kur’ân-ı Kerim’in okunmasını, tilâvetini öğrenen ve öğretendir.” demiyor. “En hayırlınız Kur’ân-ı Kerim’i öğrenen, öğretendir.”

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Buhari, Fezailül Kur'ân 21

Kaynak: Kitab-ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman 57.

Hayrukum men teâlleme elkur’âne ve âllemehu: “Sizin en hayırlınız Kur'ân'ı öğrenen ve öğretendir."

"Ümmetinin en hayırlısı ve sizin zorluklarınızı gideren VELîNİZ OLAN KİMSEYE KATILINIZ, O MEHDİ'DİR."

Mehdi (A.S) kimden Kur’ân’ı öğrenmiştir? Allahû Tealâ’dan. Ve Allahû Tealâ’dan öğrendiği Kur’ân-ı Kerim’i yaşatıyor, öğretiyor. Öğreniyor Allah’tan, yaşatıyor ve öğretiyor Allah’ın emriyle.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ekim 2026Son güncelleme: 17 Ekim 20263 dk okuma0