Muhterem Hocam, misafirimiz mürşide ulaşmak konusunda “Ben gideyim desem eşim izin vermiyor.” dedi. Allah’ın yoluna girmek isteyen kişilere engel olmak doğru mudur?
Soru
Muhterem Hocam, misafirimiz mürşide ulaşmak konusunda “Ben gideyim desem eşim izin vermiyor.” dedi. Allah’ın yoluna girmek isteyen kişilere engel olmak doğru mudur?
Cevap
Hayır, tabiî ki. Ankebût Suresinin 8. âyet-i kerimesi ve Lokmân Suresinin 15. âyet-i kerimesinde Allah Tealâ buyuruyor:
29/ANKEBÛT-8: Ve vassaynel insâne bi vâlideyhi husnâ(husnen), ve in câhedâke li tuşrike bî mâ leyse leke bihî ilmun fe lâ tutı’humâ, ileyye merciukum fe unebbiukum bimâ kuntum ta’melûn(ta’melûne).
Ve Biz insana, anne ve babasına güzel davranmasını vasiyet ettik (emrettik). Ve eğer onlar, hakkında bilgin olmayan bir şey ile Bana şirk koşman için seninle mücâdele ederlerse o taktirde, o ikisine itaat etme. Dönüşünüz, Banadır. O zaman yapmış olduklarınızı size haber vereceğim.
31/LOKMÂN-15: Ve in câhedâke alâ en tuşrike bî mâ leyse leke bihî ilmun fe lâ tutı’humâ ve sâhibhumâ fîd dunyâ magrûfen vettebi’ sebîle men enâbe ileyy(ileyye), summe ileyye merciukum fe unebbiukum bi mâ kuntum ta’melûn(ta’melûne).
Ve bilgin olmayan bir şey hakkında, şirk koşman için seninle mücâdele ederlerse, ikisine de itaat etme! Ve dünyada onlara güzellikle sahip ol. Bana yönelenlerin (ruhunu Allah’a ulaştırmayı dileyenlerin) yoluna tâbî ol. Sonra dönüşünüz Banadır. O zaman yaptığınız şeyleri size haber vereceğim.
İkinci bir emir de Tahrîm Suresinin 6. âyet-i kerimesindedir:
66/TAHRÎM-6: Yâ eyyuhâllezîne âmenû kû enfusekum ve ehlîkum nâren vakûduhân nâsu vel hicâretu aleyhâ melâiketun gılâzun şidâdun lâ ya’sûnallâhe mâ emerehum ve yef’alûne mâ yu’merûne.
Ey âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı dileyenler)! Yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten kendinizi ve ailenizi koruyun. Onun üzerinde çok güçlü ve çok sert (acımasız) melekler vardır. Allah’ın onlara emrettiği şeyde, Allah’a asi olmazlar ve emrolundukları şeyi yaparlar.
Öyleyse olay buysa, Allahû Tealâ diyor ki: Anneniz babanız bile olsa, kimse sizi Allah’ın emirlerinden vazgeçirmeye çalışıyorsa, onları dinlemeyeceksiniz, itaat etmeyeceksiniz. Bize yapılan bir davranış Allahû Tealâ’nın emri olursa, biz ondan üzülmeyeceğiz. Ama o davranış Allah’ın emretmediği bir davranışsa, kimsenin buna hakkı yok. Çünkü yalnız Allah’ın emrettiği hudutlar içerisinde huzur vardır, mutluluk vardır. Öyleyse fesat çıkaranlardan olmayacağız. Kim ki birinin Allah’a ulaşmasına mani oluyorsa, o fesat çıkarandır. O insanlar, Allah yolundan men edenlerdir.