Muhterem Hocam, Muhterem Efendimiz bir sohbetinde Allahû Tealâ bir insana nefsin afetlerini verdiği zaman o insanın Allahû Tealâ’nın indinde iç dünyasında dengelenmesi lâzım. Bu de

Soru

Muhterem Hocam, Muhterem Efendimiz bir sohbetinde Allahû Tealâ bir insana nefsin afetlerini verdiği zaman o insanın Allahû Tealâ’nın indinde iç dünyasında dengelenmesi lâzım. Bu dengelenmeyi Allahû Tealâ ona ruh üfürerek vermiş. Nefste ne kadar afet varsa ruhta da o kadar haslet var. Öyle ki ikisi birbirine denk gelir buyuruyor." Bu dengelenme cinlerde nasıl oluşuyor?

Cevap

Cinler de yine insan ruhuyla oluşur. Bir cin nefs tezkiyesine başladığı zaman ana dergâhta yerini alması lâzım. Ana dergâhta yer aldığı zaman cinlerin başlarının üzerinde de devrin imamının ruhu var. Yine onunla dengeleniyor ama cinlerin ruhu yok. Fakat dengelenmeyi, tezkiyeyi yine o cinler, devrin imamının ruhuyla yapıyorlar.

Nereden biliyoruz? Ahkâf Suresinin 29 ve 30. âyet-i kerimelerinden biliyoruz:

46/AHKÂF - 29

Ve iz sarafnâ ileyke neferen minel cinni yestemiûnel kur’ân(kur’âne), fe lemmâ hadarûhu kâlû ensıtû, fe lemmâ kudiye vellev ilâ kavmihim munzirîn(munzirîne).

Ve cinlerden bir grubu, Kur’ân’ı dinlemeleri için sana yöneltmiştik. Böylece ona hazır oldukları zaman: “Susun!” dediler. Bitirildiği zaman kavimlerine uyarıcılar olarak döndüler.

46/AHKÂF - 30

Kâlû yâ kavmenâ innâ semi’nâ kitâben unzile min ba’di mûsâ musaddikan limâ beyne yedeyhi yehdî ilel hakkı ve ilâ tarîkın mustakîm(mustakîmin).

Dediler ki: “Ey kavmimiz! Muhakkak ki biz, Mûsâ (A.S)’dan sonra indirilmiş, kendinden evvelkileri tasdik eden, Hakk’a ve Tarîki Mustakîm’e hidayet eden bir kitap dinledik.”

Bunlar cinler ama devrin imamını dinleyerek bu noktaya gelmişler. O zaman cinlerdeki dengelenmeyi yine devrin imamı gerçekleştiriyor. Devrin imamı kim için vazifeli? Cinler için de vazifeli. İnsanlar için de.

Nitekim En’âm Suresinin 130. âyet-i kerimesinde ne diyor?

6/EN’ÂM - 130

Yâ ma’şerel cinni vel insi e lem ye’tikum rusulun minkum yekussûne aleykum âyâtî ve yunzirûnekum likâe yevmikum hâzâ, kâlû şehidnâ alâ enfusinâ ve garrathumul hayâtud dunyâ ve şehidû alâ enfusihim ennehum kânû kâfirîn(kâfirîne).

Ey cin ve insan topluluğu! Size, içinizden âyetlerimi size anlatan ve bu gününüze kavuşacağınızı size inzar eden resûller gelmedi mi? Dediler ki: “Kendi nefslerimize şahit olduk.” Dünya hayatı onları aldattı. Ve onlar, kâfir olduklarına dair kendi nefslerine şahitlik ettiler.

Öyleyse açıkça burada bize Allahû Tealâ dersini veriyor. Onlarda bir dengelenme olayı tahakkuk ediyor.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 3 Ekim 2026Son güncelleme: 3 Ekim 20262 dk okuma0