Muhterem Hocam, Muhterem Efendimiz bir sohbetinde “Hamdini, şükrünü eda etmeyen sınıfta kalır.” buyurdu. Hamdimizi ve şükrümüzü en doğru şekilde nasıl eda edebiliriz?
Soru
Muhterem Hocam, Muhterem Efendimiz bir sohbetinde “Hamdini, şükrünü eda etmeyen sınıfta kalır.” buyurdu. Hamdimizi ve şükrümüzü en doğru şekilde nasıl eda edebiliriz?
Cevap
Evet sevgili kardeşlerim. Şükür, Rahmân esmasıyla Allah’ın bize verdiklerinden dolayı Allahû Tealâ’ya şükretmemizi, Allahû Tealâ emrediyor. Fizikî ni'metler için tâbîi.
Ama hamd, manevî ni'metlerde Allahû Tealâ’nın Rahîm esmasıyla bize verdiklerine de hamd etmemiz gerekiyor. Mesela: Allah’ın rahmeti için biz hamd edeceğiz, Fazl için hamd edeceğiz, Salavatı için hamd edeceğiz, Sekînet için hamd edeceğiz, Feyz için hamd edeceğiz, Salah nuru için hamd edeceğiz. Yani fizik ötesi manevî ni'metlerin hepsine hamd edeceğiz. Ve bu, Rahîm esmasının tecellisiyle bize ulaşanlardır.
Rahmân esmasının tecellisiyle bize ulaşanlar, şu zahiri âlemde her türlü Allah’ın bize verdiği maddi ni'metlere karşı da bizim şükrümüzü eda etmemiz lâzım.
İşte gerçekten de “Hamdini, şükrünü eda edemeyen sınıfta kalır” olayı doğrudur. Çünkü şükrün eda edilmesi, Allah’ın bize verdiklerinin Allah’ın belirlediği ölçüler içerisinde onu yerine getirmemiz: Maddi ni'metlerin sahibiyiz, Allahû Tealâ %2,5 zekâtı vermemizi istiyor, %2,5 da paranın kiri, %5.
Ve Allahû Tealâ bize bir fizik beden vermiş. Yine aynı şekilde ondan dolayı şükretmemiz lâzım. Kısacası: Fiziki standartlarda, Allah’ın bize verdiklerinin hepsine şükredeceğiz. Fizik ötesi standartlarda da hamd edeceğiz.
"Hamdimizi ve şükrümüzü en doğru şekilde nasıl edebiliriz?" Allah’ın Rahîm esmasıyla bize verdiklerine hamd edeceğiz ama Rahmân esmasıyla bize verdiklerine şükredeceğiz.
Hamdin, şükrün edası, onun misliyle ihtiyaç sahiplerine vermektir. Mesela manevi ni'metler bizi mutlu eder. Rahmet bizi mutlu eder. Salâvât mutlu eder, vesaire. O zaman hamdimizin edası, başkalarını mutlu etmek.
Yine Allahû Tealâ bize mal vermiş. Ne diyor Allahû Tealâ?
“Size ilim verdim.”, “Ben verdim ya Rabbi.”, "Hayır! İnsanlar sana ‘ne kadar âlim’ desinler diye yaptın."
"Mal verdim sana, ne yaptın?", “Ben verdim ya Rabbim.”, "Hayır! İnsanlar sana ‘ne kadar cömert’ desinler diye yaptın."
"Sağlık verdim. Ne yaptın?" Yine aynı şekilde.
Bunu Allah için yerine getirmemiz lâzım. Hamdimizi, şükrümüzü en doğru şekilde Allah için eda etmek, yani ruhumuzun Allah’a teslimi, fizik vücudumuzun Allah’a teslimi, nefsin Allah’a teslimi, iradenin Allah’a teslimi. Bu, hamdimizin ve şükrümüzün giderek artması mânâsı geliyor inşaallah. Allah razı olsun.