Muhterem Hocam, Muhterem Efendimiz bir sohbetinde, "Osmanlı zikre verdiği önem sebebiyle gittiği her yere sevgi ve adalet götürmüştür." diye buyurdu. Zikir, sevgi ve adalet kavraml

Soru

Muhterem Hocam, Muhterem Efendimiz bir sohbetinde, "Osmanlı zikre verdiği önem sebebiyle gittiği her yere sevgi ve adalet götürmüştür." diye buyurdu. Zikir, sevgi ve adalet kavramlarını açıklar mısınız?

Cevap

Sevgili kardeşlerim, Kur’ân-ı Kerim'de Allahû Tealâ A'râf Suresi'nin 159. âyet-i kerimesiyle, bütün devrin imamını temsil eden herkes, kesinlikle kişi 12 tane ihsanla mürşidine tâbî olduğu takdirde ilk yerine getirmesi gereken ibadetlerin sultanı zikirdir.

Ama Nebîler Sultan Peygamber Efendimiz (S.A.V) şöyle buyuruyor: "Allah'ın emrine itaat, ama mahlûkata şefkat." İşte bu mahlûkata şefkat noktasından kişi aynı zamanda başkalarının mutluluğu için çalışıyor. Onlara olan sevgisini izhar ediyor, onları mutlu kılmak istiyor. Her zikir yapan kişi seven kişidir. Seven insan, başkasını mutlu eden kişidir.

Adalet toplum için objektif bir olaydır. Bunu Allahû Tealâ her devirde devrin imamının eliyle, A'râf Suresi'nin 181. âyet-i kerimesinde olduğu gibi, velî resûllerin eliyle, velî mürşidlerin eliyle gerçekleştiriyor. A'râf Suresi'nin 159. âyet-i kerimesi: "Hazreti Musa (A.S)'ın kavminden bir ümmet vardı ki onlar Hakk'a ulaştırır ve adaletle emrederler." Onlar kavim resûlleri. Ve yine A'râf Suresi'nin 181. âyet-i kerimesinde aynı hakikati bir kere daha dile getiriyor.

7/ARÂF-159 Ve min kavmi mûsâ ummetun yehdûne bil hakkı ve bihî ya’dilûn(ya’dilûne).

Ve Musa (A.S)’ın kavminden bir ümmet vardır. Hakk’a hidayet ederler (hidayete ulaştırırlar). Ve onunla (hak ile) adaletle hükmederler.

7/ARÂF-181 Ve mimmen halâknâ ummetun yehdûne bil hakkı ve bihî ya’dilûn(ya’dilûne).

Ve yarattıklarımızdan bir ümmet vardır ki, Hakk’a (Allah’a) ulaştırırlar ve onunla adaletle hükmederler.

Öyleyse Osmanlıların zikre önem vermesi, doğal olarak zikrin bir neticesi olarak sevgi ve adalet kesinlikle söz konusudur. Onlar herkesi mutluluğa davet ediyorlardı ve onların mutluluğu için herşeylerini seferber etmişlerdi.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 19 Ekim 2026Son güncelleme: 19 Ekim 20262 dk okuma0