Muhterem Efendimiz, dünya hayatında mutlu olmak mümkün müdür?
Soru
Muhterem Efendimiz, dünya hayatında mutlu olmak mümkün müdür?
Cevap
Bizi yaratan Allahû Tealâ, biz insanların hem dünyada sonsuz mutluluğu yaşamasını hedefliyor, hem de ölümden sonra, kıyâmet gününden sonra da cennet hayatını yaşamamızı öngörüyor. Yani Allah’ın biz insanlar için tayin ettiği hedef, âhiret ve dünya saadetine %100 ulaşmaktır. Yetmez, 14 asır evvel, cahiliye dönemini yaşayan Arap bedeviler, Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V)‘e 23 sene boyunca indirilen reçete, Kur’ân-ı Kerîm’i hayatlarına tatbik ettiklerinde asr-ı saadete ulaşmışlardır.
Öyleyse, hangi insan, hangi dönemde yaşarsa yaşasın, Allah’ın reçetesini hayatına tatbik etmesi halinde, bu reçete %100 o kişiyi hem âhiret saadetine hem dünya saadetine mutlaka ulaştırıcıdır. İşte Yûnus 62, 63 ve 64’te Allahû Tealâ şöyle buyuruyor:
10/YÛNUS-62: E lâ inne evlîyâ allâhi lâ havfun aleyhim ve lâ hum yahzenûn(yahzenûne).
Muhakkak ki Allah'ın evliyasına (dostlarına), korku yoktur. Onlar, mahzun olmazlar, öyle değil mi?
10/YÛNUS-63: Ellezîne âmenû ve kânû yettekûn(yettekûne).
Onlar, âmenûdurlar (ölmeden evvel Allah'a ulaşmayı dileyenlerdir) ve takva sahibi olmuşlardır.
10/YÛNUS-64: Lehumul buşrâ fîl hayâtid dunyâ ve fîl âhıreh(âhıreti), lâ tebdîle li kelimâtillâh(kelimâtillâhi), zâlike huvel fevzul azîm(azîmu).
Onlara, dünya hayatında ve âhirette müjdeler (mutluluklar) vardır. Allah'ın sözü değişmez. İşte O, fevz-ül azîmdir.
Öyleyse biz insanlar, zaten hepimiz huzur ve saadeti arıyoruz. Allahû Tealâ da hepimizin iki cihan saadetine ulaşmasını istiyor. Bu âyetle örtüşen Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) ‘in hadîsi ise şu şekildedir:
“Ey insanlar, hepiniz hastasınız. Âlemlerin Rabbi olan Allah sizin tabibinizdir. Hastanın şifası, tabibinin verdiği emirleri tatbikindedir.”
Öyleyse bizler her hâlükârda verilen reçeteyi hayatımıza tatbik edersek, Allahû Tealâ mutlaka iki cihan saadetine bizi ulaştıracaktır. Allahû Tealâ hepimizin huzur içinde bir dünya hayatı yaşamamızı, kıyâmetten sonra da mutlaka Allah’ın cennetine gitmemizi hedef ittihaz ediyor. Ama bu hedefe insanları ulaştırabilmek için de şartlarını koymuş. Emirlerden birincisi; Allah’a ulaşmayı dilemek, yani ruhu hayattayken Allah’a ulaştırmak.
Eğer Allah’ın hakikatlerini Kur’ân-ı Kerîm’den öğrenebilirsek, hele hele bir de bunu hayatımıza tatbik edersek, gerçekten dünya yaşanmaya değer, muhteşem bir yerdir.
‘La rahate fiddünya.’ Bu, bir hurafedir, bu, bir bid’attır. ‘Dünyada rahatlık yoktur.’ olayı tamamen insanların Kur’ân-ı Kerîm’e muhalif uydurdukları bid’atten başka bir şey değildir. İnsanların uydurduğu hurafelere baktığımızda, 19 hurafeden bir tanesi de budur. Ne görüyoruz? Evet. "Dünyada rahatlık yoktur."