Muhterem Hocam, Muhterem Efendimiz'in sohbetlerini dinlerken işittiğimiz, idrak ettiğimiz herşeyi kendimize mi yoksa başkalarına mı mal etmeliyiz? Bazı kardeşlerimiz olaya “başkası
Soru
Muhterem Hocam, Muhterem Efendimiz'in sohbetlerini dinlerken işittiğimiz, idrak ettiğimiz herşeyi kendimize mi yoksa başkalarına mı mal etmeliyiz? Bazı kardeşlerimiz olaya “başkasına söyleniyor, karşı tarafa söyleniyor” bakış açısından bakıyor. Bu doğru bir düşünce tarzı mı?
Cevap
Hayır. Her olayda, Efendimiz konuşmaya başladığı zaman her olayda, muhatabı kendimiz olarak almamız lâzım. Ve Efendimiz bize konuşur: Biz nasıl değişeceğiz? Çünkü Efendimiz'in bir şeye ihtiyacı yok. Herşey Allah’ın tasarrufunda. Ama bizim Allah’ın emrettiği biçimde değişmemiz lâzım. Nefsimizi tezkiye ve tasfiye etmemiz lâzım.
Dolayısıyla: İlmini evvela öğreneceğiz.
Sonra o ilmi yaşayacağız — Neyle? Zikirle.
Sonra da eğer Allah lütfederse başkalarına da ulaştıracağız, Allah’ın izniyle.
Allahû Tealâ’nın insanlardan istediği şey budur. İşte Kur'ân-ı Kerim’deki muhtevaya baktığımız zaman hep bu şekilde bir muhteva söz konusu. Bu doğru düşünce tarzı mıdır? Evet. Bize anlatılan ve kendimize mal ettiğimiz, kalbimize indirdiğimiz güzellikleri yaşayarak başkalarına da öğretmekle mükellef olduğumuzu hiç unutmayalım. Allah razı olsun.