Muhteren Hocam, Hristiyanlara tebliğ yaparken söze nasıl başlamamız uygun olur?
Soru
Muhteren Hocam, Hristiyanlara tebliğ yaparken söze nasıl başlamamız uygun olur?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, kim olursa olsun ister Hristiyan, ister Yahudi, ister mecûsî, ister putperest mutlak surette sevgiyle olaya başlamak lâzım. Sevgi mutluluğun anahtarıdır. Sevgi aynı zamanda yücelmenin de merdivenidir.
İşte Mevlânâ: “İster kâfir, ister putperest, ister mecûsî, ister yüz kere tövbeni bozmuş olsan, yine gel. Bu dergâh ümitsizlerin dergâhı değildir.”
Yani iki tür insan vardır bu dünyada: 1. Allah’ın rahmetinden ümitvar olanlar. 2. Allah’ın rahmetinden ümit kesenler.
Allah’ın rahmetinden ümit kesenler, onlar Allah’a ulaşmayı dilemeyenlerdir. Allah’ın rahmetinden ümitvar olanlar ise onlar da Allah’a ulaşmayı dileyenlerdir.
ALLAH’IN RAHMETİNDEN ÜMİT KESENLER
1. HİCR-56 "Dalâlette olanlardan başka, kim Rabbinin rahmetinden ümidini keser?" dedi.
RA'D-27 Ve kâfirler: “Ona, Rabbinden bir âyet (mucize) indirilse olmaz mı?” derler. De ki: “Muhakkak ki Allah, dilediği kimseyi dalâlette bırakır ve O’na yönelen kimseyi Kendine ulaştırır (hidayete erdirir).”
2. ANKEBÛT-23 Allah'ın âyetlerini ve O'na mülâki olmayı inkâr edenler; işte onlar, rahmetimden ümidi kestiler. Ve işte onlar ki; onlar için elîm azap vardır.
3. KEHF-105 İşte onlar, Rab'lerinin âyetlerini ve O'na mülâki olmayı (ölmeden evvel ruhun Allah'a ulaşmasını) inkâr ettiler. Böylece onların amelleri heba oldu. Artık onlar için kıyâmet günü mizan tutmayız.
ALLAH’IN RAHMETİNDEN ÜMİT KESMEYENLER
1. ZUMER-53 De ki: "Ey nefsleri üzerine israf yüklemiş kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Muhakkak ki Allah, günahların hepsini mağfiret eder. O, muhakkak ki O; Gafûr'dur, Rahîm'dir."
ZUMER-54 Ve Rabbinize (Allah'a) yönelin (ruhunuzu Allah'a ulaştırmayı dileyin)! Ve size azap gelmeden önce O'na (Allah'a) teslim olun. (Yoksa) sonra yardım olunmazsınız.
2. EN'ÂM-12 De ki: “Semalarda ve yeryüzünde olan şeyler kimin?” “Hepsi Allah’ındır!” de. Allahû Tealâ, kendi üzerine rahmeti yazdı. Hakkında şüphe olmayan kıyâmet gününde, sizleri mutlaka toplayacak. O kimseler ki nefslerini hüsrana düşürdüler, onlar mü’min değildirler.
EN'ÂM-54 …“Selâm üzerinize olsun. Rabbiniz, kendi üzerine "rahmeti" yazdı. Öyle ki; sizden, kim cahillikle bir kötülük yapar, sonra onu yaptıktan sonra tövbe eder ve ıslâh olursa, o taktirde muhakkak ki O (Allah), Gafûr'dur , Rahîm'dir.”
3. ZUMER-17 Ve onlar ki; taguta (insan ve cin şeytanlara) kul olmaktan içtinap ettiler (kaçındılar, kendilerini kurtardılar). Çünkü Allah’a yöneldiler (Allah’a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır. Öyleyse kullarımı müjdele!
Hicr 56’da: “Dalâlette olanlardan başka kim Allah’ın rahmetinden ümidini keser?”
Ankebût 23’te: “Allah’ın âyetlerini ve mülâkî olmayı inkâr edenler, işte onlar Allah’ın rahmetinden ümit kesenlerdir.”
Kehf 105: “Rab’lerinin âyetlerini ve mülâkî olmayı inkâr ettiler. Onların amelleri boşa gidiyor.”
Ama tam tersi, kişi eğer Allah’a ulaşmayı diliyorsa, o Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyen, Allah’ın rahmetinden ümitvar olan birisidir. Ve Hristiyanlara tebliğ yaparken, söze Allah’a ulaşma dileğiyle, Allah’ın davetiyle başlayabiliriz. Arkasından mürşide tâbiiyeti anlatabiliriz.
Dinin temeli Allah’a ulaşmayı dilemek ve mürşide tâbiiyet veya başka bir deyimle, ruhun dünya hayatında ölmeden evvel Allah’a teslimi söz konusudur. Allah razı olsun.