Muhtrem Hocam, Allah’ın varlığına inanan bir insan hakikî îmâna nasıl sahip olabilir? Bunu bize açıklar mısınız?
Soru
Muhtrem Hocam, Allah’ın varlığına inanan bir insan hakikî îmâna nasıl sahip olabilir? Bunu bize açıklar mısınız?
Cevap
Mehmet Âkif Ersoy diyor ki, "Allah’ın 99 esması var, en başında Hak. Ne büyük kul için Hakk’ı tutup kaldırmak. Hani sahâbe-i kirâm birbirinden ayrılırken mutlaka Vâkıa Sûresi’ni okurlarmış. Bu neden? Çünkü meknûndur. Bu sûrede esrâr-ı felâh." Kurtuluşun bütün sırları bu sûrede gizlidir. En başında hakikî îmân gelir, sonra amel-i sâlih.
Öyleyse hakikî îmân, Allah’a ulaşmayı dilemekle başlar. Diğeri meselâ İslâm’ın beş şartını yerine getirenler, onlar taklidî îmânın sahipleridir; tahkikî îmânın sahipleri değildir. Babadan, dededen gördüklerini ancak öyle görmüşlerdir, öyle yapıyorlar. Ama Kur’ân-ı Kerîm’in hükmü “ likâallah,”tır. Kalben Allah’a ulaşmayı dilemek, O Kur’ân’ın giriş kapısıdır, cennetin de anahtarıdır.
Öyleyse kavuşmak için mutlaka mürşidin devrede olması lâzım. “Gel ey kardeş, Hakk’ı bulayım dersen, bir kâmil mürşide varmazsan olmaz. Resûl’ün cemâlini göreyim dersen, kâmil mürşit olmadan yedi safhanın yedisi de olamayacağını.” buyuruyor. Bir kişi tek başına Kur’ân-ı Kerîm’i okuyamaz mı? Kur’ân-ı Kerîm’i okur. Anladıkları vardır, anlamadıkları vardır. Ama cehâletten kurtulmanın yolu ehli zikre sormaktır. Öyleyse her hâlükârda ehli zikre sormak, mürşide sormak durumundayız. Allah razı olsun.