Muhterem Hocam, Mu'min 15 ve Mücâdele 22’de Allah’ın kendi katından bir ruh yarattığı ve dilediği kimseye bu ruhun gönderildiği anlatılmaktadır. Bâtıl bir tefsir olarak şeyhin ruha
Soru
Muhterem Hocam, Mu'min 15 ve Mücâdele 22’de Allah’ın kendi katından bir ruh yarattığı ve dilediği kimseye bu ruhun gönderildiği anlatılmaktadır. Bâtıl bir tefsir olarak şeyhin ruhaniyetinin müritle beraber olduğunu söylemek mümkün mü?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, bu ruh şeyhin bir ruhu değil, devrin imamının ruhu.
Şimdi Allahû Tealâ’nın katından vazifeli kıldığı en üst seviyedeki mürşid, hidayete erdiren, daima devrin imamı var. Bu devrin imamı ya bir nebîdir, nebî resûldür, asaleten devrin imamıdır veya onun olmadığı dönemlerde bu makam nebîlere ait olması hasebiyle bir velî resûldür, vekâleten devrin imamıdır. Ama sadece tövbe alanların başlarının üzerinde devrin imamının ruhu gelir. Tövbe ettiği kişinin ruhu değil.
Şimdi Mu'min 15’e göre, "Dereceleri yükselten, arşın sahibi olan Allah, dilediği kullarının üzerine emrinden bir ruh gönderir." Ruh zaten Allah’ın emrindendir. Ama o devrin imamının ruhunu Allahû Tealâ o kişinin başının üzerine gönderiyor.
40/MU’MİN - 15
Rafîud deracâti zul arş(arşi), yulkır rûha min emrihî alâ men yeşâu min ıbâdihî li yunzira yevmet telâk(telâkı).
Dereceleri yükselten ve arşın sahibi olan Allah, kullarından (Kendisine ulaştırmayı) dilediği kişinin (Allah’a ulaşmayı dilediği için Allah’ın da Kendisine ulaştırmak istediği kişinin) üzerine (başının üzerine) Allah’a ulaşma gününün geldiğini (o kişinin ruhuna) ihtar etmek için, emrinden (Allah’ın emrini tebliğ edecek) bir ruh (devrin imamının ruhunu) ulaştırır.
Kendisine ulaştırmayı dilediği kişinin, Allah’a ulaşmayı dilediği için, Allah’ın katından Allah’ın da Kendisine ulaşmayı istediği kişinin üzerine, başının üzerine Allah’a ulaşma gününün geldiğini o kişinin ruhuna ihtar etmek için, emrinden Allah’ın emrini tebliğ edecek bir ruh, devrin imamının ruhunu ulaştırıyor; mürşidin ruhaniyetini değil.
Mücâdele 22’de de, Kendisinden bir ruhla onu destekliyor.
58/MUCÂDELE - 22
Lâ tecidu kavmen yu’minûne billâhi vel yevmil âhiri yuvâddûne men hâddallâhe ve resûlehu ve lev kânû âbâehum ve ebnâehum ve ihvânehum ev aşîratehum, ulâike ketebe fî kulûbihimul îmâne ve eyyedehum bi rûhin minhu, ve yudhıluhum cennâtin tecrî min tahtihâl enhâru hâlidîne fîhâ, radıyallâhu anhum ve radû anhu, ulâike hizbullâh(hizbullâhi), e lâ inne hizballâhi humul muflihûn(muflihûne).
Allah’a ve ahiret gününe (ölmeden önce Allah’a ulaşmaya) îmân eden bir kavmi, Allah’a ve O’nun Resûl’üne karşı gelenlere muhabbet duyar bulamazsın. Ve onların babaları, oğulları, kardeşleri veya kendi aşiretleri olsa bile. İşte onlar ki, (Allah) onların kalplerinin içine îmânı yazdı. Ve onları, Kendinden bir ruh ile destekledi (orada eğitilmiş olan, devrin imamının ruhu onların başlarının üzerine yerleşir). Ve onları, altından nehirler akan cennetlere dahil edecek. Onlar orada ebediyyen kalacak olanlardır. Allah, onlardan razı oldu. Ve onlar da O’ndan (Allah’tan) razı oldular. İşte onlar, Allah’ın taraftarlarıdır. Gerçekten Allah’ın taraftarları, onlar felâha erenler değil mi?
Yani Allah’ın katındaki eğitimi görmüş olan bir ruh. İşte o standartta olaya baktığımız zaman, onlar ki Allah onların kalplerinin içine îmânı yazdı ve onları kendi katından bir ruhla destekledi. Dolayısıyla bu iki ruh da devrin imamının ruhudur. Tövbe alanların başının üzerine sadece onun ruhu geliyor.
Ama kavim resûlleri devrin imamını temsil ediyor, hidayete vesiledirler. Velî mürşidler, yedi safhayı yaşayanlar, onlar da devrin imamını temsil eder, hidayete vesiledirler. Ve diğerleri de; bakın devrin imamını temsil eden, hidayete vesile olanlar kavim resûlleridir, velî mürşidlerdir, salihlerdir, muhlislerdir, ulûl’elbabdır, muhsinlerdir ve zahidlerdir.
DEVRİN İMAMINI TEMSİL EDEN, HİDAYETE VESİLE OLANLAR
1. ZAHİDLER (Ruh Teslimini Gerçekleştirenler)
CUMA - 10
Artık namazı kaza ettiğiniz zaman yeryüzüne yayılın ve Allah’ın fazlından isteyin ve Allah’ı çok zikredin. Umulur ki böylece siz felâha erersiniz.
2. MUHSİNLER (Fizik Vücut Teslimini Yapanlar)
ÂLİ İMRÂN - 20
Bundan so
3. ULÛL’ELBAB (Nefsini Allah’a Teslim Edenler)
ÂLİ İMRÂN - 7
...Ve onun te’vilini Allah’tan başka kimse bilmez ve ilimde rusuh sahipleri ise: “Biz O’na îmân ettik, hepsi Rabbimizin katındandır.” derler, onlar da tezekkür edemezler, sadece Ulûl’elbab.
4. MUHLİSLER (Vekil Mürşidler)
HİCR - 40
“Ancak onlardan muhlis olan kulların müstesna.”
5. SALİHLER (İradelerini Allah’a Teslim Edenler)
NİSÂ - 69
...Allah’ın kendilerine ni’met verdiği nebîlerle ve sıddîklerle ve şehitlerle ve salihlerle beraberdirler...
ENBİYÂ - 105
Andolsun ki zikirden (Tevrat’tan) sonra Zebur’da, arza salih kullarımızın varis olacağını yazdık.
6. VELÎ MÜRŞİDLER
TEVBE - 71
...Ma’ruf ile emreder ve münkerden nehyederler (yasaklarlar) ve namazı ikame ederler ve zekâtı verirler. Allah ve O’nun Resûl’üne itaat ederler...
7. KAVİM RESÛLLERİ
NAHL - 36
Ve andolsun ki Biz, bütün ümmetlerin (milletlerin, kavimlerin) içinde resûl beas ettik (hayata getirdik, vazifeli kıldık)....
KASAS - 68
Ve Rabbin, dilediğini yaratır ve seçer. Ve seçim hakkı onlara ait değildir. Allah Sübhan’dır (münezzehtir) ve (onların) şirk koştukları şeylerden yücedir.
Yedi grup insan, devrin imamını temsil ediyor. Öyle olunca o zaman bâtıl bir tefsir olarak şeyhin ruhaniyeti müridiyle; şeyhin ruhaniyeti ayrı, mürşidin yani devrin imamının ruhu ayrıdır.
Devrin imamının ruhu sadece nebîlere has olan bir makamdır. Nebî resûl yaşıyorsa o makamda sadece asaleten devrin imamı vardır. Onun olmadığı dönemlerde vekâleten devrin imamı vardır. Asaleten ayrı, vekâleten ayrı.
ORTAK AKIL
NEFS, 19 AFETİ İLE AKLA ULAŞIR
Kin ve Nefret
Küfür
Yalan
Zulüm
Haset
Cehalet
Cimrilik
Öfke ve Gayz
İsyan
Sabırsızlık
Kibir ve Gurur
Hırs ve Şehvet
Nankörlük
Dedikodu
Zan
İptilalar (Kötü Alışkanlıklar)
Vefasızlık
Mürailik
Fitne Fesat
RUH, 19 HASLETİ İLE AKLA ULAŞIR
Sevgi
Îmân
Doğruluk
Adalet
Edep
İlim
Cömertlik
Sekînet
İtaat
Sabır
Tevazu
Kanaat
Şükür
Ketumiyet
Hakikat
Faziletler
Vefa
İhlâs
Tevhid