Muhterem Hocam, mürşid Allah’ın kuludur. Neden aracı arayayım diyen bir takipçimize ne buyurursunuz? Ayrıca kişi Allah’a inanıyor ama ibadetlerini yapmıyorsa, sadece inanmak onu kurtarır mı?
Soru
Muhterem Hocam, mürşid Allah’ın kuludur. Neden aracı arayayım diyen bir takipçimize ne buyurursunuz? Ayrıca kişi Allah’a inanıyor ama ibadetlerini yapmıyorsa, sadece inanmak onu kurtarır mı?
Cevap
"Sevgili kardeşlerim, eğer bu kulu Rabbimiz vazifeli tayin etmişse ve “ona tâbî olun, itaat edin” buyurmuşsa, bize düşen sadece Rabbimizin emrine itaat etmektir. Hz. Ömer’in Hacerü’l-Esved için söylediği söz buna güzel bir örnektir: “Ey Hacerü’l-Esved! Sen bir taşsın. Eğer Peygamberim (S.A.V) seni tavaf etmeseydi, gelip öpmeseydi, asla benim yanımda kıymetin olmazdı. Ama o bunu yaptığına göre bana düşen de onun yolundan gitmek ve itaat etmektir.”
Allahû Tealâ insanı yaratıyor, ruhundan üfürüyor. Meleklere ve cinlere; ""secde edin!"" diyor. Melekler doğal olarak Allah'ın emrindeler ve emre itaatsizlikleri mümkün değil. Meleklerin hepsi itaat ediyorlar. Ama iblis itaat etmiyor. Ve cehaletinin kurbanı oluyor. ""Ben ateştenim, o çamurdan. Ateş çamurdan üstündür diyerek, kibirleniyor ve kibri sebebiyle ilelebet hem huzursuzluğu, mutsuzluğu yaşıyor hem de tüm insanların cehenneme gitmesinde katkısı oluyor. Bunun mânâsı ne? Bunun mânâsı tüm insanların yaşayacağı azabın kat be katını kim yaşayacak? Şeytan denilen bu mahluk yaşayacak. Sebebi ne? Allah'ın emrine isyan ettiği için. İşte Hz. Ömer buyuruyor ki;
Hz. Ömer (R.A) ""Beni en çok şaşırtan şey, Bir kimsenin Allah’ı bilip O’na isyan etmesi. Şeytan’ı bilip ona itaat etmesi. Ve Dünyayı bilip ona meyletmesidir.""
Kimdir Allah'ı bilip isyan eden? Allah'a ulaşmayı dilemeyen. Kimdir şeytanı bilip itaat eden? Allah'a ulaşmayı dilemeyen. Kimdir dünyayı bilip ona meyleden? Allah'a ulaşmayı dilemeyen. Dün o misafirlerimizle beraber olduk. Çokça insanların yanlış anladığı bir başka şey de Allah rızası. Sevgili kardeşlerim Şah-ı Nakşibend Hz.'leri üç sözde şunları söylüyor:
Allah rızası itaattedir. Öyleyse Allah kimden razıdır? İtaat edenden razıdır. Bu itaatin içerisinde birinci sırada ne var? Eğer 73 âyet-i kerimede ruhun Allah’a ulaşmasını açıklanmışsa eğer 12 âyetle farz kılmışsa, o kişi bu farza itaat ediyorsa Allah ondan razı mı? Değil mi? Evet. İşte onun için Zumer 7’de: “Eğer küfür ederseniz Allah sizin küfrünüzden müstağnidir. Ama şükrederseniz Allah sizden razı olur.” buyuruluyor.
39/ZUMER-7 İn tekfurû fe innallâhe ganiyyun ankum, ve lâ yerdâ li ıbâdihil kufr(kufra), ve in teşkurû yerdahu lekum, ve lâ teziru vâziretun vizra uhrâ, summe ilâ rabbikum merciukum fe yunebbiukum bimâ kuntum ta’melûn(ta’melûne), innehû alîmun bi zâtis sudûr(sudûri). Eğer inkâr ederseniz, muhakkak ki Allah, sizden Gani’dir (size ihtiyacı yoktur). Ve O, kulları konusunda küfre razı olmaz. Ve eğer şükrederseniz sizden razı olur. (Hiç)bir günahkâr, diğerinin (başkasının) günahını yüklenmez. Sonra dönüşünüz Rabbinizedir. Böylece size yapmış olduklarınızı haber verecek. Muhakkak ki O, sinelerde olanı bilendir.
Hamd eder, şükrederiz. Şükredenler kimlerdir? Kalben Allah’a ulaşmayı dileyenlerdir. O sebeple mürşid bizim gibi birisidir ama 7 safhayı yaşayan alelade birisi değildir. 7 safhayı yaşayan, Allah’ın irşada memur ve mezun kıldığı kişidir. Ona itaat edildiği zaman Rabbimiz “Ona itaat Bana itaattir.” buyuruyor. İşte Allah Resûl'ü (S.A.V) buyuruyor ki: “Benimle nübüvvet sona ermiştir. Benden sonra nebî gelmeyecek ama benden sonra imamlar, halifeler gelecek. Onlara itaat bana itaattir.”
Bu sözden ne anlamamız lâzım? Her devirde Resûlullah (S.A.V)’ı temsilen bir kişi vardır. Onu bulup itaat etmemiz gerekir. Onun için “Size ruh verenler gelecek, onları arayın bulun. Kim zamanın imamına arif olmazsa o cahiliye standartları üzere ölür.” buyuruluyor. O zaman mürşid Allah’ın kuludur, evet amennâ ve saddâkna. Ama o kul alelade bir kul değildir. 7 safhayı yaşayan, Allah’ın emriyle kendisine mutlaka kendisine itaat etmemizi istediği bir kuldur.
HADÎS-İ ŞERİF Kaynak: Sahihi Müslim 58, hadis no. 1851 “Ve ene nefahatun fetearradu ve men lem narif imame zamanihi felyemutu meyteten cahiliyetten.” “Size ruh verenler gelecek, onları arayıp bulun. Kim zamanın imamına tâbî olmazsa cahiliyet üzere ölür.”
Ona itaat edildiği takdirde hedeflerimize ulaşabiliriz. Allah Resûl'ü (S.A.V) buyuruyor ki: “Hamele-i Kur’ân olanlar Allah’ın dostlarıdır. Onlara dost olan Allah’ın dostudur. Onlara düşman olan Allah’ın düşmanıdır.” O zaman âyetin muhtevası içinde sualin cevabına hemen girmek istiyorum: Mürşid Allah’ın dostudur. Ona dost olan Allah’ın dostudur. Ona düşman olan Allah’ın düşmanıdır. Öyleyse alelade birisi değildir. Allah’ın izniyle, Allah razı olsun. Mutlaka o kişinin de Allah’a ulaşmayı dileyerek Allah’ın kendisi için tayin ettiği mürşide ulaşıp tâbî olması lâzım."