Muhterem Hocam, mürşid farz da, ben onun mürşid olduğunu nasıl anlayacağım? Bu dönemdeki mürşidlere nasıl ulaşılır?
Soru
Muhterem Hocam, mürşid farz da, ben onun mürşid olduğunu nasıl anlayacağım? Bu dönemdeki mürşidlere nasıl ulaşılır?
Cevap
"Mürşide nasıl ulaşılacak?" sualine Allahû Tealâ'nın cevabı: "Allah'tan sorun." diyor.
Mâide 35: "Allah'a karşı takva sahibi olun ve vesileyi (sizi kim Allah'a ulaştırmaya vesile olacaksa onu) Allah'tan isteyin."
5/MÂİDE-35 Yâ eyyuhâllezîne âmenûttekûllâhe vebtegû ileyhil vesîlete ve câhidû fî sebîlihi leallekum tuflihûn(tuflihûne). Ey âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı, teslim olmayı dileyenler); Allah’a karşı takva sahibi olun ve O’na ulaştıracak vesileyi isteyin. Ve O’nun yolunda cihad edin. Umulur ki böylece siz felâha erersiniz.
Neyle isteyeceğiz? Tabiî ki hacet namazıyla. Bakara 45, 46: "Sabır ve namazla Allah'tan yardım isteyiniz. Zordur ama huşû sahipleri için değil."
2/BAKARA-45 Vesteînû bis sabri ves salât(salâti), ve innehâ le kebîratun illâ alâl hâşiîn(hâşiîne). (Allah’tan) sabırla ve namazla istiane (özel yardım) isteyin. Ve muhakkak ki o (hacet namazı ile Allah’a ulaştıracak mürşidini sormak), huşû sahibi olanlardan başkasına elbette ağır gelir.
Kimdir huşû sahipleri? Huşû sahibi insanlar, onlar Allah'a hayattayken mülâki olmayı dileyen ve ölümle bir kere daha Allah'a ulaşacağına emin olan insanlar.
2/BAKARA-46 Ellezîne yezunnûne ennehum mulâkû rabbihim ve ennehum ileyhi râciûn(râciûne). Onlar (o huşû sahipleri) ki, Rab’lerine (dünya hayatında) muhakkak mülâki olacaklarına ve (sonunda ölümle) O’na döneceklerine yakîn derecesinde inanırlar.
Mürşid Allah'a ulaştıran yoldur. Nahl 9'da: "Allah'a ulaştıran yolun tayini Allah'a aittir. Onlardan bir kısmını ulaştırmaz. Allah dileseydi herkesi hidâyete erdirirdi."
16/NAHL-9 Ve alâllâhi kasdus sebîli ve minhâ câirun, ve lev şâe le hedâkum ecmaîn(ecmaîne). Ve sebîllerin (dergâhlardan Sıratı Mustakîm'e ulaşan bütün yolların yani mürşidlerin) tayini, Allah'ın üzerinedir. Ve ondan sapanlar vardır. Ve eğer O dileseydi, sizin hepinizi hidâyete erdirirdi.
Öyleyse mürşidi kimden soracağız? Allah'tan. O halde Allah'tan istemek mecburiyetindeyiz mürşidimizi. Herkesin su içeceği çeşmeyi (mürşidi) Allah tayin ediyor. Bizi bilmeyiz, Rabbimiz bilir. Allahû Tealâ bunu Kur’ân-ı Kerim'e koymuş. İşte mürşidimizi de biz bilmeyiz, Allah bilir. Bildiğimiz kimdir? Bildiğimiz devrin imamıdır. Aslında herkesin devrin imamına tâbî olması asıldır ama böyle bir şey bütün insanlar için mümkün olmadığı için Allahû Tealâ "Devrin imamına ulaşınız." diye farz kılmıyor. "Kim Allah'a ulaşmanıza vesile olacaksa, onu Allah'tan isteyin, ona tâbî olun." diyor. Her kim Allah'a ulaşmayı dilemişse hacet namazı kılmışsa, Allahû Tealâ mutlaka ona kapı açıyor, onu sebile mutlaka ulaştıracağının garantisini veriyor.