Muhterem Hocam, bir misafirimiz “Mürşid kime göre mürşid? Biz mürşid de göremedik. Bize göre mürşid ilim demek, fen demek.” dedi. Mürşid kavramı herkese göre değişen bir kavram mıdır?

Soru

Muhterem Hocam, bir misafirimiz “Mürşid kime göre mürşid? Biz mürşid de göremedik. Bize göre mürşid ilim demek, fen demek.” dedi. Mürşid kavramı herkese göre değişen bir kavram mıdır?

Cevap

Aslında mürşid, Allahû Tealâ’nın Kur’ân-ı Kerîm’de vasıflarını bildirdiği ve tayin ettiği kişidir. Nitekim Bakara 150, 151’de Allahû Tealâ:

2/BAKARA-150: Ve min haysu harecte fe velli vecheke şatral mescidil harâm(harâmi), ve haysu mâ kuntum fe vellûvucûhekum şatrahu li ellâ yekûne lin nâsi aleykum hucceh(huccetun), illellezîne zalemû minhum fe lâ tahşevhum vahşevnî ve li utimme ni’metî aleykum ve leallekum tehtedûn(tehtedûne).

Nereden çıkarsan çık, bundan sonra (namazda) vechini (yüzünü) Mescid-i Haram yönüne çevir. Ve nerede olursanız olun, yüzlerinizi o yöne çevirin ki, insanların sizin aleyhinizde (kullanabilecekleri) delil olmasın. Onlardan zulmedenler hariç, artık onlardan korkmayın. Benden (sizin üzerinizdeki sevgimin azalacağından) korkun ki, sizin üzerinizdeki ni'metimi tamamlayayım da böylece hidayete eresiniz.

2/BAKARA-151: Kemâ erselnâ fîkum resûlen minkum yetlû aleykum âyâtinâ ve yuzekkîkum ve yuallimukumul kitâbe vel hikmete ve yuallimukum mâ lem tekûnû ta’lemûn(ta’lemûne).

Nitekim size, aranızda (görev yapmak üzere), sizden (kendinizden) bir Resûl (Peygamber) gönderdik ki, âyetlerimizi size tilâvet etsin (okuyup açıklasın) ve sizi (nefsinizi)tezkiye (ve tasfiye) etsin, size Kitab'ı (Kurânı Kerim'i) ve hikmeti öğretsin ve (hikmetin de ötesinde) bilmediğiniz şeyleri öğretsin.

“Benden ve sizin üzerinizdeki ni'metimin azalmasından korkun ki üzerinizdeki ni’metimi tamamlayayım da böylece hidayete erersiniz. ”Ve sahâbeye diyor ki: “Allah sizin içinizden size bir resûl gönderdi. Mürşid gönderdi.” Onun görevlerini sayıyor:

1. O size âyetleri tilâvet ediyor. Öyleyse mürşidin 1. görevi bize âyetleri tilâvet etmektir.

2. O sizin nefsinizi tezkiye ediyor. Mürşidin 2. görevi, tâbî olmamız halinde nefsimizin tezkiyesidir.

3. O size kitabı öğretiyor. 3. görev, kitabın öğretilmesidir.

4. O size hikmeti öğretiyor. 4. görev, hikmetin öğretilmesidir.

5. Ve 5. görev, hikmetin ötesinin öğretilmesidir.

Öyleyse görüyoruz ki dinî hayatımızın vazgeçilmezi, mürşide tâbiiyettir. Fussilet 33’te:

41/FUSSİLET-33: Ve men ahsenu kavlen mimmen deâ ilâllâhi ve amile sâlihan ve kâle innenî minel muslimîn(muslimîne).

Allah'a davet eden ve salih amel (nefs tasfiyesi) yapan ve: “Muhakkak ki ben teslim olanlardanım.” diyenden daha güzel sözlü kim vardır?

“Allah’a davet eden, nefs tasfiyesi yapan ve ‘Ben teslim olanlardanım’ diyenden daha güzel sözlü kim vardır?”

En üst seviyedeki mürşid her devirde, hidayete erdiren Devrin İmamı’dır. Devrin imamı, ya asaleten bir peygamberdir. Allahû Tealâ kendisine şeriat kitabı vermiştir. Son nebî, nebîler sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V)’dir. Onunla nübüvvet sona ermiştir. Ama kıyâmete kadar devrin imamı olacaktır. Asaleten devrin imamı olan peygamberlerin olmadığı dönemlerde Allahû Tealâ velî resûllerden bir tanesini vekâleten devrin imamı olarak tayin ediyor.

Ve Allahû Tealâ Kur’ân-ı Kerîm’de 19 tane isimle mürşidi bize anlatıyor.

KUR'ÂN-I KERİM'DE GEÇEN MÜRŞİD'LERİN 19 AYRI İSMİ

1. NEBÎ

BAKARA-213, ÂLİ İMRÂN-81, AHZÂB-7, BAKARA-121, BAKARA-136

2. İMAM

ENBİYÂ-73, İSRÂ-71, SECDE-24

3. HALİFE

BAKARA-30, EN’ÂM-165, NÛR-55

4. VELÎ RESÛL

ÂLİ İMRÂN-81, BAKARA-101, BAKARA-252

5. MÜJDELEYİCİ VE NEZİR

HÛD-2, HÛD-25, FURKÂN-51, BAKARA-119, BAKARA-213, NİSÂ-165, KEHF-56, FURKÂN-56, İSRÂ-105, FUSSİLET-4

6. HİDAYETÇİ

A’RÂF-186, HACC-8, MU'MİN-33, TÂHÂ-123, BAKARA-38

7. EHLİ ZİKİR

NAHL-43, ENBİYÂ-7

8. MÜNADİ MEHDİ

ÂLİ İMRÂN-193, KAF-41, A’RÂF-44, RA’D-33, YÂSÎN-21, ZUMER-36

9. SÂDIK

BAKARA-177, ÂLİ İMRÂN-17, TEVBE-119

10. SÂLİH

ÂLİ İMRÂN-114, İSRÂ-25, CİNN-11

11. SULTAN

RAHMÂN-33

12. HİKMET SAHİBİ ÂLİM

BAKARA-269, ZUMER-9, ÂLİ İMRÂN-18

13. VELİYYİN VE LÂ NASÎR

ŞÛRÂ-8, BAKARA-107, BAKARA-120, TEVBE-74

14. VELİYYİN VE LÂ ŞEFÎİ

SECDE-4

15. VELİYYUN HAMÎM

FUSSİLET-34

16. VELİYYEN MURŞİDÂ

KEHF-17

17. VELİYYİN VE LÂ VÂK:

RA’D-37

18. VELİYYUL MU'MİNİN VELÎYYUL HAMÎD

ÂLİ İMRÂN-68, ÂLİ İMRÂN-122, ŞÛRÂ-28

19. EHLİ BEYT

AHZÂP 33

19 tane isim…

Bütün nebîler Allah’ın mürşididir. Huzur namazının imamları Allah’ın mürşididir. Allah’ın yeryüzündeki halifesi mürşiddir. Sonra velî resûller… Sonra nezir, hidayetçi…

Ve 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7… 7 tane sıfatla velîlerin mürşid olduğunu buyuruyor.

Ehl-i zikir, münâdî, sâdık, sâlih, sultan, hikmet sahibi âlîm…Bunların hepsi Allahû Tealâ’nın Kur’ân-ı Kerîm’de zikrettiği mürşidlerin isimleridir.

Mürşid kavramı çoğu zaman bir öğretmen olarak değerlendiriliyor. Oysa ki mürşidin 19 tane vasfı var ve Allahû Tealâ’nın söyledikleriyle insanların söyledikleri birbirine hiç uymuyor. İlim de bir öğreticidir ama irşad etmek sadece öğretmek demek değildir. İrşad etmek, rüşdü muhtevî bir olaydır. Bir insanın rüşdünü ispat edebilmesi, Allah’a ulaşmayı dilemesiyle mümkündür. Kim Allah’a ulaşmayı diliyorsa, o hacet namazını kılıp Allah’tan mürşidini mutlaka sormak mecburiyetindedir. Ondan sonraki görevi de Allah’ın göstereceği mürşide ulaşıp, ona tâbî olmaktır.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 4 Ekim 20264 dk okuma4