Muhterem Hocam, mürşid konusunda; insan kendi başına gidebilir ama nereye kadar? İslâm’da mürşid olmadan gidebileceğimiz bir nokta var mıdır?

Soru

Muhterem Hocam, mürşid konusunda; insan kendi başına gidebilir ama nereye kadar? İslâm’da mürşid olmadan gidebileceğimiz bir nokta var mıdır?

Cevap

Yok. Yûnus bunu en güzel biçimde belirtmiş. İşte “Gel kardeş, hakkı bulayım dersen, bir kâmil mürşide varmazsan olmaz.” Allahû Tealâ’nın herkese farz kıldığı 7 tane hedef emirin 7’si de mürşid olmadan olmaz.

7 HEDEF EMİR

VAHDET

1. Allah’a Ulaşmayı Dilemek

RÛM-31: O’na (Allah’a) yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve O’na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin. Ve (böylece) müşriklerden olmayın.

TEVHİD

2. 12 İhsanla Mürşide Tâbî Olmak

MU’MİN-15: …. Allah, kullarından dilediği kişinin üzerine Allah’a ulaşma gününün geldiğini ihtar etmek için, emrinden (Allah’ın emrini tebliğ edecek) bir ruh (devrin imamının ruhunu) ulaştırır.

TESLİM:

3. Ruhun Allah’a Teslimi

RA’D-21: Ve onlar Allah’ın (ölmeden evvel), Allah’a ulaştırılmasını emrettiği şeyi (ruhlarını), O’na (Allah’a) ulaştırırlar. Ve Rab’lerine karşı huşû duyarlar ve kötü hesaptan korkarlar.

4. Fizik Vücudun Allah’a Teslimi

YÂSÎN-60: Ey Âdemoğulları! Ben, sizlerden şeytana kul olmayacağınıza dair ahd almadım mı? Muhakkak ki; o (şeytan), size apaçık bir düşmandır.

YÂSÎN-61:Ve Ben, sizden Bana kul olmanıza (dair ahd almadım mı)? Bu da Sıratı Mustakîm (üzerinde bulunmak)tır.

5. Nefsin Allah’a Teslimi

NİSÂ-103: Namazı bitirdiğinizde; ayaktayken, otururken ve yan üzeriyken (yan üstü yatarken), Allah’ı hep zikredin! Güvenliğe kavuştuğunuzda namazı namazın erkânıyla kılın…

6. İrşada Ulaşmak

BEYYİNE-5: Onlar emrolunmadılar. Sadece hanifler olarak, Allah için dinde halis (nefslerini halis kılmış) kullar olmakla emrolundular. Ve namaz kılmakla ve zekat vermekle emrolundular. İşte kayyum olan din budur.

7. İradeyi Allah’a Teslim Etmek

EN’ÂM-97: Ve kara ve denizin karanlıklarında (nefsin afetlerinin karanlığında) yolunuzu bulmanız (hidayete ermeniz) için yıldızları (nebîler, resûller, mürşidler) kılan O’dur. Bilen bir kavim için, âyetleri detayları ile açıkladık.

Resûlullah (S.A.V) ne buyurmuş?

“HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Kırk Hadis Şerhi, Sadrettin Konevi.

“Allah’ı bilen talep eder. Allah’ı talep eden bulur. Allah’ı bulan sever. Allah’ı seveni Allah öldürür. Bir kimseyi Allah öldürürse diyeti Allah’a düşer. Bir kimsenin diyeti Allah’a düşünce de onun diyeti bizzat Allah olur.”

Öyleyse mürşid olmadan gidebileceğimiz hiçbir yer yok. İşte Allah’ı bilen talep eder. Nahl 36’da Allahû Tealâ: “Allah’a kul olsunlar, tağuta kul olmaktan içtinap etsinler.” buyuruyor.

NAHL-36: Ve le kad beasnâ fî kulli ummetin resûlen eni’budûllâhe vectenibût tâgût(tâgûte), fe minhum men hedallâhu ve minhum men hakkat aleyhid dalâleh(dalâletu), fe sîrû fîl ardı fanzurû keyfe kâne âkıbetul mukezzibîn(mukezzibîne).

Ve andolsun ki Biz, bütün ümmetlerin (milletlerin, kavimlerin) içinde resûl beas ettik (hayata getirdik, vazifeli kıldık). (Allah'a ulaşmayı dileyerek) Allah'a kul olsunlar ve taguttan (insan ve cin şeytanlardan) içtinap etsinler (sakınıp kurtulsunlar) diye. Onlardan bir kısmını, (Resûlün daveti üzerine Allah'a ulaşmayı dileyenleri) Allah hidayete erdirdi ve bir kısmının (dilemeyenlerin) üzerine dalâlet hak oldu. Artık yeryüzünde gezin. Böylece yalanlayanların akıbetinin, nasıl olduğuna bakın (görün).

MU'MİNÛN-44: Summe erselnâ rusulenâ tetrâ, kullemâ câe ummeten resûluhâ kezzebûhu fe etbâ’nâ ba’dahum ba’dan ve cealnâhum ehâdîs(ehâdîse), fe bu’den li kavmin lâ yu’minûn(yu’minûne).

Sonra Biz, resûllerimizi art arda (arası kesilmeksizin) gönderdik. Her ümmete resûlü geldiği zaman, her defasında onu yalanladılar. Biz de onları birbiri arkasından (helâk ettik). Ve onları efsane kıldık. Artık mü'min olmayan kavim (Allah'ın rahmetinden) uzak olsun.

Mü’minûn 44’te ardı arkası kesilmeksizin resûller gönderiyoruz. Ama bu resûllerin arasından Allah bir tanesini seçiyor. Rahmân 33’te o yüce sultan, sultan olmadan, bir mürşid olmadan, devrin imamı olmadan hidayete ermek mümkün değil.

RAHMÂN-33: Yâ ma'şerel cinni vel insi inisteta'tum en tenfuzû min aktâris semâvâti vel ardı fenfuz(fenfuzû), lâ tenfuzûne illâ bi sultân(sultânin).

Ey insan ve cin topluluğu! Semaların ve arzın kuturlarından (çaplarından) nüfuz etmeye (çıkıp gitmeye) eğer gücünüz yetiyorsa, haydi nüfuz edin (geçip, çıkın)! Bir sultan (bir mürşid) olmaksızın nüfuz edemezsiniz (geçip çıkamazsınız).

Allahû Tealâ mürşidi farz kılmıştır. Mürşid olmadan hiç kimsenin ruhunu, fizik vücudunu, nefsini ve iradesini Allah’a teslim etmesi mümkün değil. Dinimizin adı İslâm. İslâm, Allah’a teslim demektir. Ve teslimler mürşidsiz yaşanamaz. Ruhun teslimi mürşid olmadan olmaz. Fizik vücudun teslimi mürşid olmadan olmaz. Nefsin teslimi mürşid olmadan olmaz. İradenin teslimi mürşid olmadan olmaz.

Allahû Tealâ Kur’ân-ı Kerim’de diyor ki: “En küçük bir insan topluluğu yoktur ki insanlardan ayrı bir yerde olsunlar da mürşidsiz kalsınlar. Onlardan birisine mutlaka Allah açıklamaları lâzım gelen şeyleri öğretir.”

Amazon ormanlarında Pigme kabilesi, 300 haneden oluşan bir köy. Bunların da arasından birine mutlaka Allahû Tealâ bilgilerini gönderiyor. İnsanları Allah’a ulaştırsın diye.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ekim 2026Son güncelleme: 17 Ekim 20264 dk okuma0