Muhterem Hocam, mürşid konusunu açıklar mısınız?

Soru

Muhterem Hocam, mürşid konusunu açıklar mısınız?

Cevap

Din olgusu değişmemiştir. Din Hz Âdem (A.S) babamızdan kıyamet gününe kadar Allahû Tealâ'nın peygamberlerle indirdiği kutsal kitaplardaki muhtevanın aynısıdır. Hz. Âdem (A.S) babamızın döneminde de 7 safha 4 teslim, Hz. Nuh (A.S) döneminde de 7 safha 4 teslim, Hz. İbrahim (A.S) döneminde de 7 safha 4 teslim, Hz. Musa (A.S) döneminde 7 safha 4 teslim, Hz. İsa (A.S) döneminde 7 safha 4 teslim, Nebîler Sultanı Peygamber Efendimizin (S.A.V) döneminde 7 safha 4 teslim yaşanmıştır.

3/ÂLİ İMRÂN-19 İnned dîne indâllâhil islâm(islâmu), ve mâhtelefellezîne ûtûl kitâbe illâ min ba’di mâ câehumul ilmu bagyen beynehum, ve men yekfur bi âyâtillâhi fe innallâhe serîul hısâb(hısâbı).

Muhakkak ki Allah'ın indinde dîn, İslâm'dır (teslim dînidir). Kendilerine kitap verilenler, kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki hased sebebiyle ihtilâfa düştüler. Ve kim Allah'ın âyetlerini örterse (inkâr ederse), o taktirde, muhakkak ki Allah, hesabı çabuk görendir.

Hicr 9'da "bu zikri biz indirdik onu biz koruyacağız".

15/HİCR-9 İnnâ nahnu nezzelnâz zikre ve innâ lehu le hâfizûn(hâfizûne).

Muhakkak ki zikri (Kur'ân-ı Kerim’i), Biz indirdik. O'nun koruyucuları (da) mutlaka Biziz.

Allah tarafından korunan Kur'an-ı Kerim'e baktığımız zaman

Şûra 13'e göre "evvelkilerin şeriatı bizim de şeriatimiz" evvelkilerin dediği Hz Nuh'un şeriatı bizim şeriatimiz, Hz İbrahim şeriatı bizim şeriatimiz, Hz Musa'nın şeriatı bizim şeriatimiz, Hz İsa'nın şeriatı bizim şeriatimizdir diyor."

42/ŞÛRÂ-13 Şerea lekum mined dîni mâ vassâ bihî nûhan vellezî evhaynâ ileyke ve mâ vassaynâ bihî ibrâhîme ve mûsâ ve îsâ, en ekîmûd dîne ve lâ teteferrakû fîhi, kebure alâl muşrikîne mâ ted’ûhum ileyhi, allâhu yectebî ileyhi men yeşâu ve yehdî ileyhi men yunîb(yunîbu).

(Allah) dînde, onunla Hz. Nuh’a vasiyet ettiği (farz kıldığı) şeyi (şeriati); “Dîni ikame edin (ayakta, hayatta tutun) ve onda (dînde) fırkalara ayrılmayın.” diye Hz. İbrâhîm’e, Hz. Musa’ya ve Hz. İsa’ya vasiyet ettiğimiz şeyi Sana da vahyederek, size de şeriat kıldı. Senin onları, kendisine çağırdığın şey (Allah’a ulaşmayı dileme) müşriklere zor geldi. Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O’na yöneleni, Kendisine ulaştırır (ruhunu hayatta iken Kendisine ulaştırır).

En'âm 48'e göre Allahû Tealâ her devirde her kavmin içerisinde ardı arkası kesilmeksizin uyarıcı ve müjdeleyici gönderiyor. Her devirde öğrenenler ve öğretenler var.

6/EN'ÂM-48 Ve mâ nursilul murselîne illâ mubeşşirîne ve munzirîn(munzirîne), fe men âmene ve asleha fe lâ havfun aleyhim ve lâ hum yahzenûn(yahzenûne).

Biz resûlleri “uyarıcılar ve müjdeleyiciler” olmaktan başka (bir şey için) göndermeyiz. Artık kim âmenû olur (Allah’a ulaşmayı dilerse) ve ıslâh olursa (nefs tezkiyesi ve tasfiyesi yaparsa) artık onlara korku yoktur, onlar mahzun da olmazlar.

Tâhâ 123'e baktığımız zaman; siz ve şeytan birbirinize düşman olarak yeryüzüne inin benden size hidayetçi gelecek ve kim hidayetçiye tabi olursa...

20/TÂHÂ-123 Kâlehbitâ minhâ cemîan ba’dukum li ba’dın aduvvun, fe immâ ye’tiyennekum minnî huden fe menittebea hudâye fe lâ yadıllu ve lâ yeşkâ.

(Allahû Tealâ şöyle) dedi: “İkiniz oradan (aşağı) inin! Hepiniz (şeytan ve siz), birbirinize düşman olarak. Bundan sonra Benden size mutlaka hidayet gelecek. O zaman kim hidayetime tâbî olursa artık o, dalâlette kalmaz ve şâkî olmaz.”

Kur'an'ın bütününe baktığımızda mürşidin 19 tane ayrı isimle ifade edildiğini görüyoruz. Bu 19 isimden bir tanesi de hidayetçi benden size hidayetçim gelecek.

KUR'ÂN-I KERİM'DE GEÇEN MÜRŞİD'LERİN 19 AYRI İSMİ

1. NEBÎ

BAKARA-213, ÂLİ İMRÂN-81, AHZÂB-7, BAKARA-121, BAKARA-136

2. İMAM

ENBİYÂ-73, İSRÂ-71, SECDE-24

3. HALİFE

BAKARA-30, EN’ÂM-165, NÛR-55

4. VELÎ RESÛL

ÂLİ İMRÂN-81, BAKARA-101, BAKARA-252

5. MÜJDELEYİCİ VE NEZİR

HÛD-2, HÛD-25, FURKÂN-51, BAKARA-119, BAKARA-213, NİSÂ-165, KEHF-56, FURKÂN-56, İSRÂ-105, FUSSİLET-4

6. HİDAYETÇİ

A’RÂF-186, HACC-8, MUMİN-33, TÂHÂ-123, BAKARA-38

7. EHLİ ZİKİR

NAHL-43, ENBİYÂ-7

8. MÜNADİ MEHDİ

ÂLİ İMRÂN-193, KAF-41, A’RÂF-44, RA’D-33, YÂSÎN-21, ZUMER-36

9. SADIK

BAKARA-177, ÂLİ İMRÂN-17, TEVBE-119

10. SALİH

ÂLİ İMRÂN-114, İSRÂ-25, CİNN-11

11. SULTAN

RAHMÂN-33

12. HİKMET SAHİBİ ÂLİM

BAKARA-269, ZUMER-9, ÂLİ İMRÂN-18

13. VELİYYİN VE LÂ NASÎR

ŞÛRÂ-8, BAKARA-107, BAKARA-120, TEVBE-74

14. VELİYYİN VE LÂ ŞEFÎİ

SECDE-4

15. VELİYYUN HAMÎM

FUSSİLET-34

16. VELİYYEN MURŞİDÂ

KEHF-17

17. VELİYYİN VE LÂ VÂK:

RA’D-37

18. VELİYYUL MU'MİNİN VELÎYYUL HAMÎD

ÂLİ İMRÂN-68, ÂLİ İMRÂN-122, ŞÛRÂ-28

19.: EHLİBEYT

AHZÂP 33

40/MU'MİN-33 Yevme tuvellûne mudbirîn(mudbirîne), mâ lekum minallâhi min âsım(âsımin) ve men yudlilillâhu fe mâ lehu min hâd(hâdin).

Arkanızı dönüp kaçacağınız gün sizin için Allah’tan (Allah dostlarından) bir koruyucu yoktur. Allah kimi dalâlette bırakırsa, artık onun için bir hidayetçi yoktur.

Tâhâ 120'ye baktığımız zaman ne görüyoruz Tâhâ 120'de burada da şeytanın vesvese vererek insanları nasıl Allah'ın yolundan saptırdığını görüyoruz

20/TÂHÂ-120 Fe vesvese ileyhiş şeytânu kâle yâ âdemu hel edulluke alâ şeceratil huldi ve mulkin lâ yeblâ.

Böylece şeytan, ona vesvese verdi. Dedi ki: “Ey Âdem! Sana, ebedîlik ağacına ve sona ermeyecek bir saltanata, delâlet edeyim mi (ulaşmanı sağlayayım mı)?”

Her devirde bu hidayetçi var mı? Evet.

Enbiya 73'e göre "Peygamberlerin yaşadığı dönemlerde, onların hepsini emrimize hidayete erdiren imamlar kıldık" işte bu hidayete erdiren imamlar bizimle şeytan arasına giriyor.

21/ENBİYÂ-73 Ve cealnâhum eimmeten yehdûne bi emrinâ ve evhaynâ ileyhim fi’lel hayrâti ve ikâmes salâti ve îtâez zekâti, ve kânû lenâ âbidîn(âbidîne).

Ve onları, emrimizle hidayete erdiren (ölmeden önce ruhları Allah’a ulaştıran) imamlar kıldık. Ve onlara, hayırlar işlemeyi, namaz kılmayı ve zekât vermeyi vahyettik. Ve onlar, Bize kul oldular.

Nebilerin (peygamber) olmadığı dönemlerde de Allah Kavim Resullerinden bir tanesini seçiyor Secde 24'e göre.

32/SECDE-24 Ve cealnâ minhum eimmeten yehdûne bi emrinâ lemmâ saberû ve kânû bi âyâtinâ yûkınûn(yûkınûne).

Ve onlardan, emrimizle hidayete erdiren imamlar kıldık, sabır sahibi oldukları ve âyetlerimize (Hakk’ul yakîn seviyesinde) yakîn hasıl etmiş oldukları için.

Öyleyse görüyorsunuz ki her devirde hidayete erdiren îmâm var onlar öğretenler diğer insanlar da öğrenenler.

Hadîs-i Şerifte "Mukaddes yüce olan Allah'ın kitabıdır" diyor.

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Tirmizi, Ahmed b. Hanbel'in Müsned

“Mukaddes ve Yüce olan Allah'ın Kitabı'dır. O'nda, sizden öncekilerin, sizden sonrakilerin haberi ve kendi aranızdakinin hükmü vardır. O, Allah'ın kesin sözüdür. Kim ki, kibrinden dolayı o Kitab’ı terk ederse, Allah onun belini kırar. Kim de hidayeti O'ndan başkasından ararsa, Allah o kimseyi dalâlette bırakır. O, Allah'ın sapsağlam bir ipi, apaçık bir nuru ve Sıratı Müstakîm'e ulaştıran hikmet dolu bir haberidir.”

"Sizin aranıza iki paha biçilmez emanet bırakıyorum o ikisine sarıldığınız müddetçe asla dalâlete düşmezsiniz Allah'ın kitabı ve ehli beytim."

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Sünen-i Tirmizî C.5, S.663.

“Sizin aranızda iki paha biçilmez emanet bırakıyorum; onlara sarıldığınız müddetçe asla dalâlete düşmezsiniz; Allah’ın Kitab’ı Kur’ân ve Ehli Beyt’im.”

Şimdi her devirde bidâtlerle din öğreten Bidât Ehli insanlar var.

Resûlullah (S.A.V) hadîsinde Allahû Tealâ her devirde adil bir imam olduğunu buyuruyor. Bu adil imam; hakimlerin tahrifinden, Bidât Ehlinin bidâtlerinden ve cahillerin yorumundan insanları kurtaracak. Bu üç grup negatif insan cahillerin yorumu, Bidât Ehli olan insanlar ve hakimlerin tahrifi.

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Bihar'ul-Envar, cilt 33, sayfa 30, hadîs 46

“Ümmetin içinde her zaman bir adil imam var olacaktır ki, hâkimlerin tahrifini, batıl ehlinin bidatlerini ve cahillerin yorumlarını dinden uzaklaştırıp yok etsin.”

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 22 Ekim 20266 dk okuma1