Muhterem Hocam, mürşid önünde tövbe etmek kişiye ne sağlar?

Soru

Muhterem Hocam, mürşid önünde tövbe etmek kişiye ne sağlar?

Cevap

Mürşid önünde tövbe etmek o kişiyi 7 inanç şartının sahibi kılar. Mürşid önünde tövbe etmek o kişiyi 7 kalp şartının sahibi kılar. Mürşidine tövbe etmek o kişiyi 7 ni’metin sahibi kılar. İşte mürşid önünde yapılan tövbe 4 tane âyet-i kerimede zikrediliyor.

MÜRŞİDE TÂBÎ OLMAK 4 ÂYET

1. NİSÂ-64 Ve Biz, (hiç) bir resûlü, Allah’ın izniyle kendilerine itaat edilmesinden başka birşey için göndermedik. Ve onlar nefslerine zulmettikleri zaman, eğer sana gelselerdi, böylece Allah’tan mağfiret dileselerdi ve Resûl de onlar için mağfiret dileseydi, mutlaka Allah’ı, (iki tarafın da) tövbelerini (onların tövbesini ve Resûl’ün mağfiret talebini) kabul eden ve rahmet edici olarak bulurlardı.

2. HÛD-112 Artık sen, sana tövbe ederek, tâbî olanlarla birlikte emrolunduğun gibi istikamet üzere ol. Ve azgınlık yapmayın (aşırı gitmeyin). Muhakkak ki O, yaptıklarınızı görendir.

NİSÂ-80 Kim Resûl'e itaat ederse, böylece andolsun ki Allah'a itaat etmiş olur. Ve kim yüz çevirirse, o taktirde Biz seni, onların üzerine muhafız olarak göndermedik.

3. MUMTEHİNE-12 Ey nebî (peygamber)! Mü’min kadınlar; Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zinada bulunmamak, evlâtlarını öldürmemek, elleri ve ayakları arasında bir iftira uydurmamak, maruf bir iş konusunda sana asi olmamak üzere, sana tâbî olmak için geldikleri zaman, artık onların biatlerini kabul et ve onlar için Allah’tan mağfiret dile…

4. FURKÂN-70 Ancak kim (mürşidi önünde) tövbe eder (böylece kalbine îmân yazılıp, îmânı artan) mü’min olur ve salih amel (nefs tezkiyesi) yaparsa, o taktirde işte onların, Allah seyyiatlerini (günahlarını) hasenata (sevaba) çevirir…

Bu âyetlerde zikredilen tövbe, kişinin tek başına yaptığı bir tövbe değil, Allah’ın mürşidiyle yaptığı bir tövbedir. İşte eğer olay buysa o zaman: “Biz resûllerimizi Allah’ın izniyle kendilerine itaat edilsin diye gönderiyoruz. O nefslerine zulmedenler sana gelselerdi, Allah’tan mağfiret dileseler, resûl de onlar için mağfiret dileseydi, Allah her iki tarafın tövbesini kabul ederdi.”

Allah’ın izniyle itaat resûle, resûle itaat Allah’a itaattir. O zaman resûl Allah’ın tasarrufunda. Dolayısıyla Allah’ın tasarrufunda olan resûl, Allah’ın önünde tövbe etmiştir ve böylece her iki tarafın tövbesini kabul etmekle günahların sevaba çevrilmesi söz konusu. Tövbe eden kişiyle Allah arasında mağfiret, günahların sevaba çevrilmesi; devrin imamıyla Allah arasında mağfiret, günahların sevaba çevrilmesi. Ama tövbe eden kişiyle devrin imamı arasında bu olay şefaat olarak Kur’ân’da zikrediliyor.

Tüm mürşidler evvelâ bir mürşidin rahle-i tedrisinde hayatı, tasavvufu öğrenmiş ve yaşamışlardır. Yaşatma zamanına gelince de başkalarını yaşatmaktadırlar. Kişi mürşidine ulaşmadan evvel dalâletteyken, mürşidine ulaştığı an dalâletten hidayete adım atar. Kişi ancak mürşidine ulaşıp önünde tövbe ettiği gün küfürden kurtulur, mü’min olmanın muhtevasına ulaşır. Mürşidin önünde kişi tövbeyi yaptığı anda Allahû Tealâ onun bütün günahlarını örter, mağfiret eder. Allah mürşidine ulaşan kişiyi kurtarmayı garanti etmiştir. "Evliyaya tâbî olan şakîlerden olmaz." buyuruyor. Öyleyse tâbiiyet, nitekim mürşide tâbî olmak îmânın tapusudur. Onun için Yunus Emre Hazretleri: “Taptuğun tapusunda kul olduk kapısında, Yunus miskin çiğ idik, piştik elhamdülillah." diyor. Nasıl herşeyin bir tapusu kişiyi o noktaya sahip kılıyorsa gerçekten mürşide tâbiiyet de îmânın tapusudur. O, onu elde etmiştir.

“Benim sahâbem gökteki yıldızlar gibidir. Hangisine tâbî olursanız hidayete erersiniz.” O gökteki yıldızlara benzetilen sahâbe, irşada ulaşan sahâbe. Ona tâbî olanlardan da şakîlerden olamayacağı zikrediliyor.

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: İbn Abdilber Camiulilim; 11.110, İbn Hazm ahkam 4 c. 82.

“Benim sahâbem gökteki yıldızlar gibidir. Hangisine tâbi olursanız hidayete erersiniz.”

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 18 Eylül 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20263 dk okuma2