Muhterem Hocam, mürşide bağlı olmak şirke girer mi? Zor anlarımızda doğrudan Allah’a yönelmek varken neden mürşidimizi çağırıyoruz?
Soru
Muhterem Hocam, mürşide bağlı olmak şirke girer mi? Zor anlarımızda doğrudan Allah’a yönelmek varken neden mürşidimizi çağırıyoruz?
Cevap
Mürşidi Allah emretmiştir. Sevgili kardeşlerim, bakın Nisâ-64’te: “Biz resûllerimizi, mürşidlerimizi insanlar itaat etsin diye gönderiyoruz. O nefslerine zulmedenler sana gelselerdi, Allah’tan mağfiret dileselerdi, Resûl de onlar için mağfiret dileseydi Allah onların tövbesini kabul ederdi.”
4/NİSÂ-64: Ve mâ erselnâ min resûlin illâ li yutâa bi iznillâh(iznillâhi). Ve lev ennehum iz zalemû enfusehum câûke festagferûllâhe vestagfera lehumur resûlu le vecedûllâhe tevvâben rahîmâ(rahîmen). Ve Biz, (hiç) bir resûlü, Allah’ın izniyle kendilerine itaat edilmesinden başka bir şey için göndermedik. Ve onlar nefslerine zulmettikleri zaman, eğer sana gelselerdi, böylece Allah’tan mağfiret dileselerdi ve Resûl de onlar için mağfiret dileseydi, mutlaka Allah’ı, (iki tarafın da) tövbelerini (onların tövbesini ve Resûl’ün mağfiret talebini) kabul eden ve rahmet edici olarak bulurlardı.
Burada Allahû Tealâ ne diyor? “Sen de git, mürşidin önünde tövbeni gerçekleştir. Benden mağfiret dile. O da senin için mağfiret dileyecek. İkinizin tövbesini kabul ederim. Sevaba bu şekilde günahları çeviririm.” Reçete Nisâ-64. “Ya sen niye Bana müracaat etmiyorsun, gidip Resûl’e müracaat ediyorsun?” demiyor Allahû Tealâ. Tam tersi, “Mürşidinden gel Bana.” diyor. “Git ona sor.” diyor. “Mürşide sormak Bana sormaktır.” diyor. Bakara-186. Nisâ-64: “Git onun önünde tövbeni al. Mürşidden tövbe alırsan Benden tövbe almış oluyorsun.” diyor. Âyetler bize bunu söylüyor sevgili kardeşlerim.
2/BAKARA-186: Ve izâ seeleke ıbâdî annî fe innî karîb(karîbun) ucîbu da’veted dâi izâ deâni, felyestecîbû lî velyu’minû bî leallehum yerşudûn(yerşudûne). Ve kullarım sana, Benden sorduğu zaman, muhakkak ki Ben, (onlara) yakınım. Bana dua edilince, dua edenin duasına (davetine) icabet ederim. O halde onlar da Bana (Benim davetime) icabet etsinler ve Bana âmenû olsunlar (Bana ulaşmayı dilesinler). Umulur ki böylece onlar irşada ulaşırlar (irşad olurlar).
Mürşidi Allah emrediyor. Enbiyâ Suresinin 73. âyet-i kerimesi; ne diyor Rabbimiz? “Ben Kendimle insanlar arasına kimseyi koymam.” demiyor. “Onları emrimizle hidayete erdiren imamlar kıldık.” Ne demiş oluyor Allahû Tealâ? “Ben insanlarla Kendi arama mürşidler, imamlar tayin ettim.”
21/ENBİYÂ-73: Ve cealnâhum eimmeten yehdûne bi emrinâ ve evhaynâ ileyhim fi’lel hayrâti ve ikâmes salâti ve îtâez zekâti, ve kânû lenâ âbidîn(âbidîne). Ve onları, emrimizle hidayete erdiren (ölmeden önce ruhları Allah’a ulaştıran) imamlar kıldık. Ve onlara, hayırlar işlemeyi, namaz kılmayı ve zekât vermeyi vahyettik. Ve onlar, Bize kul oldular.
Her nebî peygamber, huzur namazının imamıdır, mürşiddir. Onların olmadığı dönemde resûllerden bir tanesini seçiyor. O da mürşiddir ve vekâleten devrin imamıdır. Allah razı olsun.