Muhterem Hocam, mürşid’e tâbî olmak nasıl oluyor?
Soru
Muhterem Hocam, mürşid’e tâbî olmak nasıl oluyor?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, insanlık tarihi boyunca daima öğrenenler ve öğretenler var. Din konusunda dinin sahibi Allah’tır. Allah’tan öğrenen ve öğretenler de, onların başında peygamberler geliyor. İnsanla Allah arasındaki ilişkide en üst seviyedeki makam nübüvvettir, peygamberdir.
Her peygamber Allah’ın mürşididir. Ondan sonra her peygamber aynı zamanda huzur namazın imamıdır. Her imam da bir mürşiddir. Özellikle Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V), Hâtemü’l-Enbiyâ olması hasebiyle nebîlerin 5 görevini Bakara 151’de Allahû Tealâ açıklıyor.
NEBÎ RESÛL'LERİN 5 GÖREVİ
BAKARA – 151 Nitekim size, aranızda (görev yapmak üzere), sizden (kendinizden) bir Resûl (Peygamber) gönderdik ki, (1) âyetlerimizi size tilâvet etsin (okuyup açıklasın) ve (2) sizi (nefsinizi) tezkiye (ve tasfiye) etsin, (3) size Kitap’ı (Kur’ânı Kerim’i) ve (4) hikmeti öğretsin ve (5) (hikmetin de ötesinde) bilmediğiniz şeyleri öğretsin.
Birinci görev, o size âyetleri tilâvet ediyor. İkinci görev, o sizin nefsinizi tezkiye ediyor, tasfiye ediyor. Üçüncü görev, size kitabı öğretiyor. Dördüncü görev, hikmeti o öğretiyor. Beşinci görev, hikmetin ötesini size o öğretiyor.
Her nebî, 5 görevin sahibi olan nebî, aynı zamanda huzur namazının imamıdır. Allahû Tealâ bütün nebîlerin huzur namazın imamı olduğunu beyan eden âyet-i kerimede Enbiyâ 73’te şöyle buyuruyor:
21/ENBİYÂ-73 Ve cealnâhum eimmeten yehdûne bi emrinâ ve evhaynâ ileyhim fi’lel hayrâti ve ikâmes salâti ve îtâez zekâti, ve kânû lenâ âbidîn(âbidîne).
Ve onları, emrimizle hidayete erdiren (ölmeden önce ruhları Allah’a ulaştıran) imamlar kıldık. Ve onlara, hayırlar işlemeyi, namaz kılmayı ve zekât vermeyi vahyettik. Ve onlar, Bize kul oldular.
Emrimizle hidayete erdiren, (ölmeden önce) emrimizle hidayete erdiren, (ölmeden önce ruhları Allah’a ulaştıran) imamlar kıldık. Demek ki ruhlar tek başına gitmiyor. İmamlarla Allah’a ulaşıyor. Devrin imamı mürşiddir.
Allahû Tealâ’nın her devirde “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım.” Allah’ın halifesi mürşiddir. Bakara 30’da;
2/BAKARA-30 Ve iz kâle rabbuke lil melâiketi innî câilun fîl ardı halîfeten, kâlû e tec’alu fîhâ men yufsidu fîhâ ve yesfikud dimâe, ve nahnu nusebbihu bi hamdike ve nukaddisu lek(leke), kâle innî a’lemu mâ lâ tâ’lemûn(tâ’lemûne).
Ve Rabbin meleklere: “Muhakkak ki Ben yeryüzünde bir halife kılacağım.” demişti. (Melekler de): “Orada fesat çıkaracak ve kan dökecek birisini mi yaratacaksın? Biz Seni, hamd ile tesbih ve seni takdis ediyoruz.” dediler. (Rabbin de): “Muhakkak ki ben, sizin bilmediklerinizi bilirim.” buyurdu.
“Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım.” Bu halife Allah’ın halifesi. Allah adına kâinatı tedbir edecek olan dünyadaki kişi.
Ve her nebî, her imam, her halife aynı zamanda Allah’ın resûlüdür. Ve devam eden birçok mürşidler var. Yani Kur’ân’ın bütününe baktığımız zaman mürşidin birbirinden ayrı tam 19 tane ayrı ismi var. Âyetlerde geçen mürşidin 19 tane ayrı ismi.
KUR’ÂN-I KERİM’DE GEÇEN MÜRŞİD’LERİN 19 AYRI İSMİ
NEBİ: ENBİYA-73, BAKARA-213, ÂLİ İMRÂN-81, AHZAB-7, BAKARA-121, BAKARA-136, MÂİDE-19
1. İMAM: ENBİYA-73, İSRÂ-71, SECDE-24
2. HALİFE: BAKARA-30, EN'ÂM-165, NUR-55
3. VELİ RESUL: ÂLİ İMRÂN-81, BAKARA-101, BAKARA-252
4. TABİP EL-KULUB: ÂLİ İMRÂN-103, ÂLİ İMRÂN-164, ENFÂL-24, CUMA-2, R’AD-28
5. MÜJDELEYİCİ VE NEZİR: HÛD-2, HÛD-25, FURKAN-51, BAKARA-119, BAKARA-213, NİSÂ-165, KEHF-56, FURKAN-56, İSRA-105, FUSSİLET-4
6. HİDAYETÇİ: A'RÂF-186, HACC-8, MUMİN-33, TAHA-123, BAKARA-38
7. EHLİ ZİKİR: NAHL-43, ENBİYA-7
8. MUNADİ MEHDİ: ÂLİ İMRÂN-193, KAF-41, A'RÂF-44, RAD-33, YÂSİN-21, ZUMER-36
9. SADIK: BAKARA-177, ÂLİ İMRÂN-17, TEVBE-119
10. SALİH: ÂLİ İMRÂN-114, İSRA-25, CİNN-11
11. SULTAN: RAHMÂN-33
12. HİKMET SAHİBİ ÂLİM: BAKARA-269, ZUMER-9, ÂLİ İMRÂN-18
13. EHLİBEYT: AHZAB-33
14. VELİYYEN MURŞİDÂ: KEHF-17
VESİLE: MÂİDE-35
15. VELİYYİN VE LÂ ŞEFİİ: SECDE-4
16. VELİYYUN HAMÎM: FUSSİLET-34
17. VELİYYİN VE LÂ NASÎR: ŞÛRÂ-8, BAKARA-107, BAKARA-120, TEVBE-74
18. VELİYYİN VE LÂ VÂK: R’AD-37
19. VELİYYUL MU’MİNİN VELİYYUL HAMİD: ÂLİ İMRÂN-68, ÂLİ İMRÂN-122, ŞÛRÂ-28
Bakın Kur’ân-ı Kerim’de geçen mürşidin 19 ayrı ismi. Çokça kullanılan nebî, imam, halife, resûl. Ama her resûl müjdeleyici ve uyarıcıdır. Hidayetçidir, ehl-i zikirdir. Münadîdir. Allah’a davetci, sâdıktır. Sâlihtir, sultandır. Devrin imamı olması hasebiyle hikmet sahibi âlimdir. Ehl-i beyttir ve diğerleri. Yani Allah’ın evliyasından. O zaman Allahû Tealâ en üst seviyedeki mürşidin dinî ilmi Allah’tan öğrendiğini biliyoruz. Nebîler bunların başında gelir.
Ama nebîler arasında fetret dönemi var. Fetret döneminde her kavmin içerisinde o kavmin lisanıyla Allah’a davet eden müjdeleyici ve uyarıcı resûller var. Hidayetçiler var. Onların hepsi de ehl-i zikirdir. Aynı zamanda hikmet sahibi âlimdir.
Şimdi insanla Allah arasındaki ilişkide hiyerarşik sisteme baktığımız zaman nübüvvet başından geliyor. Daha sonra imamet, daha sonra hilafet, daha sonra risalet, daha sonra velâyet ve aşağıya doğru gidiyor.
MÜJDELEYİCİ VE UYARICI RESÛLLER
Nebîler
Bakara 151, Enbiyâ 73, Ahzâb 7, Ahzâb 40, Âli İmrân 81
İmamlar
Secde 24, Âli İmrân 164-179, Mu’minûn 44, İbrâhîm 4
Halifeler
Bakara 30, En’âm 165, Nûr 55
Resûller
Cuma 2, Zumer 71, Yâsîn 34, A’râf 35, Tâhâ 134, Mu’min 78, Bakara 87, Nahl 36
Velî Mürşidler
Âli İmrân 104-110-114, Tevbe 71-112
Muhlisler
Hicr 40, Sâffât 74-128, Beyyine 5
Ulûl’elbab
Bakara 179-197- 269, Âli İmrân 190-191, Nisâ 103
Muhsinler
Âli İmrân 134, Mâide 93, Tevbe 120, Hacc 37, Ankebût 69
Zahidler
Enfâl 45, Yûsuf 20, Tâhâ 34, Ahzâb 21-35- 41
Evet. Nebîler, nübüvvet, imamet, hilafet, risalet, velâyet, velî mürşidler, muhlisler, ulûl’elbab, muhsinler ve zâhidler olmak üzere 7 grup bir piramidin muhtevasını ifade ediyor. O zaman yedili sistem içerisinde muhtevaya bakacak olursak neyle noktalanır? Daimî zikre kadar olan kişi. Daimî zikrdekiler ulûl’elbab, muhlisler, velî mürşidler, resûller, halife, imam ve nübüvvet. Bu mânâ üzere bir muhteva söz konusu.
İşte Allahû Tealâ mürşide tâbî olmayı, dini mürşidden öğrenmeyi herkese farz kılmış. Resûlullah’ın mürşidi var mıydı? Vardı. Cebrail (A.S). Bütün peygamberlerin mürşidi Cebrail (A.S). Ve Gazzâlî Hazretleri "Nasıl her peygamberin Cibrîl’i varsa her velînin de Hızır’ı var."
Öyleyse ne olması lâzım? Mutlaka kişinin mürşidinden dini öğrenmesi lâzım. İşte insanla Allah arasında 7 safha 4 teslim olarak gerçekleşen, evvela hani fıtratıyla yaratan herkesin bidayette şeytanın kapıları %100 açık, Allah’ın kapıları %100 kapalı bir dizayn içerisinde hayata başlıyor nefs-i emmârede. Ama bu nefs-i emmârede olan insanlara Allah katından 19 ayrı isimle mürşidler gönderiyor. Ve bu mürşidler insanları Allah’a davet ediyorlar.
İşte bu davete muhatap olan tüm insanlar ikiye ayrılıyor. Daveti kabul edenler ve etmeyenler. Daveti kabul edenler. Bunlar kalben Allah’a ulaşmayı dileyen, Allah’ın Rahîm esmasıyla tecelli ettiği ve mutlaka mürşidine tâbî olduğu kişilerdir. Zumer 54’te
39/ZUMER-54 Ve enîbû ilâ rabbikum ve eslimû lehu min kabli en ye’tiyekumul azâbu summe lâ tunsarûn(tunsarûne).
Ve Rabbinize (Allah’a) yönelin (ruhunuzu Allah’a ulaştırmayı dileyin)! Ve size azap gelmeden önce O’na (Allah’a) teslim olun (ruhunuzu, vechinizi, nefsinizi, iradenizi Allah’a teslim edin). (Yoksa) sonra yardım olunmazsınız.
Dinimiz gerçekten 3 esas üzerine bina ediliyor. Vahdet, teslim ve tevhid. Allahû Tealâ herkesin tek bir cemaat halinde olmasını istiyor.