Muhterem Hocam, mürşide tâbî olmanın farz olduğunu söylüyorsunuz. Bunu hangi âyete veya hadîse dayanarak ifade ediyorsunuz?
Soru
Muhterem Hocam, mürşide tâbî olmanın farz olduğunu söylüyorsunuz. Bunu hangi âyete veya hadîse dayanarak ifade ediyorsunuz?
Cevap
Kişi nefsin talebine uyarak kalben Allah’a ulaşmayı dilemezse, 7 âyet gereğince dalâlette kalır.
ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEYENLER – GAYY YOLUNDA
1. YÛNUS-7 … Onlar, Bize ulaşmayı dilemezler. Onlar âyetlerimizden gâfil olanlardır. …
2. YÛNUS-11 …Bize ulaşmayı dilemeyen kimseleri, isyanları içinde şaşkın bırakırız.
RA’D-27 … Allah, dilediği kimseyi dalâlette bırakır. …
3. YÛNUS-15 Bize ulaşmayı dilemeyen kimseler şöyle dedi: “Bize bundan başka bir Kur’ân getir. …
4. YÛNUS-45 …Allah’a mülâki olmayı yalanlayanlar, hüsrandadır. …
EN’ÂM-31 Allah’a mülâki olmayı yalanlayan kimseler hüsrana düştüler. …
5. FURKÂN-21 Ve Bize mülâki olmayı dilemeyenler:…nefslerinde kibirlendiler. …
6. RÛM-8 …İnsanların çoğu, Rab’lerine mülâki olmayı inkâr edenlerdir.
7. SECDE-10 …Onlar, Rab’lerine mülâki olmayı inkâr edenlerdir.
FUSSİLET-54 Onlar gerçekten Rab’lerine mülâki olacaklarından şüphe içindeler. …
ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEYENLER İÇİN MÜRŞİD YOK, TARÎKİ CEHÎMDE, SIRATI CEHÎMDE
1. ARÂF-186 Allah kimi dalâlette bırakırsa, artık onun için bir hidayetçi yoktur. …
2. RA’D-27 De ki: “Muhakkak ki Allah, dilediği kimseyi dalâlette bırakır ve O’na yönelen kimseyi Kendisine ulaştırır.”
RA’D-33 …Allah, kimi dalâlette bırakırsa artık onun için bir hidayetçi (mehdi) yoktur.
3. KEHF-17 …Allah, kimi dalâlette bırakırsa artık onun için velî mürşid bulunmaz.
4. ZUMER-23 … Allah, kimi dalâlette bırakırsa, o zaman onun için bir hidayetçi (mehdi) yoktur.
5. ZUMER-36 …Allah, kimi dalâlette bırakırsa artık onun için hidayetçi yoktur.
6. MU’MİN-33 …Allah kimi dalâlette bırakırsa, artık onun için bir hidayetçi yoktur.
7. ŞÛRÂ-44 Ve Allah kimi dalâlette bırakırsa, o taktirde onun için, bundan sonra bir velî (dost) yoktur. …
Öyleyse başlangıç noktasında herkes dalâlette. Herkesin dalâlette olduğunu hem bu slayt söylüyor:
BAŞLANGIÇTA HERKES DALÂLETTE
1. Bakara-198: … Ve sizi hidayete erdirdiği şekilde siz de O’nu zikredin. Ve siz ondan (hidayetten) önce ise, elbette dalâlette kalanlardandınız.
2. Âli İmrân-164: … (Allah’ın) âyetlerini tilâvet eder, onları tezkiye eder ve onlara kitap ve hikmeti öğretir.
Ondan evvel (Allah’a ulaşmayı dilemeden evvel) onlar gerçekten açık bir dalâlet içinde idiler.
3. En’âm-77: Ay’ı doğarken görünce: “Benim Rabbim bu.” dedi. Fakat kaybolunca: “Eğer Rabbim beni hidayete erdirmezse, mutlaka dalâletteki kavimden olurum.” dedi.
4. Şuarâ-20: Musa (A.S): “Onu yaptığım zaman ben, dalâlette olanlardandım.” dedi.
5. Şûrâ-52: … sana emrimizden bir ruh (Kur’ân-ı Kerim) vahyettik. Ve sen, kitap nedir ve îmân nedir bilmiyordun. …
6. Cuma-2: … O’nun (Allah’ın) âyetlerini okur, onları tezkiye, onlara Kitab’ı ve hikmeti öğretir. Ve
daha önce (Allah’a ulaşmayı dilemeden evvel) elbette onlar, sadece açık bir dalâlet içinde idiler.
7. Duhâ-7: Ve seni dalâlette buldu sonra hidayete erdirdi.
Ve 10 âyet gereğince mürşide tâbî olmayanların dalâlette olduğu ifade ediliyor:
MÜRŞİDE TÂBÎ OLMAYAN DALÂLETTEDİR, ŞİRKTEDİR (10 ÂYET)
1. ÂLİ İMRÂN-164 Andolsun ki Allah, mü’minlerin üzerine bir ni’met olmak üzere kendilerinden bir resûl beas eder... Ondan evvel onlar gerçekten açık bir dalâlet içinde idiler.
2. A‘RÂF-186 Allah kimi dalâlette bırakırsa, artık onun için bir hidayetçi yoktur. Ve onları azgınlıkları içinde şaşkın terkeder.
3. NAHL-36 ...Biz, bütün ümmetlerin içinde resûl beas ettik. Allah’a kul olsunlar ve taguttan içtinap etsinler diye. Onlardan bir kısmını, Allah hidayete erdirdi ve bir kısmının üzerine dalâlet hak oldu. …
4. KEHF-17 …Allah, kimi Kendisine ulaştırırsa, işte o hidayete ermiştir. Ve kimi dalâlette bırakırsa artık onun için velî mürşid bulunmaz.
5. TÂHÂ-123 …“İkiniz oradan inin! Hepiniz birbirinize düşman olarak. Bundan sonra Benden size mutlaka hidayet gelecek. O zaman kim hidayetime tâbî olursa artık o, dalâlette kalmaz ve şâkî olmaz.”
6. KASAS-50 …eğer sana icabet etmezlerse, bil ki onlar heveslerine tâbîdirler. Allah’tan bir hidayetçi olmaksızın kendi heveslerine tâbî olandan daha çok dalâlette kim vardır? ...
7. ZUMER-23 …İşte bu, Allah’ın hidayetidir, dilediğini onunla hidayete erdirir. Ve Allah, kimi dalâlette bırakırsa artık onun için bir hidayetçi yoktur.
8. CÂSİYE-23 Hevasını kendisine ilâh edinen kişiyi gördün mü? Ve Allah onu ilim üzere dalâlette bıraktı. …Bu durumda Allah’tan sonra onu kim hidayete erdirir?…
9. AHKÂF-32 Ve Allah’ın davetçisine icabet etmeyen kimse, yeryüzünde (Allah’ı) aciz bırakacak değildir. Ve onun Allah’tan başka dostları yoktur. İşte onlar apaçık dalâlet içindedirler.
10. CUMA-2 Ümmîler arasında, kendilerinden bir resûl beas eden O’dur. …Ve daha önce elbette onlar, sadece açık bir dalâlet içinde idiler.
7 âyet grubu gereğince de dalâlette olanların gideceği yer cehennem:
DALÂLETTE OLANLARIN GİDECEĞİ YER CEHENNEM
1. NİSÂ-167 Muhakkak ki inkâr edenler ve Allah’ın yolundan alıkoyanlar, uzak bir dalâletle sapmışlardır.
NİSÂ-168 Muhakkak ki inkâr edenleri ve zulmedenleri, Allah mağfiret edecek değildir ve yola hidayet edecek değildir.
NİSÂ-169 Ancak cehennem yoluna (hidayet eder, ulaştırır), onlar orada ebediyyen kalacak olanlardır…
2. A’RÂF-178 Allah kimi hidayete erdirirse artık o hidayete ermiştir. Ve kim dalâlette bırakılırsa, işte onlar, onlar artık hüsrana uğrayanlardır.
MU’MİNÛN-103 Ve kimin mizanı (sevap tartıları) hafif gelirse, işte onlar, nefslerini hüsrana düşürenlerdir. Onlar, cehennemde ebediyyen kalacak olanlardır.
3. A’RÂF-179 Onların kalpleri vardır, onunla fıkıh (idrak) etmezler. Onların gözleri vardır, onunla görmezler. Onların kulakları vardır, onunla işitmezler. Onlar hayvanlar gibidir. Hatta daha çok dalâlettedirler İşte onlar, onlar gâfillerdir.
4. İSRÂ-97 Ve Allah, kimi (Kendisine) ulaştırırsa, artık o hidayete ermiştir. Ve kimi dalâlette bırakırsa, o taktirde onlar için O’ndan (Allah’tan) başka dostlar bulamazsın. Ve kıyâmet günü onları kör, dilsiz ve sağır olarak yüzüstü (sürünerek) haşrederiz. Onların me’vası cehennemdir. …
5. FURKÂN-34 Cehenneme yüzleri üstü haşredilenler (toplananlar), işte onlar, gideceği mekânı şerli olanlar ve sebîlden sapanlar (dalâlette kalanlar)dır.
6. YÂSÎN-62 Ve andolsun ki sizden birçoklarını dalâlette bıraktı. Hâlâ akıl etmez misiniz?
YÂSÎN-63 Size vaadedilmiş olan cehennem (işte) budur.
7. KAMER-47 Muhakkak ki mücrimler (suçlular), dalâlet ve çılgınlık içindedir.
Görüyorsunuz ki âyetlerle konuşuyoruz. Âyetler bunu kesinlikle ifade ediyor.
Şimdi hangi âyete, hadîse göre mürşide tâbî olmak farz, ona bakalım. Nasıl 7 âyet gereğince kişi Allah’a ulaşmayı dilemezse dalâlette kalıyorsa, 7 âyet gereğince eğer kişi Allah’a ulaşmayı dilerse hidayet üzere oluyor.
ALLAH’A ULAŞMAYI (HİDAYETİ) DİLEYEN – ALLAH’I SEVENLER – SEBÎLİ REŞAD ÜZERİNDE
1. BAKARA-46 …Rab’lerine muhakkak mülâki olacaklarına....yakîn derecesinde inanırlar.
BAKARA-156 …"Biz muhakkak ki Allah içiniz (O’na ulaşmak ve teslim olmak için yaratıldık) ve muhakkak O’na döneceğiz (ulaşacağız)” derler.
2. BAKARA-249 …O kendilerinin muhakkak Allah’a mülâki olacaklarını kesin olarak bilenler…
3. EN’ÂM-154 …onlar, Rab’lerine mülâki olacaklarına inanırlar…
4. RA’D-2 …Âyetleri ayrı ayrı açıklar ki; böylece Rabbinize mülâki olmaya yakîn hasıl edersiniz.
5. KEHF-110 …Kim Rabbine mülâki olmayı dilerse, o zaman salih amel (nefs tezkiyesi) yapsın…
6. ANKEBÛT-5 Kim Allah’a mülâki olmayı dilerse, o taktirde muhakkak ki Allah’ın tayin ettiği zaman mutlaka gelecektir…
7. İNŞİKAK-6 Ey İnsan! Muhakkak ki sen, Rabbine doğru cehd ile (nefsinle) cihad edersin.
Sonunda O’na mülâki olursun.
ALLAH’A ULAŞMAYI (HİDAYETİ) DİLEYEN – MÜRŞİDE TÂBÎ – TARÎKİ VE SIRATI MUSTAKÎM ÜZERİNDE
1. ÂLİ İMRÂN-31 …Allah’ı seviyorsanız, o taktirde bana tâbî olunuz ki Allah da sizi sevsin…
2. ÂLİ İMRÂN-164 Andolsun ki Allah, mü’minlerin üzerine bir nî'met olmak üzere kendilerinden bir resûl beas eder...
3. MERYEM-43 …bana tâbî ol. Seni, Sıratı Seviye’ye hidayet edeyim.
RA’D-7 …Sen, sadece bir uyarıcısın ve bütün kavimler için hidayetçi vardır.
4. YÂSÎN-21 (Tebliğlerine karşılık) sizden ücret istemeyen (bu) kişilere tâbî olun. Ve onlar, mehdilerdir.
5. MU’MİN-38 Ve âmenû olan adam şöyle dedi: “Ey kavmim! Bana tâbî olun ki sizi irşad yoluna ulaştırayım.”
6. ZUHRÛF-61 …Sakın şüphe etmeyiniz! Ve bana tâbî olun, işte bu Sıratı Müstakîm’dir.
7. CUMA-2 Ümmîler arasında kendilerinden bir resûl beas eden O’dur. Onlara, O’nun (Allah’ın) âyetlerini okur, onları tezkiye eder....
İşte Bakara 46: "Onlar bize mülâki olacaklarına yakîn hasıl ederler."
Âli İmrân 31’e göre "Allah’ı seviyorsanız bana tâbî olun."
Öyleyse Allah’a ulaşmayı dilemek, mülâki olmak Allah sevgisinin alâmet-i fârikası mı? Evet.
Bakara 249: "Allah’a mülâki olacaklarını kesin olarak bilenler..."
Âli İmrân 164: "Allahû Tealâ onlar için bir resûl bahsediyor."
En’âm 154: "Rablerine mülâki olacaklarına inanırlar..."
Meryem 43: "Bana tâbî ol ki seni sırat-ı seviyye ulaştırayım." Mürşide tâbîyet...
R'ad 2: "Rabbinize mülâki olmayı yakîn hasıl edersiniz."
Yâsin 21: "Sizden ücret istemeyen resûllere tâbî olun."
Kehf 110: "Kim Rabbine mülâki olmayı dilerse Allah onları mutlaka mürşidine ulaştırır."
Mü’min 38: "Bana tâbî olun ki sizi irşad yoluna ulaştırayım."
Ankebût 5: "Kim Allah’a mülâki olmayı dilerse Allahû Tealâ onu mutlaka bir mürşide ulaştırıyor."
İnşikâk 6, Cuma 2...
Öyleyse görüyorsunuz ki âyetlerle açıkça mürşide tâbiiyet farz.
7 hâdis gereğince Allah Resûlü diyor ki: "Herkes yaşadığı dönemde Allah’ın kendisi için tayin ettiği mürşide tâbî olsun."
7 GRUP HADÎSTE MÜRŞİDE TÂBİİYET
HADÎS-İ ŞERİF 1: “Benden sonra Nebîler gelmeyecek. Nübüvvet Benimle sona ermiştir ama Benden sonra halifeler, imamlar gelecek. Onlara itaat eden, Bana itaat etmiştir. Onlara asi olan, Bana asi olmuştur.”
Kaynak: Sahih Buhari 11. cilt, sayfa 181
HADÎS-İ ŞERİF 2: “Benden sonra Nebî gelmeyecek, âlimler gelecek, halifeler gelecek. Onlara tâbî olan bana tâbî olur, onlara asi olan bana asi olur.”
Kaynak: Sahih Buhari 9. cilt 1409. hadîs
HADÎS-İ ŞERİF 3: “Size ruh verenler gelecek, onları arayıp bulun. Kim zamanın imamına tâbî olmazsa cahiliyet üzere ölür.”
Kaynak: Sahihi Müslim 58, no 1851
“Sahâbem yıldızlar gibidir. Hangisine tâbî olursanız, doğruya erersiniz.”
Kaynak: Feyzu’l-Kadir 4, 76
HADÎS-İ ŞERİF 4: “Benim sünnetime ve benden sonra gelen raşid halifelerin yoluna tâbî olun.”
Kaynak: Ebu Davud, Melahim, 1.
“Her asırda ümmetimden Allah’a itaat ve hayırda yarışanlar bulunacaktır.”
Kaynak: Elbani, Nasuruddin, Silsiletu’l-Ehadîs-es-Sahiha, Beyrut, 1991, V.7
HADÎS-İ ŞERİF 5: “Kim Bana itaat ederse muhakkak ki Allah’a itaat etmiş olur. Kim Bana isyan ederse, Allah’a isyan etmiş olur. Her kim İmamı’na (Kâmil Mürşide veya Devrin İmamı’na) itaat ederse, muhakkak ki Bana itaat etmiş olur. Her kim İmam’a isyan ederse, muhakkak ki Bana isyan etmiş olur.”
Kaynak: İbni Mace 8/2589
HADÎS-İ ŞERİF 6: “Hudeybiye’de ağaç altında biat edenlerden hiç kimse ateşe girmeyecektir.”
Kaynak: Müslim
“Ey insanlar! Hepiniz dalâlettesiniz. Hidayete erdirdiklerim müstesna. Dileyin ki sizi hidayete erdireyim.”
Kaynak: Riyazussalihin s.137
HADÎS-İ ŞERİF 7: “Muhakkak Allah her yüzyılda (asırda) bir kimse din işlerini yenileyen, tazeleyen, ba’seder. Sizden bir taife halkı Allah’a davette misal olanlar. Bunlar ehli haktır. Bu kimseler din işlerini yeniler, tazeler. Bu Allah’ın dostları, Allahû Tealâ’nın kullarına sevdirilir.”
Kaynak: Ebu Davud
“Şüphesiz ki, Allah her yüzyılın başında bu ümmete dini işlerini yenileyecek bir müceddid gönderecektir.”
Kaynak: Sahih-i Buhari; Müslim; Sünen-Ebu Davud S/100
Evet. Bakın birinci hadîs, ikinci hadîs, üçüncü hadîs, dört, beş...
"Benden sonra nebî gelmeyecek ama imamlar, halifeler gelecek. Onlara itaat bana itaattir. Onlara isyan bana isyandır."
"Benden sonra nebî gelmeyecek, âlimler gelecek." Âlimler Resûlullah’ın vârisidir. "Bunlara tâbî olan bana tâbî olur. Onlara âsi olan bana âsi olur."
"Size ruh verenler gelecek. Onları arayın, bulun."
Tam 7 tane hadîste de Allah Resûlü "Herkes yaşadığı dönemde mutlaka Allah’ın kendisine tayin ettiği mürşide tâbî olsun." buyuruyor. Allah razı olsun.