Muhterem Hocam, mürşide tâbî olmanın önemi nedir? Tâbî olan ne kazanır, tâbî olmayan ne kaybeder?
Soru
Muhterem Hocam, mürşide tâbî olmanın önemi nedir? Tâbî olan ne kazanır, tâbî olmayan ne kaybeder?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, mürşide tâbî olmayan Allah'ı kaybeder. Mürşide tâbî olan da Allah'ı bulur. Hani halk arasında Arapların bir sözü: "Allah'ı bulan neyi kaybetti ki? Allah'ı kaybeden neyi bulmuş ki?" Çünkü mürşit alelâde birisi değil, Allah'ı temsil ediyor. Ve mürşide tâbî olduğunuzda, onunla Allah'ı buluyorsunuz. Kimdir Allah'ı bulan? Mürşide tâbî olan kişi. Başınızın üzerine devrin imamının ruhu gelip yerleşiyor, kalbinize îmân yazılıyor, bütün günahlarınız sevaba çevriliyor.
Sevgili kardeşlerim, sabahtan akşama kadar hiç çıkmayın, işlemiş olduğunuz günahlar sebebiyle Allahû Tealâ'dan af talebinde bulunun, Allahû Tealâ'nın bir kabul garantisi yok. Ama kim 12 tane ihsanla mürşidine tâbî olursa, 15 yaşından o güne kadar işlediği bütün günahları Allahû Tealâ sevaba çeviriyor. Öyleyse mürşide tâbî olmak alelâde bir olay değil.
Nefs tezkiyesi için de sabahtan akşama kadar zikredin, kalbinize îmân yazılmasa nefs tezkiyesi olmaz. Yine mürşide tâbîyetle kalbinize îmân yazılıyor. Sabahtan akşama kadar ibadette bulunun, devrin imamının ruhu başınızın üzerine gelmedikçe ruhunuz vücuttan ayrılmaz. Görüyorsunuz ki mürşide tâbîyet çok önemli.
Tekrar ediyoruz, nefs ve şeytan bizim düşmanımız. Düşman olan nefsimizin dost hale gelebilmesi, kalbine îmânın yazılmasıyla; nefs tezkiyesi îmân yazılmasıyla başlıyor. Ama mürşide tâbî olmayan hiç kimsenin kalbine îmân yazılmaz, Mücadele 22.
Günahlar yani kaybettiğimiz dereceler, kazandığımız dereceden fazlaysa, sonsuz ahiret hayatını cehennemde geçiririz. Ama mürşide tâbî olduğumuz zaman bütün günahları Allah, sevaba çeviriyor. Ruhumuzun vücuttan ayrılıp Allah'a ulaşması ancak tâbîyetle devrin imamının ruhunun başımızın üzerine gelmesiyle olur; o zaman ruhumuz vücuttan ayrılıyor.
Görüyorsunuz ki bunların hepsi tâbîyetle gerçekleşiyor. Peşinden ne oluyor? Peşinden yine fizik vücudumuz, şeytana kul olmaktan kurtulmaya başlıyor. Nefsimiz, şeytanın pençesinden kurtulmaya çalışıyor: Nefs tezkiyesi. Ve irademiz güçleniyor. İrade ki nefsin afetlerine karşı koyan güç.