Muhterem Hocam, mürşidimize tâbî olmak neden gereklidir ve bize ne kazandırır, açıklar mısınız?
Soru
Muhterem Hocam, mürşidimize tâbî olmak neden gereklidir ve bize ne kazandırır, açıklar mısınız?
Cevap
"Sevgili kardeşlerim Nebîler Sultanı Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) şöyle buyuruyor:
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Sünen-i Tirmizî C.5, S.663
“Size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanetler, Allah’ın Kitab’ı Kur’ân-ı Kerim ve Peygamberi’nin sünnetidir.”
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Sünen-i Tirmizî C.5, S.663
“Sizin aranızda iki paha biçilmez emanet bırakıyorum; onlara sarıldığınız müddetçe asla dalâlete düşmezsiniz; Allah’ın Kitab’ı Kur’ân ve Ehl-i Beyt’im.”
“Size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanetler, Allah’ın Kitab’ı Kur’ân-ı Kerim ve Peygamber'inin sünnetidir.”
Her iki hâlde de dinin iki kaynağından bahsediyor. Bu iki kaynaktan bir tanesi Allah’ın Kitabı'dır, son şeriat kitabı Kur’ân-ı Kerim diğeri de Allah’ın bu kitabı açıklamak üzere vazifeli kıldığı mürşidtir. Allahû Tealâ Âli İmrân Sûresi'nin 112. âyet-i kerimesinde buyuruyor ki;
3/ÂLİ İMRÂN-112 Duribet aleyhimuz zilletu eyne mâ sukıfû illâ bi hablin minallâhi ve hablin minen nâsi ve bâû bi gadabin minallâhi ve duribet aleyhimul meskeneh(meskenetu), zâlike bi ennehum kânû yekfurûne bi âyâtillâhi ve yaktulûnel enbiyâe bi gayri hakk(hakkın), zâlike bimâ asav ve kânû ya’tedûn(ya’tedûne).
Onların üzerlerine, nerede olurlarsa olsunlar zillet (alçaklık) damgası vuruldu. Ancak Allah'ın ipine (Sıratı Mustakîm'e) ve insanlardan bir ipe (Allah'a ulaştıracak olan mürşide) tutunanlar (ulaşanlar) hariç. (Onlar) Allah'tan bir gazaba uğradılar ve üzerlerine miskinlik damgası vuruldu. Bu, onların Allah'ın âyetlerini inkâr etmiş olmaları ve peygamberleri haksız yere öldürmüş olmaları sebebiyledir. İşte bu, onların (Allah'a) isyan etmelerinden ve haddi aşmış olmalarındandır.
"İnsanların üzerine zillet damgası vuruldu; Allah’tan bir ipe ve insanlardan bir ipe tutunan müstesna. İşte bu Allah’tan bir ip Allah’ın, Allah’a ulaştıran yol sırât-ı müstakîm; Kur’ân-ı Kerîm. İnsanlardan bir ip de Allah’ın tayin ettiği mürşidtir.
Mürşid alelade bir insan değil. 7 Safhayı yaşayan birisidir, mürşid. Evvelâ Kur’ân’ın bütünlüğü içerisinde Allah’ın bize farz kıldığı 7 tane hedef emir var.
7 HEDEF EMİR
VAHDET
1. Allah’a Ulaşmayı Dilemek
RUM-31: O’na (Allah’a) yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve O’na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin. Ve (böylece) müşriklerden olmayın.
TEVHİD
2. 12 İhsanla Mürşide Tabi Olmak
MU’MİN-15: …. Allah, kullarından dilediği kişinin üzerine Allah’a ulaşma gününün geldiğini ihtar etmek için, emrinden (Allah’ın emrini tebliğ edecek) bir ruh (devrin imamının ruhunu) ulaştırır.
TESLİM:
3. Ruhun Allah’a Teslimi
RAD-21: Ve onlar Allah’ın (ölmeden evvel), Allah’a ulaştırılmasını emrettiği şeyi (ruhlarını), O’na (Allah’a) ulaştırırlar. Ve Rab’lerine karşı huşû duyarlar ve kötü hesaptan korkarlar.
4. Fizik Vücudun Allah’a Teslimi
YÂSİN-60: Ey Âdemoğulları! Ben, sizlerden şeytana kul olmayacağınıza dair ahd almadım mı? Muhakkak ki; o (şeytan), size apaçık bir düşmandır.
YÂSİN-61:Ve Ben, sizden Bana kul olmanıza (dair ahd almadım mı)? Bu da Sıratı Mustakîm (üzerinde bulunmak)tır.
5. Nefsin Allah’a Teslimi
NİSA-103: Namazı bitirdiğinizde; ayaktayken, otururken ve yan üzeriyken (yan üstü yatarken), Allah’ı hep zikredin! Güvenliğe kavuştuğunuzda namazı namazın erkânıyla kılın…
6. İrşada Ulaşmak
BEYYİNE-5: Onlar emrolunmadılar. Sadece hanifler olarak, Allah için dinde halis (nefslerini halis kılmış) kullar olmakla emrolundular. Ve namaz kılmakla ve zekat vermekle emrolundular. İşte kayyum olan din budur.
7. İradeyi Allah’a Teslim Etmek
EN’ÂM-97: Ve kara ve denizin karanlıklarında (nefsin afetlerinin karanlığında) yolunuzu bulmanız (hidayete ermeniz) için yıldızları (Nebiler, resûller, mürşidler) kılan O’dur. Bilen bir kavim için, âyetleri detayları ile açıkladık.
7 tane de vasıta emir vardır.
7 VASITA EMİR
1. Allah’a Ulaşmayı Dilemek
ANKEBÛT – 5: Kim Allah’a mülâkî olmayı (hayattayken Allah’a ulaşmayı) dilerse, o taktirde muhakkak ki Allah’ın tayin ettiği zaman mutlaka gelecektir (ruhu mutlaka hayattayken Allah’a ulaşacaktır). Ve O; en iyi İşiten, en iyi Bilendir.
2. Kelimeyi Şahadet – 12 İhsanla Mürşid Önünde Tövbe Etmek
BAKARA - 45, 46: (Allah’tan) sabırla ve namazla istiane (özel yardım) isteyin. Ve muhakkak ki o huşû sahibi olanlardan başkasına elbette ağır gelir. Onlar ki, Rab’lerine (dünya hayatında) muhakkak mülâkî olacaklarına ve (sonunda ölümle) O’na döneceklerine yakın derecesinde inanırlar.
ÂLİ İMRÂN – 18: Allah, şehadet (şahitlik) etti: Muhakkak ki O’ndan başka ilâh yoktur...
3. Oruç
BAKARA – 183: Ey âmenû olanlar! Oruç, sizden öncekilerin üzerine yazıldığı (farz kılındığı) gibi sizin üzerinize de yazıldı (farz kılındı). Umulur ki böylece siz takva sahibi olursunuz.
4. Namaz
NİSÂ – 103: Böylece namazı bitirdiğiniz zaman, artık ayaktayken, otururken ve yan üstü iken Allah’ı zikredin! Daha sonra güvenliğe kavuştuğunuz zaman, namazı erkâniyle kılın. Muhakkak ki namaz, mü’minlerin üzerine, “vakitleri belirlenmiş bir farz” olmuştur.
5. Hac
BAKARA – 197: Hac, bilinen aylardır. İşte kim onlarda (o aylarda), (ihrama girerek) haccı (kendine) farz edindirirse, artık hacta kadına yaklaşmak (ve benzeri davranışlar), fâsıklık (günaha sapmak), cedelleşmek (sürtüşmek, kavga etmek) yoktur...
6. Zekât
BEYYİNE – 5: Ve onlar, Allah için hanifler olarak dinde halis kullar olmaktan (nefslerini halis kılmaktan) ve namazı ikame etmekten ve zekâtı vermekten başka bir şeyle emrolunmadılar.
İşte kayyûm din (kıyamete kadar devam edecek din) budur.
7. Zikir
MUZZEMMİL – 8: Ve Rabbinin İsmini zikret ve her şeyden kesilerek O’na ulaş.
ANKEBÛT – 45: Kitaptan sana vahyedilen şeyi oku ve salâtı ikâme et. Muhakkak ki salât, fuhuştan ve münkerden nehyeder. Ve Allah’ı zikretmek mutlaka en büyüktür.
7 tane de vasıta emir söz konusu.
Şimdi mürşid 7 tane hedef emri yerine getiren kişidir. Bu 7 hedef emrin 5. safhasında nefsini Allah’a teslim ettiği zaman kişi Allah ile konuşmaya başlıyor. İhlâsta ise Allahû Tealâ sadece konuşmakla kalmıyor. Ulûl’elbab'ta nefsin tesliminde 7 tane yer katını Allahû Tealâ kalp gözüyle gösteriyor kalp kulağıyla anlatıyor. 7 tane gök katı ve 7 âlemi ihlâsta yine Allah gösteriyor ve böylece kişinin kalbi 7 kademede müzeyyen oluyor, ondan sonra da salâha geçince iradesini Allah’a teslim ediyor. İşte mürşid bu 7 safhayı yaşayan birisidir ve Allahû Tealâ mürşide tâbî olmayı farz kılmıştır. 7 hedef emirden 1 tanesi mürşide tâbî olmaktır. Ama bu 7 hedef emrini yerine getirmek ancak 7 tane vasıta ile gerçekleşir.
Şimdi din öğreticiler var, geleneksel din tatbikatını insanların zanlarını din olarak öğretiyorlar şu an ki din öğretisinin bütününde İslâm âleminde bu 7 hedef emrin 7 de yok. Allah’a ulaşmayı dilemek yok, tâbîyet yok; tâbî tasavvuf ehlinin dışında söylüyorum tarikatların ve tasavvufun dışında. Ruhun Allah’a teslimi yok, fizik vücudun Allah’a teslimi yok, nefsin Allah’a teslimi yok, ihlâsa ulaşmak yok ve iradenin Allah’a teslimi yok. Dînimizin adı İslâm. İslâm Allah’a teslim olmak demektir. O zaman teslimler yoksa Allah’ın dini yoktur ama bu insanlar da din öğretiyorlar işte bu insanların öğrettiği din kendi kültürleridir.
Allahû Tealâ Kur’ân-ı Kerîm’de bu insanların zanlarını din adı altında öğrettiklerine "emânîye" diyor Bakara Sûresi'nin 78. âyet-i kerîmelerinde;
2/BAKARA-78 Ve minhum ummiyyûne lâ ya’lemûnel kitâbe illâ emâniyye ve in hum illâ yezunnûn(yezunnûne).
Ve onlardan bir kısmı ümmîlerdir. Onlar (Allah’ın) Kitabı’nı bilmezler, sadece emaniyeyi (kişilerin yazdığı kitapları) bilirler. Ve onlar sadece zanda bulunuyorlar.
"Onlar ümmîdirler kitabı bilmezler." O zaman kitabı bilmiyorlar, neden kitabı bilmiyorlar? Çünkü kitabı öğreten olan mürşidtir. İşte bu kitabı bilmeyenler mürşide tâbî değiller, kitabı bilmiyorlar o zaman bunlar kime tâbîler? Bakara 79’a göre; insan ve cin şeytanlara tâbîler. Bakın:
2/BAKARA-79 Fe veylun lillezîne yektubûnel kitâbe bi eydîhim summe yekûlûne hâzâ min indillâhi li yeşterû bihî semenen kalîlâ(kalîlen), fe veylun lehum mimmâ ketebet eydîhim ve veylun lehum mimmâ yeksibûn(yeksibûne).
Artık elleriyle (emaniye bilgiler içeren) kitabı yazanların vay haline! Sonra da onu (bu yazdıklarını) az bir bedel karşılığında satmak için: “Bu Allah’ın indindendir.” derler. İşte onlara yazıklar olsun , elleriyle yazdıkları şeylerden dolayı ve yazıklar olsun onlara, kazandıkları şeyler sebebiyle.
Ne yazıyorlar bunlar? Emânîye bilgileri yazıyorlar. İnsanların zanlarını. İşte şeytanın öğrettiği 19 tane zan 19 tane bid‘at ve insanlar bu 19 zan ve 19 bid‘atle Allah’ın dini yerine kendi emânîye bilgilerini insanlara öğretiyorlar. 19 tane bid'at.
KUR’ÂN’A TERS DÜŞEN HURAFELER
ŞEYTANIN ÖĞRETTİKLERİ FUHŞİYAT VE MÜNKERDİR
BİDATLER - DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR.
1. Tüm Resûller peygamberdir.
2. Nebî olunmadan Resûl olunmaz.
3. Allah peygamberlerden başkasına âyet indirmez.
4. Vahiy, Peygamber Efendimiz (S.A.V) ile sona ermiştir.
5. Allah görülmez.
6. Nefs tezkiyesi kalbe nurların girmesiyle oluşmaz. Mürşidsiz de nefs tezkiyesi yapılabilir.
7. Allah ile kul arasına kimse giremez. Mürşide tâbiyeti şirktir.
8. Allah’a ulaşılamaz.
9. Hidayet de doğru yoldur, Sıratı Mustakîm de doğru yoldur.
10. Dinde zorlama vardır.
11. Dünyada rahat yoktur.
12. Kalbinde zerre kadar îmânı olan cehennemde cezası kadar yandıktan sonra cennete girer.
13. Şekil şartlarına riayet etmeyenlerin namazı kabul olmaz. Tecvide ve harflerin mahreçlerinden çıkışına telaffuza uymayan kıraatler kabul olmaz.
14. Kıyamet günü şefaat vardır.
15. Takva Allah’tan korkmaktır.
16. Ruh vücuttan çıkarsa kişi ölür. İrcîi emri bir ölüm emridir.
17. Yevmil ahir kıyamet günüdür.
18. Hayır da şerr de Allah’tandır.
19. “LÂ İLÂHE İLLALLÂH” diyen cennete girer.
İSLÂM’DAN KOPAN KUR’ÂN KAVRAMLARIYLA TARİKAT
DEVRİN İMAMININ ÖĞRETTİĞİ – MARUFU EMRETMEK
VE MÜNKERDEN NEHYETMEK
1. Resul ve Nebî
2. Zikir ve Ehli Zikir
3. Hikmet
4. Teslim
5. Mürşîd
6. İhlâs
7. Ululelbab
8. İrfan
9. Zühd
10. Birr
11. Nefs Tezkiyesi
12. Amilussalihat
13. Sıratı Mustakîm
14 Tövbe ve Mağfiret
15. Takva sahibi olmak
16. Allah’a ulaşmayı dilemek
17. Abd ve Abıd
18. Amenu olmak
20. Dalalet
Eee Mürşid. Mürşit için Allahû Tealâ diyor ki "Ben tayin ederim." Nahl 9’da;
16/NAHL-9 Ve alâllâhi kasdus sebîli ve minhâ câirun, ve lev şâe le hedâkum ecmaîn(ecmaîne).
Ve sebîllerin (dergâhlardan Sıratı Mustakîm'e ulaşan bütün yolların yani mürşidlerin) tayini, Allah'ın üzerinedir. Ve ondan sapanlar vardır. Ve eğer O dileseydi, sizin hepinizi hidayete erdirirdi.
Gerçekten öyle mi? Mürşidi Allah mı tayin ediyor? Evet. Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V);
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: İbn Mâce, Mukaddime 1
İbni Mes'ud (R.A.) şunu naklediyor:
"Peygamber Efendimiz. (S.A.V) bir gün yere düz bir çizgi çizdi ve 'Bu Allah'ın yoludur' dedi. Daha sonra bu çizginin sağına ve soluna başka çizgiler çizerek 'Bunlar ise diğer yollardır. Herbiri üzerinde yanlışa davet eden birtakım şeytanlar vardır.' buyurdu."
Evet her birisinin üzerinde yanlışa davet eden insan ve cin şeytanları vardır. O zaman bunlar fırkalara ayrılanlardır, dinde fırkalara ayrılanlar. Bir tanesi fırka-i nâciyedir, o sırât-ı müstakîmde olanlar; onlar Allah’a ulaşmayı dileyen, mürşidine tâbî olanlardır. Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V);
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Tirmizî 2778, İbnî Mâce 3991 – 3994
“Benim ümmetim 73 fırkaya ayrılacaktır. 72 tanesi cehenneme gidecek, bir tanesi hariç.”
"Kimdir o fırka Ya Resulullah?", "Ben ve sizin gibi sırât-ı müstakîmde olanlar." İşte kimdir o sırât-ı müstakîmde olanlar? Mürşidlerine tâbî olanlar. Günde 40 kere Fâtiha okuyoruz namazda, bizi sırât-ı müstakîme ulaştır. O sırât-ı müstakîm ki Allah’a ulaştıran yoldur başlarının üzerine ni’met verilenlerin yoludur. O ni’met ne? O nimet devrin imamı, o ni’met hidâyete erdirendir.
Öyleyse mürşid Allah’a %100 teslim olmuş. Allah tarafından irşada memur ve mezun kılınan Allahû Tealâ’nın hacet namazıyla başkalarına gösterdiği ve dinini onunla öğrettiği, yaşattırdığı ve başkalarına vasıta olduğu kişidir. Kur’ân-ı Kerim’de mürşid 19 tane isimle adlandırılıyor. Evet 19 tane kavram kelime mürşidi tarif ediyor.
KUR'ÂN-I KERİM'DE GEÇEN MÜRŞİD'LERİN 19 AYRI İSMİ
1. NEBÎ
BAKARA-213, ÂLİ İMRÂN-81, AHZÂB-7, BAKARA-121, BAKARA-136
2. İMAM
ENBİYÂ-73, İSRÂ-71, SECDE-24
3. HALİFE
BAKARA-30, EN’ÂM-165, NÛR-55
4. VELÎ RESÛL
ÂLİ İMRÂN-81, BAKARA-101, BAKARA-252
5. MÜJDELEYİCİ VE NEZİR
HÛD-2, HÛD-25, FURKÂN-51, BAKARA-119, BAKARA-213, NİSÂ-165, KEHF-56, FURKÂN-56, İSRÂ-105, FUSSİLET-4
6. HİDAYETÇİ
A’RÂF-186, HACC-8, MUMİN-33, TÂHÂ-123, BAKARA-38
7. EHLİ ZİKİR
NAHL-43, ENBİYÂ-7
8. MÜNADİ MEHDİ
ÂLİ İMRÂN-193, KAF-41, A’RÂF-44, RA’D-33, YÂSÎN-21, ZUMER-36
9. SADIK
BAKARA-177, ÂLİ İMRÂN-17, TEVBE-119
10. SALİH
ÂLİ İMRÂN-114, İSRÂ-25, CİNN-11
11. SULTAN
RAHMÂN-33
12. HİKMET SAHİBİ ÂLİM
BAKARA-269, ZUMER-9, ÂLİ İMRÂN-18
13. VELİYYİN VE LÂ NASÎR
ŞÛRÂ-8, BAKARA-107, BAKARA-120, TEVBE-74
14. VELİYYİN VE LÂ ŞEFÎİ
SECDE-4
15. VELİYYUN HAMÎM
FUSSİLET-34
16. VELİYYEN MURŞİDÂ
KEHF-17
17. VELİYYİN VE LÂ VÂK:
RA’D-37
18. VELİYYUL MU'MİNİN VELÎYYUL HAMÎD
ÂLİ İMRÂN-68, ÂLİ İMRÂN-122, ŞÛRÂ-28
19.: EHLİBEYT
AHZÂP 33
Münâdî, sâdık, sâlih, sultan, hikmet sahibi âlim, ebrâr mesela isimlerden bir taneside ebrâr bunun gibi daha 19 isim geçtiği âyetlerde. Allah razı olsun.