Muhterem Hocam, mürşidimizi nasıl bulacağız?
Soru
Muhterem Hocam, mürşidimizi nasıl bulacağız?
Cevap
Evvela kişinin mürşidine ulaşabilmesi için ne lâzım? Kalben Allah'a ulaşmayı dilemesi gerekir. O dilek yoksa herhangi bir mürşide de ulaşsan sana fayda vermeyecektir. Nitekim Hucurât 14’te,
49/HUCURÂT-14 Kâletil a’râbu âmennâ, kul lem tu’minû ve lâkin kûlû eslemnâ ve lemmâ yedhulil îmânu fî kulûbikum, ve in tutîullâhe ve resûlehu lâ yelitkum min a’mâlikum şey’â(şey’en), innallâhe gafûrun rahîm(rahîmun).
Araplar: “Biz âmenû olduk.” dediler. (Onlara) de ki: “Siz âmenû olmadınız (Allah’a ulaşmayı dilemediniz). Fakat: "Teslim olduk." deyin. Kalplerinize (içine) îmân girmedi. Ve eğer Allah’a ve O’nun Resûl'üne itaat ederseniz (Allah’a ulaşmayı dilerseniz), amellerinizden bir şey eksiltmez. Muhakkak ki Allah, Gafur’dur, Rahîm’dir.”
"Biz de mümin olduk" ne yapmışlar? Diğer müminler gibi gidip tövbe yapmışlar. Ama ulaşmayı dilemedikleri için Allah ne diyor? "Kalbinizin içine ne girmedi? imân girmedi. Siz Allah'a ulaşmayı dilemediniz." Allah'a ulaşmayı dilemeyen bir insan devrin imamına tâbî olsa fayda verir mi? Hayır. İşte Resûlullah (S.A.V) ile amcası arasındaki ihtilaf; Kasas 56’da,
28/KASAS-56 İnneke lâ tehdî men ahbebte ve lâkinnallâhe yehdî men yeşâu, ve huve a’lemu bil muhtedîn(muhtedîne).
Muhakkak ki sen, sevdiğin kişiyi hidayete erdiremezsin (onun ruhunu Allah’a ulaştıramazsın). Fakat Allah, dilediğini hidayete erdirir. Ve O, muhtedileri (hidayete erenleri) daha iyi bilir.
"Sen sevdiğine ne yapamazsın? Hidâyet veremezsin." Peygamberimiz (S.A.V) elbette amcasının kesinlikle tâbî olmasını, ulaşmayı dilemesini istiyordu. Ama amcası diğer birtakım sebepler yüzünden. Kasas 57’de,
28/KASAS-57 Ve kâlû in nettebiıl hudâ meake nutehattaf min ardınâ, e ve lem numekkin lehum haremen âminen yucbâ ileyhi semerâtu kulli şey’in rızkan min ledunnâ ve lâkinne ekserehum lâ ya’lemûn(ya’lemûne).
Ve: "Eğer seninle beraber hidayete tâbî olursak (Allah’a ulaşmayı dilersek), yerimizden atılırız (yurdumuzdan kovuluruz)." dediler. Onları, katımızdan rızık olarak her çeşit üründen toplanıp, onlara getirildiği haram kılınan (hürmet edilen yerde, haremde) yerde emin olarak yerleştirmedik mi? Fakat onların çoğu (Allah tarafından olduğunu) bilmezler.
"Eğer seninle beraber hidayete tâbî olursak (ulaşmayı dilersek), yerimizden atılırız, yurdumuzdan kovuluruz dediler." Amcası ne demiş? "Ben eğer sana tâbî olursam o zaman yurdumuzdan çıkarılırız, kovuluruz" diyor. Onları katımızdan rızık olarak herşey... Yani rızıkları onlara veren biz değil miyiz diyor, hatırlatıyor Allahû Tealâ. Dolayısıyla perşembeyi cumaya bağlayan gece boy abdesti alacak, gusül abdestiyle mürşidini soracak. Dört rekâtlık bir namaz.
HACET NAMAZI
ÖNCE BOY ABDESTİ ALINIR, HACET NAMAZINA NİYET EDİLİR.
1. REKÂT: Subhaneke -Fâtiha - 3 Âyetel Kursî
2. REKÂT: Fâtiha -İhlâs - Felâk - Nâs
OTURUNCA: Ettehiyyatu
3. REKÂT: Fâtiha -İhlâs - Felâk - Nâs
4. REKÂT: Fâtiha- İhlâs - Felâk - Nâs
OTURUNCA: Ettehiyyatu - Allahumme Salli - Allahumme Barik – Rabbena
Allah'tan mürşid istenir: Bu namaz, Perşembeyi Cumaya bağlayan gece veya kandil gecelerinde kılınır. Dua bitince uyumadan önce 3 Âyet-el Kürsi okunur. Kimseyle konuşmadan kıbleye doğru, sağ yan üstü yatılıp ALLAH’I zikir ederek uyunur.
BAKARA-45: (Allah’tan) sabırla ve namazla istiane (özel yardım) isteyin. Ve muhakkak ki o (hacet namazı ile Allah’a ulaştıracak mürşidini sormak), huşû sahibi olanlardan başkasına elbette ağır gelir.
BAKARA 46: Onlar (o huşû sahipleri) ki, Rab’lerine (dünya hayatında) muhakkak mülâki olacaklarına ve (sonunda ölümle) O’na döneceklerine yakîn derecesinde inanırlar.
Birinci rekâtta Fâtiha'dan sonra 3 Âyet-el Kürsi. İkinci rekâtta Fâtiha'dan sonra İhlâs ve Felâk, Nâs ve diğerleri aynı. Mürşidi Allah'tan isteyecek. Yatmadan üç Âyet-el Kürsi okuyacak. Ve bu şartları yerine getirmiş huşû sahibiyse Allahû Tealâ mutlaka mürşid gösteriyor.