Muhterem Hocam, mürşidin huzurunda tövbe etmezsek, tek başımıza yaptığımız tövbe kabul olmuyor mu?

Soru

Muhterem Hocam, mürşidin huzurunda tövbe etmezsek, tek başımıza yaptığımız tövbe kabul olmuyor mu?

Cevap

Dilerse Allah kabul eder. 3 çeşit tövbeye bakalım hemen.

KENDİ KENDİNE YAPILAN TÖVBE

1- DEVRİN İMAMININ RUHU GELMEZ

2- GÜNAH AF OLUNUR. SEVABA ÇEVRİLMEZ

3- KALBE ÎMÂN YAZILMAZ

4- RUH VÜCUTTAN AYRILMAZ

5- NUR GELMEZ

6- 1’E 10 KAZANIR

7- İRADE GÜÇLENMEZ

MÜRŞİD ÖNÜNDE YAPILAN TÖVBE

1- DEVRİN İMAMININ RUHU BAŞININ ÜZERİNE GELİR

MU’MİN-15

2- GÜNAHLARI SEVABA ÇEVRİLİR

FURKÂN-70

3- KALBE ÎMÂN YAZILIR

MUCÂDELE-22

4- RUH VÜCUTTAN AYRILIR

NEBE-39

5- İKİ ÇİFT NUR GELMEYE BAŞLAR

ZUMER-23

6- 1’E 700 KAZANMAYA BAŞLAR

BAKARA-261

7- İRADE GÜÇLENİR

BAKARA-257

NASUH TÖVBESİ (MUHLİSLERİN YAPTIĞI TÖVBE)

TAHRÎM - 8

Ey âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı dileyenler)! Allah’a Nasuh Tövbesi ile tövbe edin! Umulur ki Rabbiniz, sizin günahlarınızı örter ve sizi altından nehirler akan cennetlere koyar. O gün Allah, nebîleri ve O’nunla beraber olanları mahzun etmez. Onların nurları, önlerinde ve sağlarında koşar. “Rabbimiz, bizim nurumuzu tamamla ve bize mağfiret et (günahlarımızı sevaba çevir). Muhakkak ki Sen, herşeye kaadirsin.” derler.

1. Kendi kendine yapılan tövbe. Kendi kendine yaptığın tövbede sadece Allah dilerse günahları affeder ve 1'e 10 derecat kazanır. Ama kendi kendine yapılan tövbede devrin imamının ruhu o kişinin başının üzerine gelmez. Kendi kendine yapılan tövbede kalbe îmân yazılmaz. Kendi kendine yapılan tövbede ruh vücuttan ayrılmaz. Kendi kendine yapılan tövbede nur gelmez. Kendi kendine yaptığın tövbede irade güçlenmez.

2. Ama mürşid önünde tövbede ise bunların hepsinin çok ötesi gerçekleşir. Devrin imamının ruhu o kişinin başının üzerine gelip yerleşir. Günahları Allahû Tealâ sevaba çevirir. Kalbe îmânı yazar. Ruh vücuttan ayrılıp Sıratı Mustakîm’e ulaşır. Zikretmeye başladığı zaman iki çift nur gelir. 1’e 100 kazanmaya başlarsın ve iraden güçlenir.

Öyleyse ikisinin arasındaki farkı size ifade ediyorum.

3. Tövbe-i Nasuh, herkesin yapacağı bir tövbe değil. Tövbe-i Nasuh, Muhlislerin yaptığı bir tövbe. Yani insanların: “Gelin ihlâsla bir tövbe yapalım.” olayı geçerli değildir. Allahû Tealâ kim ihlâsa ulaşmışsa, yerin ve göğün melekûtunu Allahû Tealâ hepsini size kalp gözüyle göstermişse, o zaman seher vaktinde o kişiyi Allahû Tealâ Tövbe-i Nasuh’a davet eder. Tövbe-i Nasuh’un davetini Allah yapar ve tek tek ona ne yapması gerektiğini Allahû Tealâ söyler.

Dolayısıyla üç çeşit tövbenin Kur’ân'daki karşılığı budur, inşaallah.

O zaman “Mürşid huzurunda tövbe etmezsek de tek başımıza yaptığımız tövbe kabul olmuyor mu?” Dilerse kabul eder. Ama Allahû Tealâ iki âyet-i kerimede, (birisi Lokmân 33, birisi de Fâtır 5.) İki âyet-i kerimeye dikkatinizi çekmek isterim. Kur’ân bir bütündür. Evet.

LOKMÂN-33: Yâ eyyuhen nâsuttekû rabbekum vahşev yevmen lâ yeczî vâlidun an veledihî ve lâ mevlûdun huve câzin an vâlidihî şey’â(şey’en) inne va’dallâhi hakkun fe lâ tegurrennekumul hayâtud dunyâ, ve lâ yagurrennekum billâhil garûr(garûru).

Ey insanlar, Rabbinize karşı takva sahibi olun! Ve o günden korkun ki; baba, oğluna karşılık veremez (yardım edemez). Ve oğul da babasına bir şeyle karşılık veremez. Muhakkak ki Allah'ın vaadi haktır. Öyleyse dünya hayatı sakın sizi aldatmasın. Garur (tagut), Allah'a karşı sakın sizi kandırmasın.

İşte, âyetin son kısmı: “Allah'ın vaadi haktır. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın. Sakın şeytan da sizi Allah'ın affına güvenerek aldatmasın.” İki tane tehlike: Dünya hayatı ve şeytan.

Fâtır 5'te de aynı şey söylüyor.

FÂTIR-5: Yâ eyyuhen nâsu inne va’dallâhi hakkun fe lâ tegurrennekumul hayâtud dunyâ, ve lâ yegurrennekum billâhil garûr(garûru).

Ey insanlar! Muhakkak ki Allah'ın vaadi haktır. Öyleyse dünya hayatı sizi sakın aldatmasın. Aldatıcılar da sizi Allah ile (affına güvendirerek) aldatmasınlar.

Öyleyse mürşid önünde tövbe etmezsek, tek başımıza yapılan tövbede sakın bu standarda düşmeyin. İblis gelir sizi Allah'ın affına güvenerek aldatır. Kimi aldatır? Dünya hayatına aldananları aldatır.

Hz. Ömer'in sözü: “Şaşarım o insana ki Allah'ı biliyor ama isyan ediyor. Şaşarım o insana ki şeytanı biliyor, itaat ediyor. Şaşarım o insana ki dünyayı biliyor ona meylediyor.”

Öyleyse sakın dünya sizi aldatmasın. Sakın şeytan sizi Allah'ın affına güvenerek aldatmasın. Aldatmadığı insanlar kimler? Fizik vücut ölmeden evvel kalben Allah'a ulaşmayı dileyenler.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 29 Ekim 2026Son güncelleme: 29 Ekim 20264 dk okuma0