Muhterem Hocam, mürşidlerin olmadığı bir devir mümkün müdür?

Soru

Muhterem Hocam, mürşidlerin olmadığı bir devir mümkün müdür?

Cevap

Hayır.

Allah Resûl'ü (S.A.V) Efendimiz hem hadîsinde söylüyor hem âyetlerde söylüyor. Bir kere doğmadan evvel resûller seçiliyor. Resûlün gönderilmesi Allah'ın üzerine bir vaattir.

KULLARIN ALLAH ÜZERİNDE HAKKI ALLAH’IN ONLARA RESUL GÖNDERMESİDİR 1. NİSÂ – 165 (Onlar) müjdeleyici ve uyarıcı resullerdir ki, insanların, resûllerden sonra Allah'a karşı (bizi uyaran ve müjdeleyen bir resûl gelmedi diye) hüccetleri (delilleri) olmasın. Ve Allah, Azîz'dir, Hakîm'dir. 2. İBRÂHİM – 4 Hiçbir resûlümüz yoktur ki; Biz, onu kendi kavminin lisanıyla göndermiş olmayalım. Onlara (kendi lisanlarıyla) beyan etsin diye. Öyleyse Allah, dilediğini (Allah'a ulaşmayı dilemeyenleri) dalâlette bırakır. Dilediğini (Allah'a ulaşmayı dileyenleri) hidâyete erdirir. Ve O, Azîz'dir, Hikmet. 3. NAHL – 36 …Biz, bütün ümmetlerin içinde resûl beas ettik (hayata getirdik, vazifeli kıldık). (Allah'a ulaşmayı dileyerek) Allah'a kul olsunlar ve taguttan içtinap etsinler diye. Onlardan bir kısmını (Resûlün daveti üzerine Allah'a ulaşmayı dileyenleri), Allah hidâyete erdirdi ve bir kısmının üzerine dalâlet hak oldu... 4. İSRÂ – 15 Kim hidâyete erdiyse, sadece kendi nefsi için (nefsini tezkiye ettiği için) hidâyete erer. ... Ve Biz, bir resûl göndermedikçe azap edici olmadık. 5. TÂHÂ – 134 Ondan önce gerçekten Biz onları, azapla helâk etmiş olsaydık, muhakkak şöyle derlerdi: "Rabbimiz, bize resûl göndermeydin olmaz mıydı? Böylece bize de zelil (rezil) ve rüsva olmadan önce senin âyetlerine tâbi olsaydık." 6. KASAS – 47 ... "Rabbimiz keşke bize bir resûl gönderseydin böylece biz, Senin âyetlerine tâbi olur ve mü'minlerden olurduk." diyecek olmasalardı (seni Nebi-Resûl olarak göndermezdik). KASAS – 59 Ve senin Rabbin, ülkelere, onların ana şehirlerine, onlara âyetlerimizi okuyan bir resûl göndermedikçe helâk edici olmadı. 7. ZUMER – 71 ... "Size sizden olan resûller gelmedi mi ki, size Rabbinizin âyetlerini okusun, bugüne geleceğinizi uyarsın?" dediler ki: "Evet." Fakat azap sözü kâfirlerin üzerine hak oldu. MULK - 8-9 ... onun bekçileri ... "Size nezir gelmedi mi?" diye sordu. ... “Evet, bize nezir gelmişti. Fakat biz onu yalanladık ve Allah hiçbir şey indirmemiştir, siz ancak büyük bir dalâlet içindesiniz, dedik.”

Allah'ın verdiği sözü yerine getirmemesi mümkün değil. Allahû Tealâ: "Resûl göndermesem, azap etmem." buyuruyor. Nisâ 165'te de: "Müjdeleyici, uyarıcı resûller ki Allah'a karşı uyaran, müjdeleyen bir resûl gelmedi demesinler diye..." buyuruyor.

"Her resûlü mutlaka o kavmin lisanıyla gönderiyoruz." "Her ümmetin içerisinde resûl beas ederiz." "Resûl göndermezsem, azap etmem." "Rabbimiz! Bize de resûl gönderseydin olmaz mıydı?"

Bütün bu âyetlerle kesinlikle her devirde mürşidlerin var olduğu görüyoruz. En üst devirdeki mürşid tabiî ki devrin imamı. Sonra her kavimde o kavmin lisanıyla âyetleri açıklayan velî resûller sonra onların himayesinde yetişen velî mürşidler her zaman var. Allah Resûl'ü: "Ümmetimden Allah'a itaat eden, hayırlarda yarışanlar hep olacaktır." buyuruyor.

Kurtuluşumuzun irşad makamına ulaşmakla mümkün olacağını hiç mi hiç unutmayın. Eğer irşad makamına ulaşıp tâbiiyet yoksa hidâyet yoktur, mü'min olmak yoktur. Hidâyet yoksa kişi dalâlettedir. Mü'min olmak yoksa kâfirdir. Bu muhteva içerisinde her devirde bütün milletlerin içinde mutlaka resûl vardır, kıyâmete kadar da hep var olacaktır.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 7 Eylül 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20263 dk okuma1