Muhterem Hocam, mürşidlerin söyledikleri sözler kendilerine ait fikirler midir?
Soru
Muhterem Hocam, mürşidlerin söyledikleri sözler kendilerine ait fikirler midir?
Cevap
Hayır, mürşidin sözleri Allah’ın sözleridir. Mürşidin söylediği sözler Allahû Tealâ’nın ektiği bir tohumdur, kalplere ektiği bir tohumdur. Necm 3, 4’te Peygamber Efendimiz (S.A.V)’e Allahû Tealâ diyor ki: “O kendisinden söz söylemez, ona ne vahyediyorsak onu söyler.”
53/NECM-3
Ve mâ yentıku anil hevâ.
Ve o, hevasından (kendiliğinden) konuşmaz.
53/NECM-4
İn huve illâ vahyun yûhâ.
(O’nun söyledikleri), sadece O’na vahyolunan vahiydir.
Enbiyâ 73’te asaleten devrin imamı peygamberden bahsediyor.
21/ENBİYÂ-73
Ve cealnâhum eimmeten yehdûne bi emrinâ ve evhaynâ ileyhim fi’lel hayrâti ve ikâmes salâti ve îtâez zekâti, ve kânû lenâ âbidîn(âbidîne).
Ve onları, emrimizle hidayete erdiren (ölmeden önce ruhları Allah’a ulaştıran) imamlar kıldık. Ve onlara, hayırlar işlemeyi, namaz kılmayı ve zekât vermeyi vahyettik. Ve onlar, Bize kul oldular.
Peygamberin söylediği her söz Allah’ın kendisine söylettiği ve yaptırdığı her fiil de yine Allah’ın kendisine yaptırdığıdır. Secde 24’te peygamberlerin olmadığı dönemlerde velî resûller arasından seçilen, tasarrufa giren, vekâleten devrin imamından bahsediyor.
32/SECDE-24
Ve cealnâ minhum eimmeten yehdûne bi emrinâ lemmâ saberû ve kânû bi âyâtinâ yûkınûn(yûkınûne).
Ve onlardan, emrimizle hidayete erdiren imamlar kıldık, sabır sahibi oldukları ve âyetlerimize (Hakk’ul yakîn seviyesinde) yakîn hasıl etmiş oldukları için.
Ve Enfâl 24’te ise Allahû Tealâ:
8/ENFÂL-24
Yâ eyyuhâllezîne âmenûstecîbû lillâhi ve lir resûli izâ deâkum limâ yuhyîkûm, va'lemû ennallâhe yehûlu beynel mer'i ve kalbihî ve ennehû ileyhi tuhşerûn (tuhşerûne).
Ey âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı dileyenler), Allah ve Resûl’ü sizi, size hayat verecek şeylere davet ettiği zaman (davete) icabet edin! Ve Allah’ın kişi ile kalbi arasına girdiğini ve muhakkak sizin O’na haşrolunacağınızı bilin! (Hepinizin ruhu Allah’ta toplanacak ve Allah, ruhlarınıza meab olacak.)
Daveti kabul edenler işitenler. İşittiren de Allah’tır, işittirmeyen de Allah’tır ama kişinin kalbî talebine bağlı olarak. Eğer kalbî talebi dünyayı istiyorsa Allah ona işittirmiyor. Kalbî talebi Allah’ı diliyorsa Allah ona işittiriyor. Allahû Tealâ diyor ki: “O kendiliğinden konuşmaz, sadece ona vahyettiğimizi söyler.” Yani “Konuştuğu herşeyi Biz konuştururuz.” diyor. Burada kişi sadece Allah’ın yaptırdıklarını yapabilir, Allah’ın söylediklerini söyleyebilir. Görevi kendisine ulaşan vahyi aynen aktarmaktır.
Hadîs-i şerifte:
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Taberânî, Muvatta, İlim, 1.
""Hikmet sahibi ulemanın (âlimin) meclisinde (sohbetinde) bulunmak, kelâmını işitmek üzerinize farz kılındı. Muhakkak ki Allah bu meclislerde hikmet nuruyla ölü kalpleri diriltir. Yağmur suyuyla ölü toprakları dirilttiği gibi ölü kalpleri bu şekilde Allah diriltir.""
Gerçekten de Allahû Tealâ’nın kalpleri hikmet nuruyla dirilttiğini görüyoruz. Allah razı olsun.