Muhterem Hocam, müslüman bir genç olarak gündemle, siyasetle ne kadar iç içe olmalıyız? Yoksa hiç olmamalı mıyız? Ya da orta yolu var mıdır? Gündemi takip etmeyen, onun yerine Kur’

Soru

Muhterem Hocam, müslüman bir genç olarak gündemle, siyasetle ne kadar iç içe olmalıyız? Yoksa hiç olmamalı mıyız? Ya da orta yolu var mıdır? Gündemi takip etmeyen, onun yerine Kur’ân’la ilgilenen kişi daha mı iyidir?

Cevap

Sevgili kardeşlerim, Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) son şeriat kitabı kendisine indirildi ve 7 safha 4 teslimi Kur’ân’a göre yaşayan Müslüman’ın olması gereken tarifi şöyle: HADÎS-İ ŞERİF Kaynak: Tirmizi, İman 12, (2629); Nesai, İman 8, (8, 104, 105) “Müslüman, diğer Müslümanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.” İşte elinden ve dilinden emin olunan noktaya ulaşmak, Kur’ân’daki İslâm’ı yaşamakla mümkündür. Kur’ân’daki İslâm, 7 safha ve 4 teslimden oluşuyor; 1. safhası Allah’a ulaşmayı dilemek, 2. safhası mürşide tâbiiyet, 3. ruhun teslimi, fizik vücut teslimi, nefsin teslimi, irşad ve iradenin teslimidir.

7 HEDEF EMİR VAHDET

Allah’a Ulaşmayı Dilemek RUM-31: O’na (Allah’a) yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve O’na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin. Ve (böylece) müşriklerden olmayın. TEVHİD

12 İhsanla Mürşide Tabi Olmak MU’MİN-15: …. Allah, kullarından dilediği kişinin üzerine Allah’a ulaşma gününün geldiğini ihtar etmek için, emrinden (Allah’ın emrini tebliğ edecek) bir ruh (devrin imamının ruhunu) ulaştırır. TESLİM:

Ruhun Allah’a Teslimi RAD-21: Ve onlar Allah’ın (ölmeden evvel), Allah’a ulaştırılmasını emrettiği şeyi (ruhlarını), O’na (Allah’a) ulaştırırlar. Ve Rab’lerine karşı huşû duyarlar ve kötü hesaptan korkarlar.

Fizik Vücudun Allah’a Teslimi YÂSİN-60: Ey Âdemoğulları! Ben, sizlerden şeytana kul olmayacağınıza dair ahd almadım mı? Muhakkak ki; o (şeytan), size apaçık bir düşmandır. YÂSİN-61:Ve Ben, sizden Bana kul olmanıza (dair ahd almadım mı)? Bu da Sıratı Mustakîm (üzerinde bulunmak)tır.

Nefsin Allah’a Teslimi NİSA-103: Namazı bitirdiğinizde; ayaktayken, otururken ve yan üzeriyken (yan üstü yatarken), Allah’ı hep zikredin! Güvenliğe kavuştuğunuzda namazı namazın erkânıyla kılın…

İrşada Ulaşmak BEYYİNE-5: Onlar emrolunmadılar. Sadece hanifler olarak, Allah için dinde halis (nefslerini halis kılmış) kullar olmakla emrolundular. Ve namaz kılmakla ve zekat vermekle emrolundular. İşte kayyum olan din budur.

İradeyi Allah’a Teslim Etmek EN’ÂM-97: Ve kara ve denizin karanlıklarında (nefsin afetlerinin karanlığında) yolunuzu bulmanız (hidayete ermeniz) için yıldızları (nebîler, resûller, mürşidler) kılan O’dur. Bilen bir kavim için, âyetleri detayları ile açıkladık.

Herşeyden evvel İslâm’ın giriş kapısı, Kur’ân-ı Kerîm’de bir dilek olduğunu Allahû Tealâ bize buyuruyor. Ve bütün peygamberler: “Biz insanlara hitap ederken takva sahibi olun ve bize tabi olun, itaat edin.” Allah da Kur’ân-ı Kerîm’de: “Biz resûllerimizi, insanlar itaat etsin diye gönderiyoruz.” Öyleyse itaat ve takva. Allah’a karşı takva sahibi olmak da Rûm Suresi’nin 31. ayet-i kerimesinde verilmiştir.

30/RÛM-31 Munîbîne ileyhi vettekûhu ve ekîmûs salâte ve lâ tekûnû minel muşrikîn(muşrikîne). O’na (Allah’a) yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve O'na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin (namaz kılın). Ve (böylece) müşriklerden olmayın.

Allahû Tealâ, Allah’a yönelip takva sahibi olmaya o kadar üzerinde durmuş ki, tam yedi tane âyet-i kerimede Allah bu konuyu açıklıyor: “Allah’a yönel, takva sahibi ol. Allah’a yönel, takva sahibi ol.” Öyleyse Kur’ân’ın giriş kapısı, dinin de giriş kapısı Allah’a yönelmek ve takva sahibi olmaktır. İşte şu anda ekranda gördüğünüz gibi:

(MUNİB, ENAB) ALLAH’A YÖNELME, KALPTEN ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEYENLER

RAD-27: ...kul innallâhe yudillu men yeşâu ve yehdî ileyhi men enâb (enâbe) ...De ki: "Muhakkak ki Allah, dilediği kimseyi dalâlette bırakır ve O’na yönelen kimseyi Kendine ulaştırır (hidayete erdirir)."

RUM-31: Munîbîne ileyhi vettekûhû ve ekîmûs salâte ve lâ tekûnû minel müşrikîn. O’na yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin. Ve müşriklerden olmayın. BAKARA-223: mulâkûh (mulâkûhu), ve beşşiril mu’minîn (mu’minîne). Ve Allah’a karşı takva sahibi olun ve O’na mülâkî olacağınızı bilin. Ve mü’minleri müjdele.

LOKMAN-15: ...Vettebi’ sebîle men enâbe ileyy (ileyye), summe ileyye merciukum ... ...Bana yönelenlerin (ruhunu Allah’a ulaştırmayı dileyenlerin) yoluna tâbi ol. Sonra dönüşünüz Banadır. ...

ZUMER-17: Vellezînectenebût tâğûte en ya’budûhâ ve enâbû ilallâhi lehumul buşrâ, fe beşşir ibâd (ibâdî). Ve onlar ki; taguta kul olmaktan içtinap ettiler. Çünkü Allah’a yöneldiler (Allah’a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır...

ZUMER-54: Ve enîbû ilâ rabbikum ve eslimû lehu... Ve Rabbinize (Allah’a) yönelin (ruhunuza Allah’a ulaştırmayı dileyin) ve size azap gelmeden önce O’na (Allah’a) teslim olun. (Yoksa) sonra yardım olunmazsınız.

MU’MİN-13: ...ve mâ yeteezekkeru illâ men yunîb (yunîbu). ... Bunu münib olandan (Allah’a yönelenden) başkası tezekkür etmez (edemez).

ŞÛRÂ-13: ...allâhu yectebî ileyhi men yeşâu ve yehdî ileyhi men yunîb (yunîbu). ... Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O’na yöneleni, Kendisine ulaştırır (ruhunu hayatta iken Kendisine ulaştırır).

Görüyoruz ki kesinlikle Allah’a yönelmemizi istiyor Allahû Tealâ, yönelen kişinin takva sahibi olduğunu buyuruyor. Ve bu kişi, Allah’a ulaşmayı dileyen kişidir. Dileyen kişiyi Allahû Tealâ mutlaka mürşidine, Resûl’e ulaştırıyor. Resûl de: “Biz size Allah’tan gönderilen emin Resûl’üz. Tâbî olun ve itaat edin.” Öyleyse dinin birinci safhası Allah’a yönelmek, ulaşmayı dilemek, takva sahibi olmak. İkinci safhası mürşide tâbiiyet. İşte 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15 tane âyet-i kerime, bu konuyu daha da araştırsak, Kur’ân-ı Kerîm’de tam 19 âyet-i kerime Allahû Tealâ buyuruyor ki: “Ulaşmayı dileyin ve takva sahibi olun.”

Yuhanna 6:29 “İsa onlara, ‘Allah’ın işi O’nun gönderdiği kişiye (resûle) îmân etmenizdir.’ dedi.” Yuhanna 3:36 “İsa’ya îmân edenin sonsuz yaşamı vardır. Ama İsa’ya itaat etmeyen yaşamı görmeyecek; Allah’ın gazabı onun üzerinde kalacaktır.” Yuhanna 14:1 “Yüreğiniz sıkılmasın. Allah’a îmân edin, bana da îmân edin.”

Yuhanna 3:23 “Allah’ın buyruğu şudur: O’nun Nebîsi ve Resûl'ü İsa Mesih’in adına îmân edelim ve O’nun bize verdiği buyruk uyarınca birbirimizi sevelim.” ŞUARÂ-107 Muhakkak ki ben, sizin için emin bir resûlüm. ŞUARÂ-108 Öyleyse Allah’a karşı takva sahibi olun (Allah’a ulaşmayı dileyin). Ve bana itaat edin. ŞUARÂ-110 Öyleyse Allah’a karşı takva sahibi olun (Allah’a ulaşmayı dileyin). Ve bana itaat edin. ŞUARÂ-126 Öyleyse Allah’a karşı takva sahibi olun (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve bana itaat edin (bana tâbî olun). ŞUARÂ-131 Öyleyse Allah’a karşı takva sahibi olun (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve bana itaat edin (bana tâbî olun). ŞUARÂ-132 Ve bildiğiniz (sizlere öğrettiği) şeylerle size yardım eden (Allah’a) karşı takva sahibi olun (Allah’a ulaşmayı dileyin). ŞUARÂ-142 Onların kardeşi Salih (A.S) da onlara: “Siz takva sahibi olmayacak mısınız (Allah’a ulaşmayı dilemeyecek misiniz)?” demişti. ŞUARÂ-143 Muhakkak ki ben, sizin için emin bir resûlüm. ŞUARÂ-144 Öyleyse Allah’a karşı takva sahibi olun (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve bana itaat edin (bana tâbî olun). ŞUARÂ-150 Öyleyse Allah’a karşı takva sahibi olun (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve bana itaat edin (bana tâbî olun). ŞUARÂ-162 Muhakkak ki ben, sizin için emin bir resûlüm. ŞUARÂ-163 Öyleyse Allah’a karşı takva sahibi olun (Allah’a ulaşmayı dileyin). Ve bana itaat edin (bana tâbî olun). ŞUARÂ-178 Muhakkak ki ben, sizin için emin bir resûlüm. ŞUARÂ-179 Öyleyse Allah’a karşı takva sahibi olun (Allah’a ulaşmayı dileyin). Ve bana itaat edin (bana tâbî olun). ŞUARÂ-184 Ve sizi ve evvelki toplumları yaratana karşı takva sahibi olun (Allah’a ulaşmayı dileyin).

İşte kim ulaşmayı diler ve takva sahibi olursa, Allahû Tealâ onun ruhunu kendisine ulaştıracağını garanti ediyor. Öyleyse dinimizin temeli ulaşmayı dilemek ve mürşide tâbiiyet olduğunu âyetler net olarak bize ifade ediyor. Ulaşmayı dileyen kişiyi Allah, mürşidine ulaştırıyor. Dilemeyen kişi dalâlette kalıyor. Ve dalâlette olanlar için bir mürşid yok, buyuruyor Allahû Tealâ Kur’ân-ı Kerim’de.

Olay buysa, o zaman Müslüman bir genç gerçekten Kur’ân-ı Kerim’e göre İslâm’ı yaşamak istiyorsa öncelikle birinci hedefi Allah’a ulaşmayı dilemek. Daha sonra hacet namazıyla Allah’ın kendisine gösterdiği mürşide tâbî olmak ve ondan sonra ibadetler geldiği gibi, bunların arasında ibadetlerin sultanı zikir. Zikir, çok zikir ve daimî zikirle Allah’ın emrettiği Hedeflere ulaşmak. Allah’a ulaşmayı dilemeyen kişi şirkten kurtulamaz. Mürşide tâbî olmayan kişi ise dinde fırkalara ayrılmaktan kurtulamaz.

Ve dinimiz üç esas üzerine bina edilmiştir: vahdet, tevhid ve teslim. Dinimizin adı İslâm. İslam, Allah’a teslim olmak. Şirkten kurtulmayan, dinde fırkalara ayrılmaktan kurtulamayan hiçbir kimse teslimi gerçekleştiremez. Günümüz din tatbikatında da bu ikisi yok.

Resûlullah (A.S.) Efendimiz’in hadîslerinde zikrettiği gibi:

HADÎS-İ ŞERİF: Kaynak: Ramüzü’l-Ehadis, s.120, Ravi: Hz. Zamre İbni Habib (R.A.), Tirmizi; 2791 "Ümmetimden ilk kaldırılacak şey, emanet ve huşudur."

HADÎS-İ ŞERİF: Kaynak: Tirmizi, İlim, 5. “İnsanlardan ilk kaldırılan ilim (namazdaki) huşudur. Öyle ki bir mescide girdiğinde huşu içinde olan bir tek adam bulamayabilirsin.”

Bir başka hadîste ise şöyle buyurmuştur:

HADÎS-İ ŞERİF: Kaynak: Heysemi 1 / 107. “Ümmetim için en korktuğum şey, yakîn derecesinin azalmasıdır.”

Emanet huşû, ruhun dünya hayatında Allah’a ulaşması, yakîn hâli ise, hayattayken Allah’a ulaşmayı gerçekleştirmek. İşte Müslümanın gündemi Kur’ân’dır. Kur’ân’ı öğrenmek, Kur’ân’ı yaşamak ve Kur’ân’ı öğretmek.

Peygamber Efendimiz’in de buyurduğu gibi: “Sizin en hayırlınız, Kur’ân-ı Kerim’i öğrenen ve öğretendir.”

Günümüzde siyaset; siyasetin gündemi Kur’ân değil. İnsanların kendi zanları. Zanlar da hiçbir zaman hakîkatin yerine geçemez. Dolayısıyla biz Müslümanlar, hayatımızı Kur’ân’la, sahâbe gibi yaşamalıyız. Çünkü Allahû Tealâ, Kur’ân’da sahâbeyi bize örnek gösteriyor. Kur’ân’da emirler var, nehiyler var. Bunu yapanların, yasaklara uyanların bu dünyada mutluluğu yaşaması, ahirette cennet var. Bunu yerine getirmeyenlerin, yasakları çiğneyenlerin bu dünyada sıkıntısı, ahirette cehennem ve sahâbe bizim için örnek. Öyleyse biz siyasetçiyi değil, Kur’ân’daki Allah’ın bize gösterdiği sahâbeyi örnek almalıyız.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 7 Eylül 2026Son güncelleme: 22 Ekim 20268 dk okuma2