Muhterem Hocam, müslüman bir kişinin bir yere bağlı olması gerekir mi? Bu konuda ne buyurursunuz?

Soru

Muhterem Hocam, müslüman bir kişinin bir yere bağlı olması gerekir mi? Bu konuda ne buyurursunuz?

Cevap

Evet, sevgili kardeşlerim, Müslüman bir kişinin bir yere bağlı olması gerekir mi? İslâm demek, yedi safha itibarıyla Allah ve Resûl'üne itaat demektir.

7 SAFHA ALLAH’A VE RESÛL’E İTAAT

1. ÂLİ İMRÂN-132 Ve Allah’a ve Resûl’e itaat edin, umulur ki böylece siz rahmet olunursunuz.

NÛR-54 De ki: “Allah’a ve Resûl’e itaat edin. Bundan sonra eğer dönerseniz, O’na (Resûl’e) düşen sadece O’na yükletilen (tebliğ)dir.” Ve sizin üzerinize düşen, size yükletilendir. Ve eğer ona itaat ederseniz, hidayete erersiniz. Resûl’ün üzerinde açıkça tebliğden başka bir (sorumluluk) yoktur.

2. NİSÂ-59 Ey âmenû olanlar! Allah’a ve Resûl’e ve sizden olan idarecilere itaat edin. Bundan sonra eğer bir hususta ihtilâfa düşerseniz, o takdirde Allah’a ve ahiret gününe îmân ediyorsanız, onu Allah’a ve Resûl’üne götürün. Bu daha hayırlıdır ve tevîl (yorum) bakımından en güzelidir.

3. NİSÂ-65 …Aralarında çekiştikleri şey hakkında, seni hakem tayin edip, sonra da senin verdiğin hükümden dolayı “içlerinde bir sıkıntı duymaksızın tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça” îmân etmiş olmazlar.

NÛR-51 Onların aralarında hüküm vermesi için Allah’a ve Resûl’üne davet edildikleri zaman mü’minlerin sözü “işittik ve itaat ettik” demeleridir. Ve işte onlar, onlar felâha erenlerdir.

4. AHZÂB-36 Ve mü’min erkek ve mü’min kadının, Allah ve O’nun Resûl’ü, onlar için bir işin olmasına hükmettiği zaman, kendi işlerinde seçim hakkı olamaz. Ve kim, Allah ve O’nun Resûl’üne asi olursa, o takdirde apaçık bir dalâlet ile sapmış olur.

5. NİSÂ-80 Kim Resûl’e itaat ederse, böylece andolsun ki Allah’a itaat etmiş olur. Ve kim yüz çevirirse, o takdirde Biz seni, onların üzerine muhafız olarak göndermedik.

6. ENFÂL-46 Allah’a ve O’nun Resûl’üne itaat edin, niza etmeyin (anlaşmazlığa düşmeyin), yoksa zayıf düşersiniz ve kuvvetiniz (elinizden) gider. Sabredin. Muhakkak ki Allah, sabredenlerle beraberdir.

7. NİSÂ-69 Ve kim, Allah’a ve Resûl’e itaat ederse, o takdirde işte onlar, Allah’ın kendilerine ni’met verdiği nebîlerle (peygamberlerle) ve sıddîklerle ve şehitlerle ve salihlerle beraberdirler. Ve işte onlar ne güzel arkadaştır.

ŞEYTANIN ADIMLARINA TÂBÎ OLMAYIN

1. BAKARA-208 Ey âmenû olanlar! Hepiniz SİLM'e dahil olun (teslim olma dairesi içine girin). Ve şeytanın adımlarına tâbî olmayın. Muhakkak ki o, size apaçık düşmandır.

2. BAKARA-168 Ey insanlar! Yeryüzündeki helâl ve temiz şeylerden yeyin. Ve şeytanın adımlarına tâbî olmayın. Muhakkak ki o, sizin için apaçık bir düşmandır.

3. EN'AM-142 …Allah'ın sizi rızıklandırdığı şeylerden yeyin. Şeytanın adımlarına tâbî olmayın. Muhakkak ki; o, size apaçık düşmandır.

4. İSRA-53 Ve kullarıma de ki: “En güzeli (sözü) söylesinler!” Muhakkak ki şeytan, onların aralarını bozar (fesat çıkarır). Muhakkak ki o, insana apaçık düşmandır.

5. NÛR-21 Ey âmenû olanlar, şeytanın adımlarına tâbî olmayın! Ve kim şeytanın adımlarına tâbî olursa o taktirde muhakkak ki o (şeytan), fuhşu ve münkeri emreder…

6. YASİN-60 Ey Âdemoğulları! Ben, sizlerden şeytana kul olmayacağınıza dair ahd almadım mı? Muhakkak ki o size apaçık bir düşmandır.

7. ZUHRÛF-62 Ve şeytan sakın sizi, (Sıratı Mustakîm'den) men etmesin. Muhakkak ki o, sizin için apaçık düşmandır.

Şimdi, birinci safha itibarıyla Allah ve Resûl'üne itaat... Resûl, Allah'ı temsil ediyor. Ve Allahû Tealâ âyet-i kerimede: "Resûl'e itaat, Allah'a itaattir." Resûl ne yapıyor? Resûl, onu Allah'a davet ediyor. Daveti kabul eden kişi Allah ve Resûl'üne itaat etmiştir ve Allahû Tealâ'nın rahmetine ulaşıyor.

Nisâ-59; Aynı şekilde Resûl'e tâbî olması söz konusu. Resûl'e tâbî olursa, itaat ederse bu emre, o zaman ne olur? Ruh vücuttan ayrılır ve seyr-i sülûkle o kişinin ruhu Allah'a ulaşır. Eğer bağlı olmazsa ruh vücuttan ayrılmaz. O da Allah'ın emrini yerine getirmez. Yani Allah'ın emrini yerine getirmek ancak Resûlledir.

Bunu Yunus Emre çok güzel ifade ediyor:

"Gel ey kardeş, Hakk'ı bulayım dersen,

Bir Resûl'e ulaşmadan olmaz.

Resûl'ün cemâlini göreyim dersen,

Bir Resûl'e ulaşmadan olmaz."

Yani her noktada Allah'ın Resûl'ü söz konusu.

Allahû Tealâ'nın Resûl'ü de Nisâ-64'te: "Biz Resûllerimizi insanlar itaat etsin diye gönderiyoruz."

Resûl Allah'a davet ediyor, Allah da o Resûl'ü itaat edilsin diye gönderiyor. O zaman biz, eğer gerçekten İslâm'ı yaşamak istiyorsak, itaat edip daveti kabul etmemiz, Allah'a ulaşmayı dilememiz gerekir. Dilediğimiz an Allahû Tealâ bizi ikinci safha itaate götürüyor. Mürşide tâbî olduğumuz zaman üçüncü safha itaate ruhun teslimine, onu yaptığımız zaman dördüncü safha itaate, onu yaptığımız zaman beşinci safha itaat, vesaire...

Dolayısıyla Müslüman bir kişinin bir yere bağlı olması gerekir mi? %100 evet. Resûl Allah'a bağlı ama Resûl'ü temsil edenler de Resûl'e bağlı vesilelerin hepsi Resûl'e bağlı. İşte onlardan birisine bağlanmak, ancak dîni yaşamakla mümkündür. Yoksa bağlanmadan dîni yaşamak hiç kimse için mümkün değil. Başıboş kalırsan, hiç kimse aslında başıboş değil ya devrin imamının ruhu başının üzerine gelir, ya gelmezse o zaman iblis devreye girer. "Mürşidi olmayanın mürşidi şeytan."

İşte âyet-i kerimeler bunu söylüyor.

"Şeytanın adımlarına uymayın."

"Kim şeytanın adımlarına uyarsa, şeytan ona fuhşiyatı, münkeri emreder."

"Kimdir şeytanın adımlarına uyanlar?" Allah'a ulaşmayı dilemeyenler.

"Kimdir şeytanın adımlarına uymayanlar?" Allah'a ulaşmayı dileyenler.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 22 Ekim 20264 dk okuma1