Muhterem Hocam, müslümanlar günahları kadar yandıktan sonra cennete geçebilecekler mi; yoksa cehenneme girenlerin hiçbiri Müslüman değil mi?

Soru

Muhterem Hocam, müslümanlar günahları kadar yandıktan sonra cennete geçebilecekler mi; yoksa cehenneme girenlerin hiçbiri Müslüman değil mi?

Cevap

Hayır, cehennemden cennete bir transfer olayı söz konusu değildir. Cennete giriş, kimin hasenat tartıları ağır gelirse, onlar felâha erenlerdir. Cennete gideceklerdir ve ebedî olarak orada kalacaklardır. Kimin hasenat tartıları hafif gelirse, onlar da cehenneme gireceklerdir ve orada ebedî kalacaklardır. Cennet de ebedî, cehennem de ebedîdir. Âyetler itibariyle cehennemin ebedî olduğu 58 tane Âyet-i kerimede Allahû Tealâ cehennemden çıkılmayacağını bize açıklıyor.

CEHENNEMDEN ÇIKIŞ YOK-1

1. BAKARA-39 Ve inkâr edenler ve âyetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar ateş ehlidir, orada ebedî kalacak olanlardır.

2. BAKARA-81 Hayır (sandığınız gibi değil), kim, günah kazanmış da hataları kendisini kuşatmışsa, işte onlar artık ateş ehlidir ve orada devamlı kalacak olanlardır.

3. BAKARA-86 İşte onlar öyle kimselerdir ki, dünya hayatını ahirete karşı satın almışlardır. Bu sebeple azap onlardan hafifletilmez ve onlar yardım da olunmazlar.

4. BAKARA-161 Muhakkak ki küfredip kâfir olarak ölenler, işte onlar, Allah'ın, meleklerin ve insanların hepsinin lâneti onların üzerinedir.

BAKARA-162 (Onlar), onun (lânetin) içinde ebediyyen kalacak olanlardır. Onlardan azap hafifletilmez ve onlara bakılmaz.

5. BAKARA-167 … Böylece Allah, onlara amellerinin hasara uğradığını gösterecek. Ve onlar ateşten çıkacak da değiller.

6. BAKARA-217 …Bu sebeple işte onlar, amelleri dünyada ve ahirette boşa gitmiş olanlardır. Ve işte onlar, ateş ehlidir. ve onlar, orada ebediyyen kalacak olanlardır.”

7. BAKARA-257 Allah, âmenû olanların dostudur, onları zulmetten nura çıkarır. Ve kâfirlerin dostları tağuttur, onları nurdan zulmete çıkarırlar. İşte onlar, ateş ehlidir. Onlar, orada ebedî kalacak olanlardır.

8. BAKARA-275 … Ve kim de (faizciliğe) dönerse, işte onlar, ateş ehlidir. Ve onlar orada ebedî kalacak olanlardır.

9. ÂLİ İMRÂN-86 Îmânlarından sonra inkâr eden kavmi, Allah nasıl hidayete erdirir? … …Ve Allah, zâlimler kavmini hidayete erdirmez.

ÂLİ İMRÂN-87 İşte onların cezası, Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların lânetinin onların (fâsıkların) üzerlerine olmasıdır.

ÂLİ İMRÂN-88 Onlar, onun (lânetin) içinde ebedî kalacak olanlardır. Onlardan azap hafifletilmez ve onlara bakılmaz...

10. ÂLİ İMRÂN-116 …Ve işte onlar ateş ehlidir, onlar, orada devamlı kalacak olanlardır.

11. NİSÂ-14 Ve kim Allah'a ve O'nun Resûlü'ne isyan eder ve O'nun sınırlarını aşarsa, onu, içinde ebedî kalacakları ateşe koyar. Ve onun için “alçaltıcı azap “ vardır.

CEHENNEMDEN ÇIKIŞ YOK-2

12. NİSÂ-93 Ve kim, bir mü'mini taammüden öldürürse, o takdirde onun cezası, içinde ebediyen kalacağı cehennemdir ve Allah ona gazap etmiş ve ona lânet etmiştir. …

13. NİSÂ-169 Ancak cehennem yoluna (hidayet eder, ulaştırır), onlar orada ebediyen kalacak olanlardır. Ve bu, Allah için kolaydır.

14. MÂİDE-37 Ateşten çıkmak isterler ve onlar oradan çıkacak değillerdir. Ve, onlar için “daimî azap” vardır.

15. MÂİDE-80 … Nefislerinin, onlar için takdim ettiği ise “Allah'ın onlara öfkelenmesi” ki ne kötü şey. Ve onlar azap içinde devamlı kalacak olanlardır.

16. EN'ÂM-128 …Allah'ın dilediği şey (cehennemin yok olma zamanı gelmesi hali) hariç; sizin barınacağınız yer ateştir, orada ebedî kalacak olanlarsınız.” buyurdu. …

17. A'RÂF-36 Ve âyetlerimizi yalanlayan kimseler ve onlara karşı kibirlenenler, işte onlar ateş ehlidirler ve onlar, orada devamlı kalanlardır

18. TEVBE-17 … İşte onların amelleri heba olmuştur. Ve onlar, ateşte ebedî kalacak olanlardır.

19. TEVBE-63 Allah ve O'nun Resûlü'ne karşı, kim haddi aşarsa, artık onun için mutlaka orada ebediyen kalacağı cehennem ateşinin olduğunu bilmiyorlar mı? İşte bu, büyük rüsvalıktır.

20. TEVBE-68 Allah, münafık erkeklere ve münafık kadınlara ve kâfirlere, orada ebedî kalacakları cehennem ateşini vadetti. O (cehennem), onlara yeter. Ve Allah, onlara lânet etti. …

21. YÛNUS-27 … İşte onlar, ateş halkıdır. Onlar, orada devamlı kalanlardır

22. YÛNUS-52 Sonra zulmedenlere: “Ebedî (devamlı) azabı tadın!” denildi. Kazandıklarınızdan başkası ile mi cezalandırılacaksınız?

23. HÛD-39 Kendisine alçaltacak bir azap gelecek kimseleri artık yakında bileceksiniz. Ve onun üzerine, kalıcı azap nüfuz edecek.

24. HÛD-106 Şâkî olanlara gelince; artık onlar, ateştedir. Onlar, orada çok zor bir şekilde soluk soluğa, nefes alıp verirler.

HÛD-107 Onlar, semalar ve yeryüzü (cehennemin semaları ve arzı) durdukça orada ebedî kalanlardır. Rabbinin dilediği şey (cehennemi yok etmeyi dilemesi) hariç.

CEHENNEMDEN ÇIKIŞ YOK-3

25. RA'D-5 … Ve işte onlar, boyunlarında demir halkalar olanlardır ve işte onlar ateş ehlidir. Onlar orada ebedî kalanlardır.

26. NAHL-29 Haydi, orada ebediyen kalmak üzere cehennemin kapılarından girin. Kibirlenenlerin (büyüklük taslayanların) kaldığı yer ne kötüdür.

27. NAHL-84 … Sonra kâfirlere cehennemden çıkmaları için izin verilmez. Ve onlardan, (Allah'tan) rıza talepleri kabul edilmez.

28. KEHF-2 (Kur'ân-ı Kerim), kayyum olarak, katından şiddetli azapla uyarmak ve salih amel yapan mü'minlere en güzel ecrin onların olduğunu müjdelemek için (indirildi).

KEHF-3 Orada ebedî olarak kalıcıdırlar (kalacaklardır).

29. TÂHÂ-101 Onlar, onda (o yükün getireceği azabın içinde) ebedî kalacak olanlardır. Ve kıyâmet günü yüklendikleri, onlar için ne kötü (yük)tür.

30. TÂHÂ-127 İsraf edenleri (haddi aşanları) ve Rabbinin âyetlerine inanmayanları işte böyle cezalandırırız. Ve ahiret azabı daha şiddetli ve bâkidir (devamlıdır).

31. ENBİYÂ-99 Eğer onlar gerçekten ilâhlar olsaydılar, oraya (cehenneme) girmeyeceklerdi. Ve hepsi orada ebediyen kalacak olanlardır.

32. MU'MİNÛN-103 Ve kimin mizanı (sevap tartıları) hafif gelirse, işte onlar, nefslerini hüsrana düşürenlerdir. Onlar, cehennemde ebediyen kalacak olanlardır.

33. FURKÂN-65 Ve onlar: “Rabbimiz cehennem azabını bizden uzaklaştır. Muhakkak ki onun azabı daimî helâk edicidir.” derler.

34. FURKÂN-68 … Allah'ın (öldürülmesini) haram kıldığı kişiyi haklı olmadıkça öldürmezler ve zina yapmazlar. Ve kim bunları yaparsa günah cezasıyla karşılaşır.

FURKÂN-69 Kıyâmet günü onun azabı kat kat artar. Ve orada alçaltılmış olarak ebediyen kalır.

35. SECDE-14 Öyleyse bu "likâe" gününüzü, unutmanızdan dolayı (azabı) tadın. Muhakkak ki Biz de sizi unuttuk. Ve yaptıklarınız sebebiyle ebedî azabı tadın.

36. SECDE-20 Ve fakat fasık olanlar, onların mevası ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde oraya iade edilirler. Ve onlara: "Ateşin azabını tadın! Ki onu tekzip etmiştiniz." denir.

CEHENNEMDEN ÇIKIŞ YOK-4

37. AHZÂB-64 Muhakkak ki Allah, kâfirleri lânetledi. Onlar için alevli ateşi (cehennemi) hazırladı.

AHZÂB-65 Orada ebediyyen kalıcılardır (kalacak olanlardır). (Orada) bir dost ve bir yardımcı bulamazlar.

38. SEBE-51 Ve onları dehşete kapıldıkları zaman görsen. Artık kaçış (kurtuluş) yoktur. Ve onlar, (cehenneme) yakın bir yerden yakalandılar.

39. FÂTIR-37 …“Rabbimiz bizi (buradan) çıkar, yapmış olduklarımızdan başka salih amel yapalım.” … Size nezir gelmedi mi? O halde (azabı) tadın. Artık zalimler için bir yardımcı yoktur.

40. SÂFFÂT-9 Kovulmuş olarak, onlar için kesilmeyen sürekli azap vardır.

41. ZUMER-40 Kendisini rezil edecek azap, kime gelecekse (ona ulaşır) ve mukim (sürekli) azap onun üstüne iner.

42. ZUMER-72 (Onlara): "Orada ebediyyen kalmak üzere cehennemin kapılarından girin!" denildi. Artık kibirlenenlerin mevası (kalacağı yer) ne kötü.

43. MU'MİN-11 (Kâfirler) dediler ki: "Rabbimiz, bizi iki kere öldürdün, iki kere dirilttin, böylece günahlarımızı itiraf ettik. Artık (buradan) çıkmaya bir yol var mı?"

44. MU'MİN-49 Ve ateşin içinde olanlar, cehennem bekçilerine şöyle dediler: "Rabbinize dua edin. Azaptan bir günü bize hafifletsin."

45. MU'MİN-76 Ebediyyen orada kalmak üzere cehennemin kapılarından girin. Artık kibirlenenlerin kalacakları yer ne kötü.

46. FUSSİLET-24 Artık sabredebilirlerse ateş onların kalacakları yerdir. Ve eğer onlar affedilmek isterlerse, onlar affedilecek olanlardan değillerdir.

47. FUSSİLET-28 İşte bu Allah'ın düşmanlarının cezası ateştir. Âyetlerimizi bilerek inkâr etmiş olmaları sebebiyle ceza olarak, onlar için orada ebedîlik yurdu vardır.

48. ŞÛRÂ-45 … Muhakkak ki zalimler, mukîm (devamlı) azabın içindedirler, değil mi?

49. ZUHRÛF-74 Muhakkak ki mücriminler (suçlular), cehennem azabı içinde ebediyyen kalacak olanlardır.

CEHENNEMDEN ÇIKIŞ YOK-5

50. ZUHRÛF-77 Ve (mücriminler): “Ey malik (ey cehennem bekçisi)! Rabbin bizim üzerimize hüküm versin (bizi öldürsün).” diye seslendiler. (Malik): “Muhakkak ki siz, (bu azabın içinde) kalacak olanlarsınız.” dedi.

51. MUHAMMED-15 …Onlar için orada her çeşit meyve bulunur ve (onlar için) Rab'lerinden mağfiret vardır. (Bunların durumu), ateşte devamlı kalacak olan ve hamîm (sıcak kaynar su) içirilen, bu sebeple bağırsakları parçalanan kimsenin durumu gibi midir?

52. MUCÂDELE-17 Onların malları ve evlâtları, Allah'tan bir şeye (azaba) karşı onlara asla fayda vermez. İşte onlar, ateş ehlidir, orada ebediyyen kalacak olanlardır.

53. HAŞR-17 Böylece ikisinin (münafıkların ve şeytanın) akıbeti orada, ateşin içinde ebediyyen kalmak oldu. Ve işte bu, zalimlerin cezasıdır.

54. TEGÂBUN-10 Âyetlerimizi inkâr edenler ve yalanlayanlar; işte onlar, ateş ehlidirler, orada (cehennemde) ebediyyen kalacak olanlardır. Ve (o) ne kötü varış yeri (ulaşılacak yer).

55. CİNN-23 …Ve kim Allah'a ve O'nun Resûl'üne asi olursa, bundan sonra muhakkak ki onun için, içinde ebediyyen kalacağı cehennem ateşi vardır.

56. NEBE-21 Muhakkak ki cehennem mirsad olmuştur.

NEBE-22 Azgınlar için meab (sığınılacak yer) olarak.

NEBE-23 (Onlar) orada bütün zamanlar boyunca kalacak olanlardır.

57. İNFİTÂR-14 Ve muhakkak ki füccar, mutlaka alevli ateş içindedir.

İNFİTÂR-15 Din günü ona (alevli ateşe) yaslanırlar (atılırlar).

İNFİTÂR-16: Ve onlar, ondan (alevli ateşten) gayb olacak (kaybolacak, yanıp bitecek) değillerdir.

58. BEYYİNE-6 Muhakkak ki kitap ehlinden inkâr edenler ve müşrikler, cehennem ateşindedirler ve orada devamlı kalacak olanlardır. …

Ama aynı zamanda Resûlullah'ın (S.A.V) hadîsinde de zikrediliyor. Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz Şuarâ 214'ü okuduğu zaman: “En yakın olan aşiretine uyar.” dediği zaman, Nebiler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) Ebû Hureyre’den nakledilen hadîse göre:

26/ŞUARÂ-214 Ve enzir aşîratekel akrabîn(akrebîne).

Ve en yakının olan aşiretini uyar.

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Müslim, Îmân 348, 351. Ayrıca bk. Buhârî, Tefsîru sûre (26) 2; Tirmizî, Tefsîru sûre (27) 2; Nesâî, Vesâyâ 6

Ebû Hureyre’den nakledilen bir Hadis:

"Ey Abdüşemş oğulları! Ey Ka‘b İbni Lüey oğulları! Kendinizi cehennemden kurtarınız!

Ey Abdümenâf oğulları! Kendinizi cehennemden kurtarınız!

Ey Hâşim oğulları! Kendinizi cehennemden kurtarınız!

Ey Abdülmuttalib oğulları! Kendinizi cehennemden kurtarınız!

Ey Fâtıma! Kendini cehennemden kurtar! Çünkü sizi Allah’ın azabından kurtarmaya benim gücüm yetmez..."

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Buhârî, Tefsîr, 26; Müslim, Îmân, 348–355; Ahmed, I, 281–307; İbn-i Sa‘d, I, 74, 200; Belâzürî, I, 119; Semîra ez-Zâydî, I, 357–359.

Peygamber Efendimiz (S.A.V) Kureyş kabilesini Safâ Tepesi’ne davet etti ve şöyle hitap etti:

“Ey Kureyş cemâati! Ben size, şu dağın eteğinde veya şu vadide düşman atlıları var, hemen size saldıracak, mallarınızı gasbedecek desem, bana inanır mısınız?”

Onlar da hiç düşünmeden:

“Evet inanırız! Çünkü şimdiye kadar Seni hep doğru olarak bulduk. Senin yalan söylediğini hiç işitmedik!” dediler.

Oraya gelmiş bulunan herkesten bilâ-istisna bu tasdiki alan Peygamber Efendimiz (S.A.V) onlara şu ilahî hakikati bildirdi:

“O hâlde ben şimdi size, önünüzde şiddetli bir azap günü bulunduğunu, Allah’a mülaki olmaya inanmayanların o çetin azaba uğrayacaklarını haber veriyorum. Ben sizi o çetin azaptan sakındırmak için gönderildim.

Ey Kureyşliler! Size karşı benim hâlim, düşmanı gören ve ailesine zarar vereceğinden korkarak hemen haber vermeye koşan bir adamın hâli gibidir.

Ey Kureyş cemâati! Siz uykuya dalar gibi öleceksiniz. Uykudan uyanır gibi de diriltileceksiniz. Kabirden kalkıp Allah’ın huzuruna varmanız, dünyadaki her hareketinizin hesabını vermeniz muhakkaktır. Neticede hayır ve ibadetlerinizin mükâfatını, kötü işleyişlerinizin de şiddetli azabını göreceksiniz! Mükâfat ebedî cennettir, ceza da daimî bir cehennemdir.”

Yani cehennemden kurtuluş neydi? Cehennemden kurtuluş, Allah'a mülâki olmaya inanmaktır. Dilemek yani. Kişi Allah’a inanabilir 1, ruhun Allah’a ulaşmasına inanabilir 2, farz olduğuna inanabilir 3. Ama mülâki olmayı dilemesi lâzım. Dilediği taktirde o kişi için bir kurtuluştur.

Peygamber Efendimiz (S.A.V) başka bir hadîsinde “ Herkes nasıl yaşıyorsa öyle ölür, nasıl ölüyorsa da öyle de dirilir." Yani burada da Resûlullah (S.A.V)’in hadîsinde cennetin ve cehennemin ebedî olduğunu ve bir transfer olayının söz konusu olmadığını ifade ediyor.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 29 Ekim 2026Son güncelleme: 29 Ekim 202610 dk okuma0