Muhterem Hocam, müslümanlık kavramı içinde mürşid kavramı yok mudur?

Soru

Muhterem Hocam, müslümanlık kavramı içinde mürşid kavramı yok mudur?

Cevap

Var tabiî. Allahû Tealâ 7 safhayı farz kılmış. 1. safha Allah'a ulaşmayı dilemek, 2. safha mürşide tâbiiyettir. Mürşide tâbî olmak farzdır. Mürşide tâbî olmadan hiç kimse ruhunu Allah'a ulaştıramaz. Mürşide tâbî olmadan hiç kimse 7 kademede nefsini tezkiye edemez. Mürşide tâbî olmadan hiç kimse şeytana kul olmaktan kurtulup Allah'a kul olamaz. Mürşide tâbî olmadan irade teslimi, hiçbir şey yok. İşte Âl-i İmrân 31'de Allahû Tealâ: " Allah'ı seviyorsanız, bana tâbî olun ki Allah sizi sevsin." buyuruyor.

3/ÂLİ İMRÂN-31 Kul in kuntum tuhibbûnallâhe fettebiûnî yuhbibkumullâhu ve yagfir lekum zunûbekum, vallâhu gafûrun rahîm(rahîmun). De ki: “Eğer siz Allah'ı seviyorsanız, o taktirde bana tâbi olunuz ki Allah da sizi sevsin ve sizin günahlarınızı mağfiret etsin (sevaba çevirsin). Ve Allah "Gafur"dur, "Rahîm"dir.”

İster Hacc 78, ister Bakara 151; aynı şey açıklamaları var:

22/HACC-78 Ve câhidû fîllâhi hakka cihâdihî, huvectebâkum ve mâ ceale aleykum fîd dini min haracin, millete ebîkum ibrâhîm(ibrâhîme), huve semmâkumul muslimîne min kablu ve fî hâzâ li yekûner resûlu şehîden aleykum ve tekûnû şuhedâe alân nâsi, fe ekîmûs salâte ve âtuz zekâte va’tesımû billâhi, huve mevlâkum, fe ni’mel mevlâ ve ni’men nasîr(nasîru). Ve Allah'da hakkıyla cihad edin. O, sizi seçti. dinde sizin için bir zorluk kılmadı ki; o, babanız İbrâhîm (A.S)’ın dinidir. O, sizi daha önce de “müslümanlar” (Allah’a teslim olanlar) olarak isimlendirdi. Bunda da (Kur’ân-ı Kerim’de de), resûl size şahit olsun ve siz de insanlara şahitler olasınız diye. Öyleyse namazı ikame edin (kılın), zekâtı verin, Allah’a sarılın (Allah’ın Zat’ında yok olun). O, sizin Mevlâ’nız. (O), ne güzel Mevlâ (dost) ve ne güzel yardımcı.

2/BAKARA-151 Kemâ erselnâ fîkum resûlen minkum yetlû aleykum âyâtinâ ve yuzekkîkum ve yuallimukumul kitâbe vel hikmete ve yuallimukum mâ lem tekûnû ta’lemûn(ta’lemûne). Nitekim size, aranızda (görev yapmak üzere), sizden (kendinizden) bir Resûl (Peygamber) gönderdik ki, âyetlerimizi size tilâvet etsin (okuyup açıklasın) ve sizi (nefsinizi) tezkiye (ve tasfiye) etsin, size Kitap’ı (Kurânı Kerim’i) ve hikmeti öğretsin ve (hikmetin de ötesinde) bilmediğiniz şeyleri öğretsin.

O zaman Müslüman kimdir? Müslüman, hanif dinini, Arapça adıyla İslâm dinini yaşayan kişidir. Müslüman Allah'a teslim olan demektir. Ruhunu Allah'a ulaştırmayı dileyen kişi Müslüman olmanın ilk adımını atmıştır. Ama onun ötesi mutlaka mürşidle gerçekleşecektir. Tek başına kimse yola çıkamaz. Teslim standartları başta mürşide teslimi gerektirir, sonra Resûl'e teslimi gerektirir, sonra Allah'a teslimi gerektirir. Peygamber Efendimiz (S.A.V) şöyle buyuruyor: "Size iki emanet bırakıyorum. Bir tanesi Allah'ın Kitab'ı, diğeri de ehli beytim."

HADÎS-İ ŞERİF Kaynak: Sünen-i Tirmizî C.5, S.663 “Size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanetler, Allah’ın Kitab’ı Kur’ân-ı Kerim ve Peygamberi’nin sünnetidir.”

Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 7 Eylül 2026Son güncelleme: 22 Ekim 20263 dk okuma1