Muhterem Hocam, cuma hutbesinde bir cami imamı, Ahzâb 72. âyetteki emanetin Kur'ân-ı Kerim olduğunu söyledi. Bu konuda bizi aydınlatır mısınız?

Soru

Muhterem Hocam, cuma hutbesinde bir cami imamı, Ahzâb 72. âyetteki emanetin Kur'ân-ı Kerim olduğunu söyledi. Bu konuda bizi aydınlatır mısınız?

Cevap

Sevgili kardeşlerim, Allahû Tealâ: “Biz emaneti göklere, yerlere, dağlara teklif ettik. Hiçbirisi yüklenmedi. İnsan yüklendi. Çünkü insan zalim ve cahildir.”

33/AHZÂB-72 İnnâ aradnâl emânete alâs semâvâti vel ardı vel cibâli fe ebeyne en yahmilnehâ ve eşfakne minhâ ve hamelehal insân(insânu), innehu kâne zalûmen cehûlâ(cehûlen). Muhakkak ki Biz, emaneti göklere, arza ve dağlara arz ettik (sunduk, teklif ettik). Onu yüklenmekten çekindiler ve ondan korktular. Ve insan onu yüklendi. Muhakkak ki o (nefs), çok zalimdir, çok cahildir.

Şimdi Allahû Tealâ 73 âyet-i kerimede ruhun dünya hayatında Allah’a ulaşmasını açıklıyor, on iki âyette farz kılıyor. Şimdi on iki âyetteki farz kılmayı -eğer gerçekten imamın dediği gibi Ahzâb 72'deki emanet Kur’ânsa- o zaman beraberce inceleyelim:

ÖLÜMDEN ÖNCE RUHUN ALLAH’A ULAŞTIRILMASI 12 DEFA FARZ 1. 4/NİSÂ-58: Muhakkak ki Allah, emanetleri sahibine teslim etmenizi ve insanlar arasında hakemlik yaptığınız zaman adaletle hükmetmenizi emreder.... 2. 5/MÂİDE-7: Allah’ın, sizin üzerinizdeki ni'metini ve: “İşittik ve itaat ettik” dediğiniz zaman, onunla sizi bağladığı misâkınızı hatırlayın... 3. 6/ENÂM-152: ...Allah’ın ahdini yerine getirin (ifa edin). Böylece tezekkür edersiniz diye, (Allah) işte böyle, size onunla vasiyet (emir) etti. 4. 10/YÛNUS-25: Ve Allah, teslim (selâm) yurduna davet eder ve (teslim yurduna, Zat'ına ulaştırmayı) dilediği kimseyi, Sıratı Mustakîm'e ulaştırır. 5. 13/RAD-21: Ve onlar Allah’ın (ölümden evvel), Allah’a ulaştırılmasını emrettiği şeyi (ruhlarını), O’na (Allah’a) ulaştırırlar... 6. 30/RÛM-31 O’na (Allah’a) yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve O'na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin (namaz kılın). Ve (böylece) müşriklerden olmayın. 7. 31/LOKMÂN-15: ... Bana yönelenlerin (ruhunu Allah'a ulaştırmayı dileyenlerin) yoluna tâbî ol. Sonra dönüşünüz Banadır... 8. 39/ZUMER-54: Ve Rabbinize (Allah’a) yönelin (ruhunuzu Allah’a ulaştırmayı dileyin)! Ve size azap gelmeden önce O’na (Allah’a) teslim olun (ruhunuzu, vechinizi, nefsinizi, iradenizi Allah’a teslim edin). (Yoksa) sonra yardım olunmazsınız. 9. 42/ŞÛRÂ-47: Rabbinize icabet edin, Allah tarafından geri döndürülmeyecek olan günün gelmesinden önce. İzin günü, sizin için bir sığınak yoktur... 10. 51/ZÂRİYÂT-50: Öyleyse Allah’a firar edin (kaçın ve sığının). Muhakkak ki ben, sizin için O’ndan (Allah tarafından gönderilmiş) apaçık bir nezirim. 11. 73/MUZZEMMİL-8: Ve Rabbinin İsmi'ni zikret ve herşeyden kesilerek O’na ulaş. 12. 89/FECR-28: Rabbine dön (Allah’tan) razı olarak ve Allah’ın rızasını kazanmış olarak! HADÎS-İ ŞERİF: “Ölmeden evvel ölün, Allah’a dönün ki; (ölmeden önce ruhunuzu Allah’a ulaştırınız ki, teslim ediniz ki) Allah size 10'dan 700'e kadar artan yardımlarda bulunsun.” Kaynak: Acluni keşfü’l hafa c2.shf 291 (2669.

Nisâ 58’de: "Allah, emanetleri sahibine teslim etmenizi emreder.” Burada Kur'ân-ı Kerim tek ama emanetler çoğul. O zaman nasıl olacak? Burada sayın imam “tek” diyor yani "Allah, emanetleri sahibine teslim etmenizi emrediyor”; emanetler çoğul, eğer vatandaşın söylediği gibi emanet Kur'ân-ı Kerimse, burada tekil olması lâzım. Yetmez. Maide 7: Allahû Tealâ, misakimizi yerine getirilmemizi emrediyor. En’âm 152’de Allah, ahdini yerine getirmenizi emrediyor. Neden misak? Çünkü irademizin misakinin içerisinde (iradenin misakinin yerine gelebilmesi) evvela ruhumuzun misakı, sonra fizik vücudumuzun ahdi, sonra nefsimizin yemininin yerine gelmesi gerekir. En’âm 152’de de aynı şey. Yûnus 25’te: “Allah teslim yurdu olan Zatına davet eder.” Rad 21: “Allah’ın Allah’a ulaştırılmasını emrettiği ruhu Allah’a ulaştırırlar.” Lokman 15: “Bana yönelenlerin yoluna tâbî ol (Bana ulaşmayı dileyenlerin yoluna tâbî ol).” Zumer 54: “Allah’a yönelin ve Allah’a teslim olun.” Şârâ 47: “Rabbinizin davetine icabet edin.” Zâriyât 50: “Allah’a firar edin, Allah’a kaçın.”

Burada Kur'ân-ı Kerim’de, örtüşen hiçbir âyet yok. Yetmez, bu zat-ı muhterem yani hutbede "Kur’ân emanettir" diyen zat-ı muhtereme de belki Mevlana’dan, Yûnus Emre’den, Hacı Bektaş velî’den bahsederseniz; hutbelerinde devamlı onlardan alıntılar yapıyorlar. Evet, ne yazık ki bu geleneksel din tatbikatı içerisinde emaniye ile meşgul olanların çoğu sıkıştıkları zaman hemen Allah’ın dostlarına sığınıyorlar ve onlardan sözler kullanıyorlar, alıntılar yapıyorlar. Ama hiçbir evliya burada bu Kur’ân’dır dememiş. Tam tersi, herkes, bütün Allah’ın dostları emanetin sahibinin, Allah olduğunu ve mutlaka Allah’a ulaştırılması gerektiğini ifade ediyor.

İşte Resûlullah’ın, Kur'ân-ı Kerim’de zikrettiği 7 tane hadîste ne diyor:

7 GRUP HADİSTE ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEK VE CİBRİL HADİSİ HADÎS-İ ŞERİF - 1 SORU : Kale îmâne ya Rasulallah: İman nedir ya Resûlallah? CEVAP: Kalel îmânû en tu’mine billâhi ve melâiketihi ve likâihi ve Resûlihi: Allah’a, meleklerine ve Allah’a ulaşmaya ve Resûllerine inanmak. (Sahihi Buhari 1. cild, sayfa 58, 47. hadîs) HADÎS-İ ŞERİF – 2: “Yüce Allah kulunu dünya hayatı ile kendi likâsı arasında serbest bıraktı. Kullar Allah’ın likâsını seçti.” (Sahihi Buhari, 12. Cild, 2043. Hadîs-i Şerif) Yûnus – 7, 8: Muhakkak ki onlar, Bize ulaşmayı (hayatta iken ruhlarını Allah’a ulaştırmayı) dilemezler. Dünya hayatından razı olmuşlardır ve onunla doyuma ulaşmışlardır ve onlar âyetlerimizden gâfil olanlardır. İşte onların kazandıkları gereğince varacakları yer ateştir. HADÎS-İ ŞERİF – 3: “Kim Allah’a ulaşmaya muhabbet duyarsa, Allah’da onu kendisine ulaştırmaya muhabbet duyar. Kim Allah’a ulaşmayı kerih görürse, Allah’da onu kendisine ulaştırmayı kerih görür.” (Sahihi Buhari, 12. Cild, 2043. Hadîs-i Şerif) RA’D – 27: … De ki: “Muhakkak ki Allah, dilediği kimseyi dalâlette bırakır ve O’na yöneleni kimseyi Kendisine ulaştırır.” HADÎS-İ ŞERİF – 4: “Ben Dünyayı dostlarım için acı, bulanık, dar ve sıkıntılı olmasını vahyettim. Ta ki bana kavuşmayı özlesinler, bana kavuşmayı dilesinler.” (Camiu’s Sağir. hadîs No: 3276. Ravî: Hz. Âişe r.a) TÂHÂ – 123, 124:… Bundan sonra Benden size mutlaka hidayet gelecek. O zaman kim hidayetime tâbi olursa artık o, dalâlette kalmaz ve şâkî olmaz. Ve kim Benim zikrimden yüz çevirirse, o taktirde muhakkak ona için sıkıntılı bir geçim vardır. Ve kıyamet günü onu, kör olarak haşredeceğiz. HADÎS-İ ŞERİF – 5: “Ölmeden evvel ölün, Allah’a dönün ki (Ölmeden önce ruhunuzu Allah’a ulaştırınız ki, teslim ediniz ki) Allah size ondan yedi yüz kata kadar yardımda bulunsun.” (Acluni keşfü’l hafa c.2. shf:291 (2669.) – 14. Basamak HADÎS-İ ŞERİF – 6: “Kul olmak, duanın kabul edilerek ruhunun yükselerek Allah’a ulaşmasıdır.” (Tirmizî, Da’vat, 112. HADÎS-İ ŞERİF: “Allah’a şirk koşmadan O’na mülakî olana, cennet vacip olur. Allah’a şirk koşarak mülakî olana da cehennem vacip olur. ( Müslim İman-151.) HADÎS-İ ŞERİF - 7 “Sizden biri içiyle (Allah’a ulaşmayı dilerse), dışıyla (mürşidine tâbi olursa) Müslüman olursa, yaptığı her bir hayır, en az 10 mislinden 700 misline kadar sevabıyla yazılır. İşlediği her bir günah da sadece misliyle yazılır. Bu hal, Allah’a kavuşuncaya kadar böyle devam eder. (Buhari, İman 31; Müslim, İman 205, (129.)

7 tane hadîste ne diyor? 1. hadîs: “Ruhunuzu Allah’a ulaştırmayı dileyin.”, 2. hadîs: "Allah dünya hayatıyla kendi likâsı arasında..." eğer emanet Kur’ânsa, bu likâ nasıl olacak? 3. hadîs-i şerifte: “Kim Allah’a ulaşmayı muhabbet duyarsa Allah da onu kendisine ulaştırmayı diler.” O zaman bizde Allah’a ulaşan ne? O zaman cevap vermesi lâzım: Bu Resûlullah’ın hadîsi ve kendisi de kullanıyor. 4. hadîs: “Allah dünyayı dostlarına dar ve sıkıntılı yapar ki onlar Allah’a ulaşmayı dilesinler ve emaneti Allah’a teslim etsinler.” 5. hadîs: “Ölmeden evvel ölünüz.” Ölmeden önce ölmek, emanet olan ruhu Allah’a teslim etmektir. 6. hadîs: Kul olmak ki yaratılış gayemiz kul olmaktır; "Kul olmak, duanın kabul edilerek ruhun yükselerek Allah’a ulaşmasıdır."

Evet, kul olan fizik vücuttur. Fizik vücut, ruh ve nefs için mekandır. Ama "Duanın kabul edilerek": Öyleyse hangi duayı Allahû Tealâ kabul ediyor? Kalpten yapılan duayı. “Duanızın kesinlikle kabul edileceğine îmân ederek dua edin. Bilin ki Allah, kalbi gaflet içinde olanların duasını kabul etmez." Yani kalp gafletteyse, zikirde değilse, o dua kabul edilmiyor. Ama kalp zikirdeyse ki devamlı Allahû Tealâ kalben zikretmemizi buyuruyor ki ruhumuz yükselerek Allah’a ulaşsın.

Bu açıklamalara baktığımız zaman, imamın söylediğinin Kur'ân-ı Kerim’e aykırı olduğu, Kur'ân-ı Kerim’e uymadığını net olarak söyleyebiliriz.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 20 Ekim 20267 dk okuma0