Muhterem Hocam, nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V.) "Nefsini bilen Rabbini bilir." buyurmuştur. Nefsini bilmekle, Rabbi bilmenin bağlantısını nasıl düşünmeliyiz?

Soru

Muhterem Hocam, nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V.) "Nefsini bilen Rabbini bilir." buyurmuştur. Nefsini bilmekle, Rabbi bilmenin bağlantısını nasıl düşünmeliyiz?

Cevap

Bunu bidayetiyle açıklarsak, Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) başka bir hadîsi şöyledir:

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Kırk Hadis Şerhi, Sadrettin Konevi.

“Allah’ı bilen talep eder. Allah’ı talep eden bulur. Allah’ı bulan sever. Allah’ı seveni Allah öldürür. Bir kimseyi Allah öldürürse diyeti Allah’a düşer. Bir kimsenin diyeti Allah’a düşünce de onun diyeti bizzat Allah olur.”

İşte bir kimsenin diyeti Allah'a düşünce de onun diyeti bizzat Allah olur. Öyleyse bu, başlangıç noktası itibariyle. Ama nihayetiyle ne var? Nihayetinde nefsin 19 açıdan müzeyyen olması. Nefse arif olmak, nefsi bilmek değil. Rabbine arif olur, Rabbini görür.

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Acluni, Keşfül-Hâfâ II/343 (2532)

“Men arefe nefsehu fekad arefe Rabbehu.”

“Nefsini bilen, Rabbini bilir. Nefsine arif olan, Rabbine arif olur.”

O zaman kimdir Rabbi gören? Kalbi 19 kademede müzeyyen olan. Kalbi 19 kademede müzeyyen olan, irşada ulaşan kişidir. Hucurât Suresi 7. âyet-i kerimesinde:

49/HUCURÂT-7 Va’lemû enne fîkum resûlallâh(resûlallâhi), lev yutîukum fî kesîrin minel emri le anittum ve lâkinnallâhe habbebe ileykumul îmâne ve zeyyenehu fî kulûbikum, ve kerrehe ileykumul kufre vel fusûka vel isyân(isyâne), ulâike humur râşidûn(râşidûne).

Ve aranızda Allah’ın Resûl'ü olduğunu biliniz. Eğer işlerin çoğunda size itaat etseydi, mutlaka sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah, size îmânı sevdirdi ve onu kalplerinizde müzeyyen kıldı. Küfrü, fıskı ve isyanı size kerih gösterdi. İşte onlar, onlar irşad olanlardır.

İşte irşada ulaşanlar, kalpleri 19 kademede müzeyyen olan kişi. Müzeyyen olmuştur ve Allah da Zat'ını göstermiştir. Olayları böyle anlamak, öyle düşünmek durumundayız inşaallah.

Bir bidayetiyle nefsini bilen Rabbini bilir, bir de nihayetiyle nefsine arif olan Rabbine arif olur. Bilen talep eder, Allah'a ulaşmayı diler. Allah’a ulaşmayı dileyen, Allah’ı sever. Allah’ı seven, Allah onu mutlaka Kendisine ulaştırır ve ölür. O kimseyi öldürürse de mükâfatı Allah'a düşer. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 22 Ekim 20262 dk okuma2