Muhterem Hocam, nefsimize uyarak yaptığımız yanlışlara rağmen Allah bizi affetmeye hazır mıdır?
Soru
Muhterem Hocam, nefsimize uyarak yaptığımız yanlışlara rağmen Allah bizi affetmeye hazır mıdır?
Cevap
Elbette. Allah Teala affı, günahları affetmesi o kişi Allah’a ulaşmayı dilediği zaman gerçekleşen bir olgudur. O büyük günahları işleyenler de bir gün Allah’a ulaşmayı diler ve bundan sonra mürşitlerine ulaşıp tövbe ederlerse günahları affedilir ve sonra da sevaba çevrilir.
Hadîste: “Her insan hata yapar. Hata yapanların en hayırlısı tövbe edenlerdir.”
Bir başka hadiste: “Siz günah işlemeseydiniz Allah sizi yok eder günah işleyen ama O'ndan tövbe, istiğfarda bulunan bir toplum yaratırdı.”
Öyleyse her halukarda Kur’ân-ı Kerîm’de nefisin nefis-i emmâreden değişerek nefis tezkiye ve tasfiyesiyle ihlâsa ulaşması Allah tarafından emrediliyor. Fâtır Suresi 5’de:
35/FÂTIR-5 Yâ eyyuhen nâsu inne va’dallâhi hakkun fe lâ tegurrennekumul hayâtud dunyâ, ve lâ yegurrennekum billâhil garûr(garûru).
Ey insanlar! Muhakkak ki Allah’ın vaadi haktır. Öyleyse dünya hayatı sizi sakın aldatmasın. Aldatıcılar da sizi Allah ile (affına güvendirerek) aldatmasınlar.
İşte eğer olay buysa Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyenler kimlerdir? Onlar Allah’a ulaşmayı dileyenlerdir. Ve kim Allah’a ulaşmayı dilerse Allah Teala’nın Rahîm esmasının tecellisine mazhar olur. Rahîm esmasının tecellisi iki tane ihsanla Allah mutlaka onu mürşidine ulaştırır.
Her devirde seçilmesine rağmen Allah’ın rahmetinden ümit kesenler var. Bir de Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyenler.
Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyenler onlar daveti kabul eden Zumer 17’ye göre Allah’a ulaşmayı dileyenlerdir.
39/ZUMER-17 Vellezînectenebût tâgûte en ya’budûhâ ve enâbû ilâllâhi lehumul buşrâ, fe beşşir ıbâdi.
Ve onlar ki; taguta (insan ve cin şeytanlara) kul olmaktan içtinap ettiler (kaçındılar, kendilerini kurtardılar). Çünkü Allah’a yöneldiler (Allah’a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır. Öyleyse kullarımı müjdele!
Zumer 54’e göre;
39/ZUMER-54 Ve enîbû ilâ rabbikum ve eslimû lehu min kabli en ye’tiyekumul azâbu summe lâ tunsarûn(tunsarûne).
Ve Rabbinize (Allah’a) yönelin (ruhunuzu Allah’a ulaştırmayı dileyin)! Ve size azap gelmeden önce O’na (Allah’a) teslim olun (ruhunuzu, vechinizi, nefisinizi, iradenizi Allah’a teslim edin). (Yoksa) sonra yardım olunmazsınız.
Allah’a yönelen ve teslim olanlardır. Zumer 53’e göre de Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyenlerdir.
ALLAH’IN RAHMETİNDEN ÜMİT KESENLER
1. HİCR-56 "Dalâlette olanlardan başka, kim Rabbinin rahmetinden ümidini keser?" dedi.
RA'D-27 Ve kâfirler: “Ona, Rabbinden bir âyet (mucize) indirilse olmaz mı?” derler. De ki: “Muhakkak ki Allah, dilediği kimseyi dalâlette bırakır ve O’na yönelen kimseyi Kendine ulaştırır (hidayete erdirir).”
2. ANKEBUT-23 Allah'ın âyetlerini ve O'na mülâki olmayı inkâr edenler; işte onlar, rahmetimden ümidi kestiler. Ve işte onlar ki; onlar için elîm azap vardır.
3. KEHF-105 İşte onlar, Rab'lerinin âyetlerini ve O'na mülâki olmayı (ölmeden evvel ruhun Allah'a ulaşmasını) inkâr ettiler. Böylece onların amelleri heba oldu. Artık onlar için kıyâmet günü mizan tutmayız.
ALLAH’IN RAHMETİNDEN ÜMİT KESMEYENLER
1. ZUMER-53 De ki: "Ey nefisleri üzerine israf yüklemiş kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Muhakkak ki Allah, günahların hepsini mağfiret eder. O, muhakkak ki O; Gafûr'dur, Rahîm'dir."
ZUMER-54 Ve Rabbinize (Allah'a) yönelin (ruhunuzu Allah'a ulaştırmayı dileyin)! Ve size azap gelmeden önce O'na (Allah'a) teslim olun. (Yoksa) sonra yardım olunmazsınız.
2. EN'ÂM-12 De ki: “Semalarda ve yeryüzünde olan şeyler kimin?” “Hepsi Allah’ındır!” de. Allah Teala, kendi üzerine rahmeti yazdı. Hakkında şüphe olmayan kıyâmet gününde, sizleri mutlaka toplayacak. O kimseler ki; nefislerini hüsrana düşürdüler, onlar mü’min değildirler.
EN'ÂM-54 …“Selâm üzerinize olsun. Rabbiniz, kendi üzerine "rahmeti" yazdı. Öyle ki; sizden, kim cahillikle bir kötülük yapar, sonra onu yaptıktan sonra tövbe eder ve ıslâh olursa, o taktirde muhakkak ki O (Allah), Gafur’dur, Rahîm'dir.”
3. ZUMER-17 Ve onlar ki; taguta (insan ve cin şeytanlara) kul olmaktan içtinap ettiler (kaçındılar, kendilerini kurtardılar). Çünkü Allah’a yöneldiler (Allah’a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır. Öyleyse kullarımı müjdele!
Ama Allah’a ulaşmayı dilemeyenler onlar delâlette kalanlardır. Delâlette olanlar Allah’ın rahmetinden ümit kesenlerdir. Onlar mülâkî olmayı inkâr edenlerdir Ankebut 23'e göre "Allah'ın rahmetinden ümit kestiler." Kehf 105'e göre "Onlar mülâki olmayı inkar ettiler amelleri de boşa gitti."
Öyleyse anahtar kelime Allah’a ulaşmayı dilemek. Bu yoksa hedefe ulaşmak hiç kimse için mümkün değil."