Muhterem Hocam, ni’metlere kavuşmakla kurtuluşumuz arasında ilişki nedir?
Soru
Muhterem Hocam, ni’metlere kavuşmakla kurtuluşumuz arasında ilişki nedir?
Cevap
İşte Âli İmrân Suresinin 164. âyet-i kerimesinde (gördüğümüz gibi) bütün ni’metler, bizi mutsuzluk dünyasından mutluluk dünyasına götürmek içindir.
3/ÂLİ İMRÂN-164: Lekad mennallâhu alâl mu’minîne iz bease fîhim resûlen min enfusihim yetlû aleyhim âyâtihî ve yuzekkîhim ve yuallimuhumul kitâbe vel hikmete, ve in kânû min kablu le fî dalâlin mubîn(mubînin).
Andolsun ki Allah, mü’minlerin (başlarının) üzerine (devrin imamının ruhu) bir ni’met olmak üzere (onların aralarında, kendi kavminin içinde) kendilerinden bir resûl beas eder. Onlara O’nun (Allah’ın) âyetlerini tilâvet eder, onları tezkiye eder ve onlara kitap ve hikmeti öğretir. Ondan evvel (Allah’a ulaşmayı dilemeden evvel) onlar gerçekten açık bir dalâlet içinde idiler.
Kişi Allah’a ulaşmayı dilediği anda zaten kurtuluşu hak etmiştir, 1. kat cennetin sahibi olmuştur. Kalbini bozmadığı takdirde safhalara birer birer geçecektir, mürşidine ulaşacaktır. Mürşid bir ni’mettir, o kişiyi Sıratı Mustakîm’e ulaştırır. Sıratı Mustakîm’in üzerinde olmayan insanlar kurtuluşa ulaşamazlar.
Hadîs-i Şerif’te Peygamber Efendimiz (S.A.V) buyuruyor:
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Buhârî, Libâs 1; İbn Mâce, Libâs 23.
“Şüphesiz Allah, ni’metini kulunun üzerinde görmek ister.”
Allah’ın kulunun üstünde görmek istediği ni’met, devrin imamının ruhudur.
3/ÂLİ İMRÂN-103: Va’tasımû bihablillâhi cemîân ve lâ teferrakû, vezkurû ni’metallâhi aleykum iz kuntum a’dâen fe ellefe beyne kulûbikum fe asbahtum bi ni’metihî ihvânâ(ihvânen), ve kuntum alâ şefâ hufratin minen nâri fe enkazekum minhâ, kezâlike yubeyyinullâhu lekum âyâtihî leallekum tehtedûn(tehtedûne).
Ve hepiniz, Allah’ın ipine sımsıkı tutunun, fırkalara ayrılmayın! Ve Allah’ın sizin üzerinizdeki ni’metini hatırlayın; siz (birbirinize) düşman olmuştunuz. Sonra sizin kalplerinizin arasını birleştirdi, böylece O’nun (Allah’ın) ni’meti ile kardeşler oldunuz. Ve siz ateşten bir çukurun kenarında iken sizi ondan kurtardı. İşte Allah, âyetlerini size böyle açıklıyor. Umulur ki böylece siz hidayete erersiniz.
Kalplerin sevgide birleşmesi, devrin imamının ruhunun başımızın üzerine gelmesi ile gerçekleşiyor.
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: İbn Mâce, Mukaddime 1.
İbni Mes’ud (R.A) şunu naklediyor: “Peygamber Efendimiz (S.A.V) bir gün yere düz bir çizgi çizdi ve ‘Bu Allah’ın yoludur.’ dedi. Daha sonra bu çizginin sağına ve soluna başka çizgiler çizerek ‘Bunlar ise diğer yollardır. Her biri üzerinde yanlışa davet eden birtakım şeytanlar vardır.’ buyurdu.”
İşte bu Allah’ın ipine, Sıratı Mustakîm’e sarılın; ama Sıratı Mustakîm’den ayıran fırkalara ait olan yollara tâbî olmayın. Allah’ın üzerinizdeki ni’metini zikredin ki üzerimizdeki ni’met, devrin imamının ruhudur. Tabii ki Kur’ân-ı Kerim de Allah’ın bize bir ni’metidir.
Mâide-3’te Allahû Tealâ buyuruyor:
5/MÂİDE-3: Hurrimet aleykumul meytetu ved demu ve lahmul hınzîri ve mâ uhılle li gayrillâhi bihî vel munhanikatu vel mevkûzetu vel mutereddiyetu ven natîhatu ve mâ ekeles sebuu illâ mâ zekkeytum ve mâ zubiha alân nusubi ve en testaksimû bil ezlâm(ezlâmi), zâlikum fisk(fiskun), el yevme yeisellezîne keferû min dînikum fe lâ tahşevhum vahşevni, el yevme ekmeltu lekum dînekum ve etmemtu aleykum ni’metî ve radîtu lekumul islâme dînâ(dînen) fe menidturra fî mahmasatin gayra mutecânifin li ismin fe innallâhe gafûrun rahîm(rahîmun).
Ölmüş hayvan, kan, domuz eti ve Allah’tan başkasının adına boğazlanan (kesilen), boğularak, vurularak, yüksek bir yerden yuvarlanarak veya boynuzlanarak ölen ve de yırtıcı hayvan tarafından parçalanıp yenen hayvan (ölmeden kesilmesi hariç) ve putlar adına boğazlanan hayvanlar ve fal okları ile kısmet aramanız size haram kılındı. İşte bunlar fısktır. Bugün kâfirler sizi dîninizden döndüremedikleri için yeise kapıldılar. Artık onlardan korkmayın, Ben’den korkun. Bugün sizin dîninizi kemâle erdirdim. Ve üzerinizdeki ni’metimi tamamladım. Sizin için dîn olarak İslâm’dan razı oldum. Artık kim açlık tehlikesiyle, günaha meyl etmeksizin zarurette (yemek zorunda) kalırsa, muhakkak ki Allah Gafûr’dur, Rahîm’dir.
Yani buradaki “ni’metimi tamamladım” olayı, tamamen Kur’ân-ı Kerim’in bütünüdür.